Ayşe Kulin Kanadı Kırık Kuşlar Kitap Özeti

Ayşe Kulin Kanadı Kırık Kuşlar Kitap Özeti

“Kanadı Kırık Kuşlar” 2016 yılında Everest Yayınlarından çıkan 392 sayfalık bir kitap. “Kanadı Kırık Kuşlar” kitabını kaleme alan ise Türk edebiyatının güçlü kadın yazarlarından olan Ayşe Kulin. Usta yazar Ayşe Kulin “Kanadı Kırık Kuşlar” kitabında 1930 yılların Almanya’sından 2000’li yılların Türkiye’sine uzanan bir ailenin dört kuşaklık hikâyesini anlatıyor. Nazilerin baskısı altında olan Yahudi tıp doktoru Gerhard Schlimann Nazilerden kaçış hikayesini okuyoruz.

Ayşe Kulin’in yazmış olduğu son kitap olan “Kanadı Kırık Kuşlar” tavsiye ettiğimiz eserlerdendir. 

Ayşe Kulin “Kanadı Kırık Kuşlar” kitabından küçük bir bölüm.

“O gün, lokantanın menüsünde ne varsa, onu yiyeceklerdi. Gerhard, kebap yemeği beklerken, önüne gulaşı andıran bir et yemeği geldi. Yanındaki patates püresine benzeyen şey -patlı­can püresiymiş meğer- ne kadar da lezzetliydi. Küçük kesilmiş domates, hıyar ve soğanlı bir salata… Tadını çok beğenip, adını bir türlü beceremeyince, şopen salatası diye hafızasına kaydet­ti. Bir de aşırı şekerli bir tatlı ve kahve… Tadının yarışım yedi, kahveyi yüzünü gözünü buruşturmadan içemeyeceğini anlayınca, ayıp olmasın diye bir yudum alıp bıraktı.

Yemekten sonra uzun yolculuğunun yorgunluğu, dolu mideyle buluşunca bir rehavet çöktü üstüne. Şehri gezmeyi gerçekten isti­yordu, en çok da Elsa ve kayınvalidesine anlatabilecek bir şeyleri olsun diye ama kapanan göz kapaklarını açık tutmakta zorlanın­ca, otelde biraz kestirmeye karar verdi.

Prof. Erim akşam yedi sularında geri gelmek üzere, Gerhard’ı oteline bıraktı, Gerhard da kendini odasındaki yatağın bembeyaz pikesinin üzerine. Ayakkabılarını çıkardığını, kemerini çözdüğü­nü hatırlamıyordu bile.

Uyandığında güneş alçalmıştı.

Fırladı yataktan, banyoya koşup yüzüne su çarptı. Günün o saatinde uyumaya hiç alışık olmadığı için, sersem gibiydi, pan­tolonu da bumburuşuk olmuştu. Valizinde bir pantolon daha vardı ama onu yann Malche ile buluşurken giymek istiyordu. Üzerindekini çıkardı, talebe usulü muntazamca şiltenin altına yaydı. Tıraş olurken bir yandan da banyoyu doldurdu, yıkandı. Biraz kendine gelince valizini toparladı. Prof. Erim onu almaya geldiğinde hazırdı.

Bir taksiyle vapur iskelesine gittiler.

“Şimdi sizi Asya yakasına geçireceğim,” dedi Erim, “bir kıta­dan diğerine yirmi dakika gibi kısa bir zamanda geçeceğiz…”


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ