23 Mart Perşembe 2017
Ana Sayfa / Edebiyat / Edebi Sanatlar / Akrostiş Sanatı Nedir, Örnekleri, Şiirleri, Özellikleri Maddeler Halinde
Söz Sanatları

Akrostiş Sanatı Nedir, Örnekleri, Şiirleri, Özellikleri Maddeler Halinde


AKROSTİŞ

Akrostiş Sanatı Nedir, Örnekleri, Şiirleri, Özellikleri Maddeler Halinde

Her dizenin ilk harfi, yukarıdan aşağıya doğru okununca bir ad çıkacak şekilde düzenlenmiş şiire denir. Divan şiirinde pek fazla akrostişe rastlanmamasına rağmen Cumhuriyet Döne­mi Türk şiirinde oldukça çok akrostiş örneğine rastlanır. Akros­tişleri aşağıdaki gibi incelemeyi uygun gördük.

********************

Akrostiş Şiir Örnekleri

Arızın görse felek mihr  bırakmaz aya

Zerre zerre kılır anı bırağır sahraya

Leblerin aksin alıp bağa girer her dem su

Reşkten kan içirir berg-i gül-i ra’nâya

Yeridir aksine âyine-i demür bend ursa

Ne için karşu durur  sen kimi bî-hem-tâya

Buldugu yerde hasedden gün urur sayene tiğ

Ki retik olmaya sen mah-ı melek-simâya

Oka peykan dikilir ganızen için peyveste

Dokunur ta’ne oku kaşın ucundan yaya

La’l-i nabun sıfatı sehd-i musaffahadır lik

La etmiş anı safrâ-yı hased salıbâya

Yâr salmazsa Fuzülî samı meylin ne aceb

Nice, meyl emek olur  sen kimi bir rüsvaya

Fuzuli

Fuzûlî, yukarıdaki gazelinde eski harfleri esas alarak beyit­lerin birinci dizelerinin ilk harflerine göre” Alî Bâlî” adına bir ak­rostiş yapmıştır. “Al-i Abcâ: Peygamberin ailesi ki kendisiyle be­raber, kızı F’âtıma, damadı Hazreti Ali, torunları Hazreti Haşan ile Hüseyin’den ibarettir.”

ARAP HARFLERİNE GÖRE DÜZENLENEN AKROSTİŞLER

Eliften Ye’ ye Kadar Peygamber Efendimizin Evsâf-ı Müba­rekleri

(ELİF) ALLAH zikreder âvelli isin i Ahmedi

(B) Ilabîb’iıt bâsıdır misli bulunmaz biı dâhi

(Te) Tecelli eylemiş sevmis yaratmış ol Hûda

(S) Sevâp yazar melek oku salavât ruhuna

(Cim) Cemâhıllâl aynadır Muhammed mir âtı

(Ha) Hayatı hay durur sevgisi kablerde gezer

(Hı) Hüdâ hak eyledi evvel o salını ruhunu

(Dal) Delildir ümmetine yolu Allâlı yoludur

(Zal) Zelil almaz yârın ukbüda onun ümmeti

(Ze) Zeval bulmaz onun dini ilâ yerinil kıyâmet

(Sin) Siler kalpten siyah pası onun muhabbeti

(Sın) Sakilere Sefi kıyamette Resul

(Sad) Salât eyle selâm oku gönülde ask ile

(Daı) Dalâletten helâs olur muhabbet eyleyen

(Tı ) Tarık-ı hakka varır din İslam dinidir

(Zı) Zahiridir imda seven onu olmadı dal

(Ayın) Alidiı Allah’ın indinde makbmı Ahmed’in

(Oayın) Gayret eni çok gazalin eyledi bu din için

(Fe) Eenâya bakmadı uhrayı tercih eyledi

(KaJ)Kıyamet günü insanlar bütün nevsi diye

(KeJ) Kebâir ehline sefi olur fahri Resul

(Lam) Lisanından havaya söylemedi bir sözü

(Mim) Muhammed Mustafa Ahmed’de Mahmud’daki mim

(Nun) Nasırı Allah anın hem dininin ümmetinin

(Vav) Velâkin biz ki bu nimeti takdir etmedik

(He) Hidâyet eylesin Allah bütün ümmetine

(Lamelif) La ilahe ilallâlı hak Muhammed’dir Resul

(Ye) Yahudi ya nasara ya mecûs her kim ise

Olmaz ki san nefes canlar ala Haltk’a münib

H.Cumali Çoğal, Kelami Divan/97

H.Cumali Çoğal, Arap alfabesindeki harflerin sırasına gö­re Hz. Muhammed’in vasıflarını anlatır.

********************

(Mim) Mehtaba bakıp hüsnünü andım bu gece

 (Rı) Ruhumda kalan aksini sandım bu gece

(Vav) Vuslat deminin zevkini ettikçe hayal

 (Te) Te’str-firâkın ile yandım bu gece

Mesud Kacaralp, Kalpten Akisler

Mesud Kacaralp, bu rübâideki dizelerinin Arapça baş harf­lerini yanyana getirdiğimizde “Mürüvvet” ismi akrostiş olarak ortaya çıkmaktadır.

********************

LATİN HARFLERİNE GÖRE DÜZENLENMİŞ AKROSTİŞLER

ly günlermde çoki eller uzanır ellerime,

Resmimi, suratımı baş köşeye asarlar…

Fakat demir kapıların her kapanışında üzerime,

Ardında taş duvarların her kaldığım zaman,

Ne arayan beni, ne soran…

Eeeehh, daha iyi be, bunun böyle olduğu…

Minnetim ve borçluluğum yalnız sana kalsın.

İyi günlerimde benim unuttuğum insan eli

Nasılsın?…

Nazım Hikmet.  Yatar Bursa Kalesinde

Nazım Hikmet, İrfan Emin’e yazmış olduğu akrostişte dünyevi insan ilişkilerinden şikayette bulunur. İyi günlerinde kendisini arayıp soranların ve yanında olanların kötü gününde arayıp sormamalarından ve yanında olmamalarından ve insan­ların ikiyüzlülüğünden olan rahatsızlığını dile getirir.

********************

Var olan bir sen, bir ben, bir de bu bahar,

Elden ne gelir ki? Güzelsin, gençliğin var,

Dünyada aşkımız ölüm gibi mukaddes,

İnan ki bir daha geri gelmez bu günler,

Alemde bu andır bize dost esen rüzgâr

Cahit Sıtkı Tarancı,  Açıklamalı Edebi Sanatlar

Cahit Sıtkı, “VEDİA” sözcüğünün harflerinin mısra başla­rında kullanarak akrostiş yapmaktadır.

********************

Öfkelenmis nazlı yârim eylemez kâr yalvarış

Nazlı yârim hasia gönlüm dağlamak teli kurtarış;

Eylemez kâr dağlamak vazgeç yeter canım barış;

Yalvarış tek kurtarış; cânım barış; bitsin bu kıs

Cahit Öney, Aruzun Söylettikleri

Cahit Öney, Yukarıdaki dörtlüğün baş harflerini alt alta ge­tirerek kendi soyadı olan “ÖNEY” akrostişini meydana getirir.

********************

Müzeyyendir benim ruhum, senin sevgin hayalinle,

Ümidim goncalansın, gel yine bezmü visalinle

Zemine handeler döksün semâlar, seml-i ulvîden

Ederdim görmeyi arzu seni her gün o hâlinle

Yeşillensin temenniler, emeller hele bahar olsun,

Yeşillikler çiçeklensin, gönüller bahtiyar olsun,

Esen rüzgarla güğsün kâkülün, hep târümâr olsun,

Nesim ağlar, gül ağlar, gülşen ağlar infisâlinle

Tarık Ş. Onan, Demet

Tarık Ş. Onan, “MÜZEYYEN” adındaki bir bayanın ismini akrostiş örneği olarak seçer.

********************

Girmez şu yanan bağrıma bir başka tebessüm

Ülküm, emelim, istediğim sadece setisin.

Lütfunla baharlar gibi şenlendi şu gönlüm,

Tâ fecre kadar beklediğim her gece sesin.

Ey sevdiceğim, gözleri mestâne gülüşlüm.

Nur yüzlü Gül’üm, özlediğim çift hece setisin.

A.Fuad Azgıır, Mehmedim

Bu örnekte ise A. Fuad Azgur yine bir bayan ismi olan “GÜLTEN” akrostişini meydana çıkarmaktadır.

********************

Annesini sever pek;

Yapamaz hiç anneannesini görmeden…

Şırıl şırıl  akan suya bayılır;

İçinden gelirse, melodiler örer piyanosunda;

Masal kitaplarının pamuk prensesini

Arar tatlı uykusunda…

Lambalar yandığı saat, penceresinde bekler

Kutular, paketlerle dönem

Allah’ın günü işten bunalmış, yorulmuş babasına.

Yemeliler yapar papatyalardan, gül yaprağından;

Anlatır babaannesine Mıstık’m yumakla oynamasını..

Hilmi Soykut, Mahrem Şeyler

Yukarıdaki akrostişte şair İ. Hilmi Soykut, adına şiir düzen­lediği “AYŞİM ALKAYA”yı hem ismi hem de soyadı ile birlikte anmaktadır.

********************

 

Mona Roza siyah güller, ak güller

Ulur aya karsı kirli çakallar

Açma pencereni perdeleri çek

Zeytin ağaçlan, söğüt gölgesi

Zambaklar en ıssız yerlerde açar

Ellerin, ellerin ve parmakların

Zaman ne çabuk geçiyor Mona

Akşamları gelir incir kuşları

Ki ben Mona Roza bulurum seni

Kırgın kırgın bakma yüzüme Roza

Artık inan bana Muhâcir kızı

Yağmurlardan sonra büyürmüş başak

Altın bilezikler o kokulu ten

Mona Roza sıyalı güller, alı güller

Sezai Karakoç, Mona Roza/3-4-5-6-7

Sezai Karakoç, bu akrostişi dörtlükler halinde yazmıştır. Biz ise akrostişe konu olan “MUAZZEZ AKKAYA’M”ın dört­lüklerinin ilk dizelerini örnek olarak aldık.

********************

Zevki, hicranda bulan gönlümü, ahlatma ela yak!

Eleminden, deli olsam bile, affetme, bırak!

Kesmem Ümmidimi senden, bana kalsan da uzak.

Alı bilsen ne kadar güç, bana sensiz yaşamak.

İnleyen kalbimi, sen bil ki, ölüm kurtaracak

Nn/iz Irmak, Akrostiş/Körfezdeki Ses

Nafiz İrmak, “Zekâi” adındaki bir dostunun adına “Akrostiş” adı altında bir akrostiş düzenlemiştir.

********************

Diğer söz sanatları için konu başlıklarına tıklayınız…

TEŞBİH                  

İSTİARE          

MECAZ                    

MECAZ-I MÜRSEL

KİNAYE                  

TARİZ

İSTİHDAM

TEZAT

TEVRİYE           

TECAHÜL-İ ARİF                 

MÜŞAKALE

TEŞHİS                    

İNTAK

HÜSN-İ TALİL      

MÜBALAĞA

TEKELLÜM-İ RUHİ

NİDA                   

TERDİD                    

KAT’

RÜCU                        

İLTİFAT

TEKRİR                      

TEDRİC

İSTİFHAM                

TELMİH

İKTİBAS                      

MUAMMA

LÜGAZ                        

MÜLEMMA

İRSAL-İ MESEL        

İHAM

TENASÜP                    

LEF Ü NEŞR

SİHR-İ HELAL          

İBHAM

TEHZİL                        

CİNAS

SECİ

İŞTİKAK                      

İADE

AKİS                              

AKROSTİŞ

LEBDEĞMEZ              

ALİTERASYON

TARİH DÜŞÜRME




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir