21 Ocak Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Babam Babam Kitap Özeti

Babam Babam Kitap Özeti

Babam Babam Kitap Özeti

Mahmut Özay’ın hikâye kitabı (1970)

• On hikâye, ki hepsinde, babası çevresinde, yazarın çocukluk ve gençlik yıllarına ilişkin anıları dile geliyor. İlk hikâye (Bir Soygun) İhtiyar Elma Ağacı (1966), ikinci hikâye (Deeeh.. Deh) Yorgo (1964) kitaplarından aktarma. Üçüncü hikâye, Batı Anadolu Yunan işgalinde iken Aydın cephesi bozulunca on iki yaşlarındaki yazarın, babası, annesi, ablası ve önlerinde topal eşekleriyle Nazilli’den göçlerini ve bir ara mola verdikleri Kuyucak üzerinden Menderes ırmağının karşı kıyısında bir köye ulaşana kadar Yol Boyunca gördüklerini anlatıyor:
Kasaba ile Kuyucak arasındaki yolda çeteciler tarafından öldürülmüş kadın, erkek, tanıdık Rum cesetleriyle karşılaşıldıkça onların hayat öykülerine de değiniliyor. Teslim Bayrağı hikâyesinde, ailenin uzun yürüyüşten sonra geldikleri Çiftlik köyünde başka göçmenlerle ortak yaşantıları veriliyor. Gelin Ablam hikâyesinde aile, Karacasu’yun bir köyünde Çete Raif’in evine sığınmıştır. Şimdi Düyunu Umumiye kâtibi olmuş baba, bir nahiyenin karakol kumandanıyla nikâhlı olan kızından yana tasalıdır; kızını kocasının yanında emniyet altına alınmış görmek ister. Çağırılan enişte, küçük bir düğün peşinden karısını alır gider. Aile, sevgili bir ferdinden olmuştur ya, duydukları hüzün, ince bir ferahlık duygusuyla iç içedir. Sonraki hikâye Kaçak, İhtiyar Elma Ağacı’ndan aktarma. 137 Hüseyin, yazarın bir okul yaşantısı: İzmir İlköğretmen okulunda öğrenciyken babasının kendisini ziyaretini anlatıyor: Babası gittikten sonra, arkadaşlarından Hüseyin’in alayları karşısında yazar çılgına döner ve Hüseyin’i döver; haklı olduğu için de okulun başmuavini tarafından affedilir; Hüseyin’le de barışırsa da babasının küçümsenmiş olmasından duyduğu kırıklığı unutamayacaktır. Kınalı Bozgununda hikâyesi, yazarı, Anadolu’ya gelmelerinden önceki yıllara, Manastır’ın küçük kasabası Kınalı’ya; ailenin, Yunan istilâsından korunmak üzere, kasabadan Manastır’a kaçışları olayına, Balkan Savaşına ilişkin yaşantılarına götürmüştür. Sırpların elindeki Kınalı’ya vardıklarında Manastır’ın düşmüş olduğunu öğrenir ve gerisin geri Kayalar köyündeki evlerine dönerler. Bu köyde sonradan abla’nın geçirdiği küçük bir ameliyat Doktor İlya hikâyesine konu oluyor. Son hikâye Kütükler’de yazar, geçmiş zaman dünyasında çizdiği daireyi, Balkan bozgunundan sonra mübadil olarak gelip yerleştikleri Ege kasabası Nazilli’de gene ailesine ilişkin son anılarla tamamlıyor: Kurumuş incir ağaçlarının kesilmiş, yakılmalık kütükleri, ona, bahçelerindeki kulübeyi babasıyla birlikte nasıl yaptıklarını hatırlatmıştır. Bu hikâye babanın son günlerini ve ölümünü anlatıyor.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir