30 Mart Perşembe 2017
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Ay Büyürken Uyuyamam Kitap Özeti

Ay Büyürken Uyuyamam Kitap Özeti


Ay Büyürken Uyuyamam Kitap Özeti

Necati Cumalı’nın hikâye kitabı (1969) • Yirmi üç hikâye. Konular Urla, İzmir ve dolaylarının cinsel yaşantı ve ilişkilerinden alınmış. Kitaba adını veren ilk hikâyede bir küçük kıyı kasabasında aşksız, yalnız genç bir adam, bir gece yarısı, üç aydır oturduğu odasına döner; henüz uyumamış ev sahibi kadın kırkını aşkındır, fakat güzeldir;
aylı gece ikisini cinsel birleşmeye çeker. Soluk Almak’da ellisine varmış bir köylünün on beş yıllık ve dört çocuk sahibi, kendinden yirmi iki yaş küçük karısı kaçar; adam İzmir’de olduğunu öğrendiği karısını üç ay sonra bulur ve ona, çocuklarının kendisini özlediklerini söyler. Kadın kaçmış, rahat bir soluk almış, ihanetine pişman değil, kendi isteğiyle geri döner. İğneci’de yirmisinde ve evli Şükriye, kasabanın sağlık memuruna tutulur, hasta pozu takınarak adamı evine getirir; iğneci de candır elbet, taş değil. Yük hikâyesinde köylü Musa, gurbetçi Şehnaz’ın karısına, öğlen sıcağında, kuru dere yatağında sahip olur; kadın, sırtındaki kuru çalı yükünü bile çözüp çıkaramamıştır. Kitabın en güzel hikâyelerinden ikisinde Beyşehir’li küçük bir mahalle bakkalının, âşık Dursun Ali ile karısının evinde geçirdiği bir gece (Hovarda); ötekinde yüz evlik küçük bir köyde üç yıldır dul, yirmi birinde Vasfiye’nin bir yedeksubayla dört aylık bir sevişme döneminden sonra ansızın bir trompetçiyle evlenmesi (Vasfiye) anlatılır. Mısırlar Kımıldıyor hikâyesinde bir köyün iki yıllık imamı, kötülediği, dinsizlikle suçladığı Halil tarafından mısır tarlasında kolcunun karısıyla yakalanır. Yaptığının cemaate duyurulması ve rezil olmak korkusuyla Hoca, birkaç gün sonra, cuma namazına yakın, kalb durmasından ölür. Kitabın en uzun hikâyesi Çizme Delil Sayılmaz’ın kahramanı, üç çocuk anası köylü Hanife, seviştiği Sefer yüzünden karşılaştığı bir tehlikeyi ustaca savuşturur. Acı’da on beş yaş küçüğü bir bağ yarıcısının karısı Fahriye, üzerine bir kuma getirilince acısını gizler, sonra da bir akrep sokmasını büyülterek inleye inleye ağlar, ferahlar. Kayacık’ın Kadınları’nda bir olay yoktur; adları hoppaya çıkmış bu kadınlar, yazarda giderilememiş bir merak yaratırlar. Beş haneden ibaret, erkekleri gurbette bir köyde, yetmişlik Koca Etem, köyün genç kadınlarına kimseyi yaklaştırmamakta, bir Horoz gibi onlara sahip çıkmaktadır. Bayırda Bir Çardak hikâyesinde bir kaynata, oğlunun ihmal ettiği gelinini ayartır. Bu hikâyede gelinin yenik düşmesine karşılık, Dertli hikâyesinde bir başka gelin, Havva, hem kaynatasına, hem kayınbiraderine tek başına karşı koyar ve askerdeki kocasına sadık kalır. Abdoş, Ne Haber? hikâyesinde kasabada ilkokuldan sonra altı yaş büyüğü, on dokuzunda bir kızla evlendirilen, çocukluğuna doyamamış Abdoş’un aklı, mahalle arkadaşlarıyla uçurtma uçurtmakta, meşe oynamakta kalmıştır. Sekiz yaşlarında iki çocuk arasındaki içgüdüsel-cinsel sevi Gözleri Çakır’da parlar, söner. Kitabın tek acıklı hikâyesi Tanrının Kırlarında, vicdansızca işlenmiş bir günaha değinir: Dört yaşında bir oğlan çocuğu kirletilmiştir. İzmir-Ankara trenindeki Akhisar’lı şimdi on sekizinde karısını, üç senede üç çocuk doğurtarak yaşamaktan bezdirmiş, gözü başkalarında, yüzsüz çapkının biridir. Göz Açmak hikâyesinde on dört yaşında bir ortaokul öğrencisi, dayısının oğluyla ilçeden çiftliğe gelmiştir, Kerim Ağabey’si, ona bir tütün yarıcısının karısını razı ederek, ilk cinsel birleşmeyi tattırır. Kaymak Kız, annesinin düşüncesizliklerine kurban gitmiş, elden ele geçirilmiş İzmir’li bir kızdır; sonunda bir gazinoya şarkıcı olur, annesi memnundur. Anası Kızından Maya hikâyesinde kasabada otuz beşine yaklaşmış bir ana on altısındaki kızını askerden yeni dönmüş Cemil’e nişanlar. Cemil sonradan kızın anasına tutulur ve bir gece, arkadaşlarıyla sinemaya gitmiş olduğunu öğrendiği nişanlısının evde olmayışından yararlanarak, kadını bağlarına götürür. Uzun hikâye Helvacı Güzeli’nde bir memur kızı, İstanbul’da genç bir memurla evlenmiş, dört yılda iki kızı olmuştur. Adam rüşvetten hapse girer, çıkar.

Adam kötü bir huy edinmiştir, cinsel sapıktır şimdi. Bu yüzden İstanbul’da duramamışlar, bu Ege kasabasına gelmişlerdir. Adam helvacıdır, boyuna yamak değiştirir. On beş yıldır kasabadadırlar; son yamak yirmibir yirmi iki yaşlarında, yakışıklı, güçlü kuvvetli Vehbi önce kadını, sonra da bir ara bir kunduracıyla evlenip üç ay sonra ayrılmış büyük kızı ayartır; sonra da küçük kızla evlenmek ister. Küçük kızın isyanı üzerine gerçeği olanca acılığıyla gören anne, kocasını bırakarak iki kızıyla İstanbul’a, kardeşinin yanına göç eder. Halim Gelecek hikâyesinde Belkıs’ın İzmir’de şoför kocasına olan büyük güveni; kitabın son hikâyesi Pan’da ise yetmişine gelmiş eski bir deştaman’ın (kır bekçisi) gençlik aşkları anlatılmaktadır. – Eser, her şeyden önce bir şair olan yazarın, insanlararası çeşitli cinsel ilişkileri, hiçbir kötülemeye, kirletmeye (skatoloji) ve ard düşünceye sapmadan, gerçekçi ve insancıl bir anlayışla olaylara bağladığını gösteren bir sanat belgesidir.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir