14 Ocak Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Deyimler / Ba’de Harabil Basra Deyiminin Hikayesi ve Anlamı

Ba’de Harabil Basra Deyiminin Hikayesi ve Anlamı

Ba’de Harabil Basra Deyiminin Hikayesi, Anlamı, Öyküsü, Açıklaması Kısaca

Eski zamanlardan birinde, fakir bir adamın yo­lu Basra’ya düşmüş. Bu fakirin, kesesi ne kadar fa­kir ise, gönlü o derece zengin imiş. Ve kesesi bomboş­muş. Basra halkı ona hiç itibar etmemiş. Ne, “Aç mı­sın?” diye soran olmuş, ne de yatacak bir hasır göste­ren. Kasaplar, kestikleri bir dananın etinden, kedinin köpeğin önüne atar gibi bir parça da onun önüne at­mışlar. O fakir adam, o bir parça eti pişirebilmek için ateş aramaya başlamış. Ancak, hangi kapıyı çaldıysa, ona ateş veren çıkmamış. Kalbi çok kırılan fakir:

“Allah’ım!” dedim, “Şu Basra halkının kötülüğün­den ve cimriliğinden sana sığınırım. Beni bağışla ve elimdeki şu bir parça eti pişirecek ateş ihsan et. Yoksa ben onu, dağdaki aç canavarlar gibi çiğ çiğ yiyeceğim!”

Fakirin bu duasından az sonra, Basra’da büyük bir yangın çıkmış ve kısa süre de tüm Basra kentini sar­mış. Kentin kıyısında bir yerlerde elindeki eti pişiren o fakir adama, onu kapısından kovanlardan birisi demiş:

“Aradığın ateşi sonunda buldun!”

Fakir ise, alev alev yanan Basra şehrine bakıp, ce­vap vermiş:

“Evet ama, ‘Ba’de harabil Basra’ (Basra yandıktan sonra)Bu deyim, “İş işten geçtikten sonra” anlamında kul­lanılır. Yapması gereken bir işi zamanında yapmayıp, başına gelecek belalara davetiye çıkaranlara denir.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir