21 Ocak Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Şiir / 24 Kasım Öğretmenler Günü Şiirleri

24 Kasım Öğretmenler Günü Şiirleri

ÖĞRETMEN

Köy sessizliğinde bilgiler tohumu,

Açar Mustafa Kemal şafaklarına,

Göksu sesinde zaman türküsü,

Örer yaşamayı sevgi peteğinden.

Büyür ahlat kollarında yayla yelleri,

Yurt bahçesinin ülkü bahçıvanları,

Dağ gülleri köy öğretmenleri.

 

Bir ak yapı kekikli yamaçlarda,

Cıvıl cıvıl çiğdem kokan çocuklar,

Kimi güneş yanığı, kimi harman kavlağı,

Bir böcek, sakin adımlarında zaman yürüyor.

Okul kapısında Hüseyin Öğretmen,

Şakıyan yapraklarda sabah güneşi,

Hey elleri öpülesi yurt arıları,

Toprağın yüreği köy öğretmenleri.

 

Eğilip baktım akasya dallarından,

Kalkınan köy benim köyümdür.

Sonsuz göğünde özgürlüğün

Açan çiçek benim köyümdür.

Bir çift turna uçar gelir yayladan,

Uygarlık habercisi barış kuşları.

Yeşerir alnında yurt söğütleri,

Ulus emeğinden, ulus sevgisinden bir anıt,

Bozkır ermişi köy öğretmenleri.

Mehmet Güner DEMİRAY

******

GEÇEN YIL

Ben öğretmendim bıldır bu zaman

Koruluğun içindeki o köyceğizde

Mevsim gene sonbahardı

Dağ başları duman duman

Geceleri gemilerin şavkı karşı denizde

İçimde gene bu denli sevda vardı

 

Gün sonu patikalar boyunca

Çıkar Harmantepe’ye otururdum

Şöyle bakardım etrafıma

Yeni sürülmüş anızlara, uzanıp giden dağlara

Sanki bir gariplik içindeydi yurdum

 

Çocuklar geçerdi üstümden sulaklara doğru

Gitgide derinleşir akşamlar

Durmadan kulakların çınlardı

Alıp düşüncemizi ölümlere götüren

Rüzgârda gene bu soğuk sesleniş vardı

 

O küçük çocuklardı bütün tesellim

Geleceğin ışığında pırıl pırıl gözleri

16 Meliha, Sarı Süleyman, Kerim

Hâlâ, ılık hatıralarımda

Işıklı gözlerinizde kalan günlerim.

Necdet KONUK

******

 

GÜNAYDIN ÇOCUKLAR

“Bozkırda, iivez ağacı altında

Ali Turan ‘ııı düşleri… ”

Yaprakları sarıya çalan üvez ağacı

Düşlüyor altında

Ali Turan

Bir savaşçı olarak

Karanlığa karşı en güzel savaşı.

Gelecek günleri, kadınını

Bir okuldaki yaşantısını.

Günaydın deriz çocuklara

Bir güz vakti

Bağbozumlarından ve harmanlardan

Kekik tepelerinden inen çocuklara

Tiftik keçileriyle birlikte.

Açarız küçük pencereyi

Okul bir kerpiç damdan

Önünde bir kuyu vardır

-Ve tozlu bir iğde ağacı-

Açarız küçük pencereyi

Gelir yanık yanık

Köylerin, ekinlerin

Peşkirlerin ve otların kokusu

Uzak Sakarya Savaşından.

Günaydın çocuklar!

Başlayalım dersimize!

Dersimiz: Bağımsızlık Savaşı

Gökyüzüne kaçamak

Söğüt dalı sapanından taş atarak

Gözlerini kuşlarla salan

Engin maviliğe, Ishak

Söyle oğlum Sakarya savaşını.

“Yirmi üç Ağustos-on üç Eylül

Bin dokuz yüz yirmi bir…

Karşımızda düşman çoğidi

Cephanemiz silahımız yoğidi

Mustafa Kemal Paşa geçti başa

………………………………………….

 

En iyisi almalı götürmeli bu çocukları

Bir bir gezdirmeli tepelerde.

Şu tepede öldü emmi oğlun

Şurada susuzluğun

Kuzularını suvardık su başında.

Şu top söğüt

Gölgesine imrendiğimiz

Dinlenemeden geçtik

Uzun bir yürüyüşte.

Şu kaya,

Bir merminin hayın kurşunundan kurtardı

Biçerli Satılmış’ın başını.

Şu yaban ördekleri

Kalkarlar korkuyla sazaktan

Her top ateşinde.

………………………………………….

Ceyhun Atuf KANSU


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir