? Bahar Hikayeleri Kitap Özeti | Evvel Cevap
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Bahar Hikayeleri Kitap Özeti

Bahar Hikayeleri Kitap Özeti

Bahar Hikayeleri Kitap Özeti

Kenan Hulusi Koray’ın hikâye kitabı (1939)

• Dokuz hikâye. İlk hikâye Tarlaya Çevrilen Su’da Ahlamışlar köyüne yakın Delisu’yun köye yarım saat ötede kurulan bir bakır fabrikasına akıtılması üzerine köylülerin, fabrikayı uçurmak pahasına, suyu kendi tarlalarına çevirmeleri anlatılıyor. Kavaklıkoz Hanında Bir Vaka bir bozkır yaşantısıdır: 29 yılının büyük kışında yazar, Konya’ya gitmek üzere, Beyşehir’den bir arabayla yola çıkar. Bastıran korkunç tipi, iki yolcuyu daha hana sığınmaya mecbur etmiş ve yazar, ürkütücü han üzerine çeşitli hikâyeler dinlemiştir; korkulu bir gece geçirir.
Sabahleyin kapısını kırıp içeri girdiklerinde, hancının, kendisini asmış olduğunu görürler. Dörthanların Kulaksızı, Sivas’ın Dörthanlar köyünde oduncu Kulaksız Ali’nin, kasabaya üç günlük yolda, Rus Mühendis ve ustaların bakımındaki bir fabrikaya temel taşı taşımak için girdikten sonra, dizel motoru işletecek kadar uzmanlaşmasının hikâyesi. Tuhaf Bir Ölüm’de Sivas memleket hastanesinde, civar köylerden gelen ağır hastalara kan veren Çaycumalı Hüseyin, bir gece başını alır gider, bir hafta kadar sonra cesedi Sazlıdere kıyısında bulunur, getirilir: Üzerinde hiçbir kazâ veya cinayet izine raslanmayan ceset ne kokmuş, ne kurtlanmıştır. İçlerinde Hafik bucak müdürü de bulunan hastalar, Hüseyin’in ölmediğine inanırlar. Bucak-müdürü, derisinin altında kızıl bir lekenin yürüdüğünü hissetmektedir: Hüseyin’in verdiği kandır bu. Müdürün sinirleri yatıştırılır. Gece sabaha karşı Hüseyin’in hayaliyle karşılaşan müdür karayoldan yere yuvarlanır, alnından kan sızar. Hastanede on beş gün daha yatan Bucak-müdürü artık ne Hüseyin’den, ne de derisinin altında bir dalga gibi dolaşan kızıl lekeden söz etmez olur. Milyarder Mak Kinley’in Halıları hikâyesinde olay, İstanbul’da Mahmutpaşa’da bir halı mağazasında geçer ve bir tercüman ağzından anlatılır: Yüz parça halı alacak Amerikalı milyarder bir karı-kocaya onsekiz bin lira indirimle, yüz elli bin liraya bırakılan halılar, son saniyede kadının vazgeçmesiyle depoda kalır: Milyarder ancak küçük bir seccade almıştır. Gece Kuşu hikâyesinde bir doktor, Kayseri’de hükümet doktoru iken başından geçmiş bir olayı anlatır: Saraycık ilçesine bağlı köylerde yaylı ile bir teftiş gezisine çıkmış, Gülmescit köyünde bir muhtarın güzel kızının, bir yarasa hücumuna uğraması yüzünden orada bir hafta kalmıştır. Doktor yarasayı vurur, bayılmış kızı kurtarır. Bir uçuruma yuvarlanan yarasa, ertesi sabah kapının önündedir, başından yaralıdır ve bir hafta orada toprağa yapışık durur; yarasanın öldüğü anda muhtarın kızı da ölmüştür. Bir Bahsin Sonu hikâyesinde aydınlar arasında “bilhassa ağır cezalı mahkûmların, müddetlerini doldurunca hemen yeni bir suç daha işlemelerinde ne gibi sebepler bulunabilir?” tartışmasına, gündelik hayatta cevap olarak Konya ilçelerinden birinde tutuklu, Hacıosmanlar’dan Ahmed’in kaderi açıklanır. Bir Yudum Su ile, kitabın son hikâyesi Esma’nın Aşkı birer çöl hikâyesi dir. Birinci ilhamını Kays ibni Züreyh ile Lübnâ arasındaki dramatik aşktan alır, ikincisi Yemen’de Beni Murad kabilesinin iki sevdalısı Esma ile Mürakkaş’ın hazin kaderinden. Bu iki hikâyeye Leylâ ve Mecnun’a birer pastiş gözüyle de bakılabilir. • Kenan Hulusi, Tuhaf Bir Ölüm, Milyarder’in Halıları, Gece Kuşu ile son iki hikâyede hayalle gerçeği yoğun bir şiir gücüyle kaynaştırmış ve böylece modern hikâyeciliğimizin temel taşlarını koymuştu.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir