28 Mart Salı 2017
Ana Sayfa / Türküler / Ben Ne İdim Ne Olmuşam Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları

Ben Ne İdim Ne Olmuşam Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları


Ben Ne İdim Ne Olmuşam Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları

Ben Ne İdim Ne Olmuşam Türküsünün Hikayesi 

Yöresi: Şanlıurfa

Yoksul düşüp, sevdiklerinden ayrı kalan bir Urfalınm hazin öyküsüdür.

Yıl 1969 Abdulkadir Algın Ankara da Üniversite son sınıfta okumaktadır. O yıl şubat tatilinde İstanbul’da kundura imalatçısı olan bir akrabasına Mehmet Usta’ya misafir olur. Mehmet Usta, hemşehrisiyle birlikte küçük bir dükkanda kundura imalatçılığı yapmaktadır. Dükkanda öğle yemeklerim birlikte yerlerken, dükkan komşuları Ali Usta da gelir. Allah ne verdiyse hep birlikte şen şakrak yemeklerini yerler. Yemekten sonra çaylarım yudumlarken memleket özlemi ile Mehmet Usta, elini kulağına atar gurbet ve yoksulluk üzerine bir türkü söylemeye başlar. Yanık türkünün nağmeleri orada bulunanları alır nereden nereye götürür. Herkesi bir efkar basar. Biraz önceki şen şakrak hallerinden bir eser kalmaz. Ali Ustanın duvara yaslanmış gizli gizli ağladığını görürüler. Herkesin moreli bozulur. “Hepimiz gurbete çalışmaya geldik, ağlamanın ne gereği var” diye Ali Ustayı teselli etmeye çakşırlar. Ali Usta “Keşke benimkisi sadece gurbet olsa” diye söze başlayarak hayat hikâyesini anlatmaya başlar.

Hikayeye göre; Ali Usta çok zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Çocukluk yıllarında akranlarına göre her türlü imkana sahiptir. Delikanlılık çağma geldiğinde babasının yanında ticaret yapmaya başlar. Sevdiği kızla nişanlanır, yakında da düğünleri olacaktır. Birden bire her ne olduysa felek çarkını ters döndürmeye başlar. İşler bozulur, faizcinin eline düşer, gün günden kötü gelir ve ailece bütün servetlerini kaybederler. Borçlular hergün kapılarını aşındırmaya başlar, Ali ve ailesi sersefil kalır. Zenginlikten fakirliğe düşen Ali, dayanamaz, ailesini, sevdiği nişanlısını memlekette bırakıp ver elini İstanbul deyip gurbet yollarına düşer. O gün bu gündür bir atölyede kunduracılık yapmaktadır. Kazandığı üç beş kuruşu da geçimleri için ailesine göndermektedir. Borçları yüzünden memleketine de gidememektedir. Ah Usta gözyaşların boğularak hayat hikâyesini anlatırken arada bir kendi kendine” vah..! vah…! ben ne idim ne olmuşam” der. Ali Usta’nın anlattığı hazin öykü ve arada bir söylediği “ben ne idim ne olmuşam” sözleri Abdulkadir hocanın kalbine bıçak gibi saplanır. Bu duygu yoğunluğu içinde hemen orada “Ben ne idim ne olmuşam” türküsünün sözleri ve melodisi Abdulkadir Hocanın gönül pınarlarından akmaya başlar.

 

Ben Ne İdim Ne Olmuşam Türküsünün Sözleri 

Coşkun akan sele döndüm

Sararıp da çöle döndüm

Murazıma eremeden

Yanıp yanıp küle döndüm

****

Kimse bilmez öldüren sen

El aleme güldüren sen

Beni yerden yere çalıp

Çarkı felek döndüren sen

*****

Her gelene olma yakın

Sırrın deme ele sakın

Dost deyipte güvendiğin

Bir gün yıkar evin barkın

Kimse bilmez öldüren sen

*****

El aleme güldüren sen

Beni yerden yere çalıp

Çarkı felek döndüren sen

Ben Ne İdim Ne Olmuşam Türküsünün Notaları

Ben Ne İdim Ne Olmuşam Türküsü




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir