25 Mart Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Atasözleri / Baba Oğluna Bir Bağ Bağışlamış Hikayesi ve Anlamı
Atasözü ve Deyimler

Baba Oğluna Bir Bağ Bağışlamış Hikayesi ve Anlamı


Baba Oğluna Bir Bağ Bağışlamış, Oğul Babaya Bir Salkım Üzüm Vermemiş Atasözü

Anlamı:

Ana babaların evlatlarına sevgisi , onların kinden fazladır. Evlatları için özverilerde bulunurlar. Ancak bazen bunun karşılığını görmezler.

Hikayesi:

Vaktiyle bir çifti varmış. Dönüm dönüm üzüm bağlarından geçimini sağlarmış. Zaman geçip yaşlanınca çiftçi, “Aman, ben­den sonra evlatlarım arasında mal için kavga dövüş çıkacağına, şimdiden vereyim de güzellikle halledilsin bu iş” diyerek üzüm bağım kendi hesabınca üç oğlu arasında pay etmiş.

O günden sonra bağı işleyip kazancını almak oğullarına düşmüş. Günün birinde çiftçinin karısı güzel bir göz­leme yapmış. Gözlemeyi sofraya getirince, “Aman beeey” demiş, “Ne olurdu sanki bir karış toprak da bize ayırsaydın. Şimdi gözlememizin yanma üzümü katık ederdik.” Çiftçi gülmüş. “İlahi hanım,” demiş, “sanki ele verdim üzümü. Verdiysem kendi evlatları­mıza verdim. Ha onlarm malı, ha bizim malımız. Ver sen bana şuradan büyükçe bir sepet. Biraz üzüm kesip geleyim. Doğru diyorsun, gözleme­nin yanma iyi gider.”

Çiftçi sepeti alıp evden çıkmış. Önce büyük oğlunun bağma gitmiş. Büyük oğlan da tam o sırada bağını suluyormuş. Biraz hoşbeş etmişler. Sonra çiftçi geliş sebe­bini açıklamış. “Oğlum, ananm canı çekti. Şuradan birkaç salkım üzüm koy sepete de götüreyim” demiş.Oğlan sepeti görünce, “Babacığım, ben daha şimdi suladım bağı. Karıkların arası çamur için­de. Üzüm toplanacak gibi değil. Sen en iyisi kardeşimin bağma git. O dün sulamıştı, bugüne kurumuştur” demiş.

Adamcağız çok bozulmuş ama bozulduğunu belli etmeden soluğu ikinci oğlunun yanında almış.Onunla da yine biraz sohbet ettikten sonra sepeti uzatıp içine biraz üzüm koymasmı iste­miş. “Ah babacığım, ne iyi olurdu” demiş ortan­ca oğlan. “Lâkin biliyorsun bana bağm güneşi az gören tarafmı verdin. Benim mahsulüm az oluyor. Olanı da zaten kuşlar yedi. Az bir şey elimde kaldı. Onu da satmca elime anca üç beş kuruş geçecek. İnan biz bile yemiyoruz üzümü. Sen en iyisi bağı bol güneş alan, küçük karde­şimden iste” demiş. Çiftçi ne diyeceğini bilememiş. Sepetini koluna geçirdiği gibi küçük oğlunun yanmda almış soluğu. Babasını gören küçük oğlan oralı bile olmamış. Belli ki babaya pek kırgınmış. “Hayırdır baba, hangi rüzgâr attı seni bura­ya?” diye sormuş buz gibi bir sesle.

Adamcağız sepeti göstermiş, biraz üzüm istediğini söylemiş. “Yaaa” demiş oğlan belli ki bu fırsatı kollu­yormuş, “Bana avuç içi kadar yer bıraktın, bir de üzümüne mi talipsin? Abimlerden iste üzümü. Malum, malın büyük kısmma onlar kondu.” Zavallı çiftçi hiçbir şey diyememiş. Elinde sepetiyle ağlamaklı hâlde eve dönmüş. Karısı onun boş sepetle geldiğini görünce gülümsemiş.

“Hayırdır, ne oldu bey? Alamadın mı üzümü?” demiş. “Ahhh sorma hanım, sormaaa” demiş zavallı adam, “Baba oğluna bağ bağışlar, oğlan babaya bir salkım üzümü çok görür.”

İşte böyle bu söz, birine büyük bir iyilikte bulunup karşılığında küçük bir teşekkür bile alınamayan durumlarda kullanılır. Bazı insanlar korumaları altındaki kişiler için ne yapacakla­rını şaşırırlar. Ama sonra o kişiler kendilerine ihsanda bulunan insan için ufacık bir fedakârlık yapmaktan bile kaçınırlar.

,




Tek Yorum

  1. oğlanların anlattığı gibi ise baba teraziyi dengeleyememiş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir