28 Mart Salı 2017
Ana Sayfa / Edebiyat / Yeni Türk Edebiyatı / 1950 Sonrası Türk Şiirinde Marksist Söylem

1950 Sonrası Türk Şiirinde Marksist Söylem


1950 Sonrası Türk Şiirinde Marksist Söylem 

27 Mayıs 1960 Darbesi’nden sonra Marksist ideoloji daha belirgin bir var­lık kazanmaya başlar. Devrim, sınıfsız toplum, kapitalizme ve liberalizme karşıt olmaları, sanatı ideolojinin emrine vermeleri, sanatı bir üretim biçimi olarak gör­meleri, katı gerçeklik yaklaşımları bu dönemin temel ilkeleri olarak görülebilir. “Marksist söylem genel olarak şu izlekler üzerinde yoğunlaşır;

  1. Yerleşik düzeni eleştiri,
  2. Sınıf anlayışı; halk ve işçi sınıflarının güncelleşmesi,
  3. Yeni bir sığmak: Kadın,
  4. Doğa ve diyalektik diriliş,
  5. Kentleşme ve problemleri.” (Kokmaz, 2012: 303)

Özellikle 1960-1980 yıllan arasında etkili olan Marksist söylem, 12 Eylül 1980 Darbesi’nden sonra iç hesaplaşmasına yönelir. Necati Cumalı (1921-2001), Ahmed Arif (1927-1991), Haşan Hüseyin (1927-1984),Ceyhun Atıf Kansu (1919-1978), Enver Gökçe (1920-1981), Can Yücel (1926- 2003), Arif Damar (1926-2010), Metin Eloğlu (1927-1985) ve Ahmet Oktay (1933-) 1950 sonrası Marksist söylemin ilk kuşak şairleri; Özdemir İnce (1936-), Ataol Behramoğlu (1942-), İsmet özel (1944-), Süreyya Berfe (1943-), Refik Durbaş (1944-), Kemal Özer (1935-) Yaşar Miraç (1953-), ve Veysel Çolak (1954-) ikinci kuşak şairleridir.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir