24 Ocak Salı 2017
Ana Sayfa / E-Kurs / Dil ve Anlatım Kazanım Kavrama Testleri / 12. Sınıfların Dil ve Anlatım Kazanım ve Kavrama Testi 23 Soruları ve Cevapları Çöz
E Kurs Soruları ve Cevapları

12. Sınıfların Dil ve Anlatım Kazanım ve Kavrama Testi 23 Soruları ve Cevapları Çöz

12. Sınıfların Dil ve Anlatım Kazanım ve Kavrama Testi 23 Soruları ve Cevapları Çöz

Hedeflerinizi belirlerken genellemeler yapmak yerine ne istediğinizi, neye ulaşmak için çabaladığınızı tam olarak tarif etmelisiniz. Bunu yapabilmek için şu andaki durumunuzu çok iyi açıklamalısınız. Şu andaki durumunuzu belirledikten sonra, “Hedefime ulaşınca ne değişecek?” sorusuna cevap vermeye çalışın. Aldığınız cevabın içerisinde olumlu çok şey varsa hedefiniz için çalışmaya zaten kendiliğinizden başlayacaksınız ama cevabınız bir “hiç” taşıyorsa içinizde hedefe ulaşmak için gerekli olan enerjiyi bulamayacaksınız.

1. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Bir insanın kim olduğunu onun hedeflerine bakarak anlarız.

B) Faydalı sonuçlar doğuracak hedeflerimiz olmalıdır.

C) Her hedef belirli bir çalışmayla aşılır.

D) İçinde bulunduğu durumdan memnun olan insanların hedefleri olmaz.

E) Yapılan yanlışlar insanları daha planlı olmaya zorlar.

 

Gece yarısı uyandım, içimden yazmak geliyordu hem de o ana kadar hiç aklıma gelmeyen özgün fikirlerdi bunlar. Kâğıt kalem almak için yatağımdan çıkmam gerekiyordu. Hava serindi. Üşendim kalkmaya. Epeyce ilham perimle baş başa kaldım. Yarın ilk işim bunları yazıya döküp kalıcılığa ulaştırmak olacaktı. Düşünürken uykuya dalmışım. Sabah telaşla yerimden fırladım, kalem kâğıt almaya koştum. Gece yazamadıklarımı yazacaktım ama kalemim sayfanın başında takıldı, ne yazacaktım şimdi ben, neredeydi akşam beni yoklayan ilham perim? İşte yazarlık böyledir. Yazı, kendini yazdırdığında yazmazsan sonra sen onu bulamazsın.

2. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Her sanatçı eserlerini ilhamla oluşturur.

B) Yazar, ilham anını zamanında değerlendirmelidir.

C) Bazı sanatçılar eserlerinde kendilerinden söz ederler.

D) Özgün eserler kaleme almak için çok çalışılmalıdır.

E) İyi bir yazar günün her saatinde çalışır.

 

 

Bir ulusun edebiyatı, o ulusun çağlar boyunca oluşturduğu sözlü ve yazılı tüm yaratılarını kuşatır. Kültür ve uygarlığın ayrılmaz parçasıdır. Başka bir söyleyişle bir ulusun edebiyatı o ulusun duygu, düşünce, düş gücü, özlem ve tutkular evreninin bir haritası gibidir. Şiirler, romanlar, öyküler, oyunlar, denemeler, anılar da bu haritanın dağları, yaylaları, tepeleri ve düzlükleridir. Bu haritayı incelemek, o ulusun düşünsel ve duygusal coğrafyasını tanımaktır.

3. Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

A) Bir milletin edebiyatına bakarak o milletin değer yargılarını öğrenebiliriz.

B) Edebî yapıtların gelişimi toplumdan topluma farklılık gösterir.

C) Edebiyat akıldan çok duygulara seslenen bir sanat dalıdır.

D) Edebî eserlerin verdiği mesaj kişiye göre değişir.

E) Kültür ve uygarlık birbirinden ayrılmaz ögelerle kaynaşmıştır.

 

Manon Lescaut ve Robenson Kruzo’dan Proust’a uzanan zaman, romanın zaferler çağıdır. Ancak fetihten fethe koştuğu bu iki yüz yıl içinde roman bir Hamlet, bir Kaybolmuş Cennet, bir Mizantrop yaratabilmiş midir? Sanmıyoruz. Gargantua, Don Kişot, Güliver vs. birer tomurcuk. Roman henüz sınırlarını çizmemiş, kendisi olamamıştır. Balzac diyeceksiniz. Evet, o bile, romana duyulan susuzluğu giderememiştir. Roman fazla dünyevidir ve dünyevi kalmaya mecburdur.

4. Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Roman, diğer edebî türler kadar sevilmemiştir.

B) Kalıcı olmak isteyen sanatçılar roman türünden uzak durmalıdır.

C) Romanın kurmaca olması onun değerini azaltmaktadır.

D) Sınırları tam belli olmadığından romanda diğer edebî türler kadar etkileyici ve kalıcı eserler yoktur.

E) Balzac diğer tüm romancılardan daha başarılı eserler ortaya koymuştur.

 

Gazetelerin ve dergilerin dışında otobüs, tren ve diğer yolculuklarda hiçbir şey okumam. Etraf ne kadar sakin ve tenha olursa olsun, bu yolculuklarda kitaba yöneltmeye çalıştığım dikkat, mutlaka başka taraflara dağılır. Eserden alacağım fikirler ve izlenimler, titremiş bir fotoğraf gibi bozuk olur.

5. Kendini böyle tanıtan bir kişi aşağıdakilerden hangisi ile nitelendirilebilir?

A) Kitap seçimi yapmadan eline ne geçerse okur.

B) Yolculuk yaparken hiçbir şey okumaz.

C) Yalnızca fayda elde etmek için okur.

D) Yolculuk yaparken kitap okumanın faydalı olmadığı inancındadır.

E) Gazete ve dergi okumayı kültürlü olmanın ön koşulu olarak değerlendirilir.

 

Hoşlandığımız eserleri mutlaka tekrar okumamız gerekir. İkinci hatta üçüncü okuyuşumuzda ilkinde dikkat etmediğimiz güzellikler bulacağız. Çünkü her kitap, bir şehir gibidir. Onu anlamak için turistler gibi içinden geçmek, hatta sokaklarından bir defa ağır ağır yürüyerek geçmek yetmez. Dikkate değer yerlerde tekrar tekrar dolaşmak, şehrin içinde bir müddet yaşamak gereklidir.

6. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Okumaktan hoşlanmadığımız eserler kendini bize kapatır.

B) Kişi, okumak için kendi düzeyine uygun eserleri tercih etmelidir.

C) Bir kitabı her okuyuşumuz onu yeniden keşfetmemizdir.

D) Kitaplar da şehirler gibi binbir güzelliği içinde saklar.

E) Okumak zannedildiği kadar kolay bir faaliyet değildir.

 

Tarih boyunca edebiyat ve sanat akımları, değişik koşullarda oluşmuştur. Büyük farklara, değişik yorumlara karşın, akımları kesin tarihlerle birbirinden ayırmak edebiyat tarihi anlayışını basite indirgemek olur. Her akım kendinden sonra gelecek akımın da öncüsüdür aynı zamanda. Bu yüzden akımları ayırırken sınırları keskin çizgilerle çizmek, sanatı kalıplara sokmak olur.

7. Bu parçada karşı çıkılan tutum aşağıdakilerden hangisidir?

A) Akımların gençlerden az ilgi görmesi

B) Sanatçıların kendinden önceki yapıtları eleştirilmesi

C) Akımların, dönemlerin keskin çizgilerle ayrılması

D) Sanat akımlarının yenilikçiliği yitirmesi

E) Sanatçıların, akımların kalıplarına sığınması

 

 

Renkler, yalnızca görülen bir hayaldir. Kanıt olarak fizikçiler, mavi bir halının karanlık bir odada kırmızı bir domates veya beyaz bir fareden farklı renkte algılanamadığını ileri sürmektedir. Nesnelerin renkleri, ancak aydınlatılırsa seçilebilir. Bu bile ışık kaynağına göre farklılıklar gösterir. Beyaz fare, kırmızı bir ampulün ışığında gün ışığında olduğundan başka görünür. Gün ışığında bile çok büyük değişiklikler olur. Güneşin kaybolduğu bulutlu bir kasım gününü düşünün. Bütün tabiatta kaybolur ve grinin tonları çevreye hâkim olur.

8. Bu parçadan çıkarılacak sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

A) Renkler insanoğluna göre gerçek, fiziğe göre sahtedir.

B) Tabiat renkleri barındırır ama onlar insanla birlikte nitelik kazanır.

C) Sadece ana renkler gerçektir, diğer renkler onların yansımasıdır.

D) Renkler her insana göre değişiklik gösterir.

E) Renkler kendi başlarına gerçek değildir, onlara nitelik veren ortamdaki aydınlıktır.

Test 23  1. B    2. B    3. A   4. D    5. D    6. C    7. C    8. E


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir