15 Ocak Pazar 2017
Ana Sayfa / Deyimler / Ağzıyla Kuş Tutmak Deyiminin Hikayesi ve Anlamı

Ağzıyla Kuş Tutmak Deyiminin Hikayesi ve Anlamı

Ağzıyla Kuş Tutmak Deyiminin Anlamı ve Hikayesi Kısaca

Anlamı: 

Ne yapsa nafile olmak, çok zor işleri başarsa da takdir kazanamamak 

Hikayesi:

Osmanlı Devleti’nin çok güçlü olduğu zamanlarmış. Fransız elçisi acilen padişahın huzuruna çıkmak istemiş. Ama tabii koskoca cihan hükümdarının karşısına çıkmak öyle kolay mı? Kapıdaki ağa onu huzura çıkarmamış.Elçi allem etmiş, kallem etmiş, ama bir türlü içeri kabul edilmemiş. Israrından vazgeçme­yince de ağa iyice hiddetlenmiş.

“Yahu sen ne laf anlamaz adamsın!” demiş. “Padişahımız bugün çok sinirli. Seni görmek isteyeceğini hiç sanmıyorum. Az önce bir Frenk hokkabaz geldi. Görmeliydin neler yaptı. Külahından tavşanlar çıkardı. Kor olmuş demir çubukları “Cosss” diye ağzında söndürdü de, gıkı çıkmadı. On adım ileriden attığı ipliği, iğne­nin deliğine geçirdi. Daha da yetmedi. En son havaya bir kuş uçurdu. Sonra da bir zıpladı, hop diye kuşu ağzıyla tuttu. Adam hepimizin ağzı­nı açık bıraktı ama sultanımız onu bile huzu­rundan kovdu. Anlayacağın bugün ağzımla kuş tutsan da nafile! Ama daha büyük bir hünerin varsa sultanımıza arz edeyim.”

İşte böyle, insan ne kadar maharetli olursa olsun, ne kadar uğraşırsa uğraşsın, kaç takla atarsa atsın, bir türlü karşısındaki kişinin beğe­nisini kazanamadığında kullanılır bu deyim.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir