14 Ocak Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Edebiyat / Batı Edebiyatı ve Akımlar / Alman Edebiyatı Genel Özellikleri, Yazarları ve Eserleri
Batı Edebiyatı

Alman Edebiyatı Genel Özellikleri, Yazarları ve Eserleri

ALMAN EDEBİYATI

Alman edebiyatının romantizmin ortaya çıkmasından sonra oluşmaya başladığını görüyoruz. Alman edebi­yatının oluşmasında özellikle Goethe, Shiller gibi bü­yük sanatçıların çok büyük etkileri olmuştur.

Alman edebiyatının en önemli sanatçıları şunlardır: 

JOHANN VVOLFGANG VON GOETHE (1749-1832)

Alman ve dünya edebiyatının en önemli şair ve yazarlarından olan Goethe, Romantizmin temsilcilerin- dendir. Saray çevresinden bir ailenin çocuğu olan Goethe, babası tarafın­dan aydınlanma düşüncesinin ideal­lerine göre yetiştirilmiştir. Babası, Go- ethe’nin eğitimine çok önem vermiş ve özel öğretmen­ler tutarak Latince, eski Yunanca, Fransızca, İngilizce, İtalyanca gibi dilleri öğrenmesini sağlamıştır. Hukuk eğitimi alan Goethe, tarih, coğrafya, matematik ve do­ğa bilimleri gibi dallara da ilgi duymuştur. Ayrıca aile­sinin zengin kitaplığı Goethe’nin yetişmesinde önemli rol oynamıştır, ilk şiirlerini on yaşında yazmaya başla­mıştır. Ancak bu dönemde yazdığı şiirlerini daha son­ra yok etmiştir.

Schiller’le tanışan Goethe, onunla dost olur. İki yazar da bu dostluktan olumlu anlamda etkilenir. 1805’te Goet­he, dostu Schiller’i kaybeder. Bu ölüm onu derinden sarsar. Dostunu kaybetmesinin acısına, ailevi sorunlar ve siyasi karışıklıklar da eklenince köşesine çekilir. Sü­rekli yazar, hayatının en üretken dönemini geçirir. Yaşı da hayli ilerleyen sanatçı, VVeimar’da yaşamını yitirir.

Yazdığı eserlerle Avrupa edebiyatını, fikir hayatını de­rinden etkilenmiştir. Birçok eseri Türkçeye de çevril­miştir.

Eserleri:

Roman:

Genç Werther’in Acıları, VVilliam Meister’in Çıraklık Yılları

Tiyatro:

Faust, Tasso, Stella

Şiir:

Balladlar, Toplum Türküleri, Batı – Doğu Divanı

Genç Werther’in Acıları

Goethe’nin yirmi beş yaşındayken yazdığı, onun haya­tını değiştiren romanıdır. Romanda olay VVerther’in mektuplaştığı arkadaşı VVİllhelm’in eliyle, mektuplar bi­çiminde anlatılır. Romanın kahramanı olan VVerther, büyük kentin yarattığı ruhsal çöküntüden doğaya ka­çarak VVahlheim’e yerleşen aydın bir gençtir. Orada ta­nıştığı soylu bir ailenin güzel kızı Lotte’ye aşık olur. Lot- te de kayıtsız değildir bu aşka; ama Albert’le nişanlıdır ve verilen sözler, ahlaki değerler önemlidir. Lotte, so­nunda nişanlısı Albert ile evlenir. VVerther ise bir aile dostu olarak yer alır yanlarında. Ne var ki aşk ve dost­luk arasındaki sınır çizgisi zayıftır. Sınırı geçmekten korkan Lotte, bir daha görüşmemeleri gerektiğini bildi­rir genç adama. VVerther, bu acıya dayanamaz ve Lot­te’ye son bir mektup yazarak intihar eder,

Faust

Şiirsel bir oyun olan Faust, dünya edebiyatı klasikleri arasında yer alır. Goethe’nin Faust’u, içeriğinin çok zengin felsefi derinliği nedeniyle pek çok farklı yorum­la yüzlerce kez yeniden incelenmiş, dünyanın tüm ül­kelerinde çok farklı yorumlarla sahnelenmiştir. Faust, Goethe’nin hemen hemen neredeyse tüm yaşamı bo­yunca yazarak tamamladığı bir yapıttır. Oyunun baş kahramanı Faust, felsefeyi, tıbbı, doğa bilimlerini, te­olojiyi araştırmış; gençlik ve olgunluk çağını yeryüzü­nün sırlarını çözmek için tüketmiştir. Faust’un bu arayı­şı Mefistofeles’i (Şeytan) rahatsız etmektedir. Çünkü pek çok insanı felaketlerle yok etmesine bir o kadar in­sanı dünyasal hazlarla uçuruma düşürmesine karşın, yeryüzündeki Faust adındaki doktor, akıl ve bilgi ile kendisine karşı direnmektedir. Tanrı’dan Faust’u doğru yoldan çıkarmak için izin isteyen Mefistofeles, onun bunalımlar içinde olduğu bir gece karşısına çıkar ve Faust’a dünya hazlarını vaad eder. Bir iddiaya girerler.

Mefistofeles, onun bilgi hastalığından kalbini kurtara­cak, yaşatacağı en güzel hazlar karşısında Faust: “Dur ey zaman, ne güzelsin!’ diyecek olursa iddiayı Mefis­tofeles kazanmış olacaktır. Mefistofeles, Faust’u genç­leştirir ve ona aşk duygusunu tattırır. Faust, bu duygu­yu sadece Gretchen adlı genç bir kızdan çok ötede Flelene idealine kadar hissedecek, ama her şeye kar­şın, Mefistofeles’e beklediği cavabı vermeyecektir.

**********

SHİLLER (1759-1805)

Alman edebiyatının en büyük şairle­rindendir. Flukuk ve hekimlik öğren­meye başlasa da Shiller, daha çok edebiyata ilgi duymuştur.

Özgürlük düşüncesine önem verdi­ğinden, diktatörleri eleştiren bir oyun yazar. Kitap çı­kınca Duka’nın hışmına uğrar. Shillere’e bir daha san­sürden geçirmeden hiçbir eserini yayınlayamayacağı bildirilir. Bu yasağa rağmen bir piyesini sahnelettiği için hapse atılır. Sonra dostlarının yardımıyla hapisten kaçar. Manheim’da takma adla saray tiyatrosunda çalışma­ya, bir yandan da yeni eserler yazmaya başlayan sa­natçı, felsefeyle, tarihle uğraşır; üniversitede on yıl ka­dar profesörlük yapar. Shiller, kırk altı yaşında verem­den ölür.

Goethe’den sonra Almanların en büyük lirik, romantik şairi sayılır. Sanatta güzellik ve ahlakı, faydayı bağdaş­tırmak amacıyla eserler ortaya koymuştur.

Eserleri:

Roman:

Wİlhelm Teli, Flaydutlar, Don Karlos

**********

THOMAS MANN (1875-1955)

20. yüzyılın en önemli Alman yazar­larından (romancı) biridir. Yine yazar olan kardeşi Heinrich ile birlikte bir süre İtalya’da bulunur. Sonra ülkesine dönüp Münih’te yaşamaya başlar. Hit- ler’in iktidara gelmesi üzerine 1933’te Almanya’yı terk eder. Önce Fransa’ya, sonra İsviçre’ye gider. ABD’de bir üniversitede profe­sör olarak edebiyat dersleri verir, ikinci Dünya Sava- şı’ndan sonra Avrupa’ya döner, ancak Almanya dışın­da yaşamını sürdürür. 1929’da Nobel edebiyat ödülünü kazanır.

Mann’ın eserleri çoğunlukla sağlık, hastalık, ruhsal du­rumlar ile sanat konuları üzerinedir.

Eserleri:

Roman:

Büyülü Dağ, Değişen Kafalar, Alaca Karanlıkta

**********

BERTOLT BRECH (1898-1956)

Alman oyun yazarı ve şairidir. Tıp öğ­renimini yarıda bırakıp Birinci Dünya Savaşı’na katılmış, askeri hastanede görev almıştır. Burada görev yapar­ken şiirler yazmaya başlamıştır.

1924’te Berlin’e gitmiş ve burada epik tiyatro anlayışını geliştirmiştir. Bazı oyunlarını Marksizmin etkisiyle yazmıştır. Naziler ikti­dara gelince 1933’te İsviçre’ye kaçmıştır. Danimarka, Finlandiya, SSGB, Amerika’da bulunan sanatçı, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Berlin’e dönmüş ve orada ölmüştür. Brecht, Stalin Barış Ödülü’nü de almıştır.

Eserleri:

Ana ve Çocukları, Sezuan’ın İyi İnsanı, Galile, Kafkas Tebeşir Dairesi



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir