25 Mart Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Atasözleri / Bir Deli Kuyuya Bir Taş Atar Kırk Akıllı Çıkaramaz Atasözünün Açıklaması Anlamı Hikayesi Kısa
Atasözü ve Deyimler

Bir Deli Kuyuya Bir Taş Atar Kırk Akıllı Çıkaramaz Atasözünün Açıklaması Anlamı Hikayesi Kısa


Bir Deli Kuyuya Bir Taş Atar Kırk Akıllı Çıkaramaz Atasözünün Açıklaması

Bir Deli Kuyuya Bir Taş Atar Kırk Akıllı Çıkaramaz Atasözünün Anlamı

Bir Deli Kuyuya Bir Taş Atar Kırk Akıllı Çıkaramaz Atasözünün Hikayesi Kısa

Bir Deli Kuyuya Bir Taş Atar Kırk Akıllı Çıkaramaz Atasözünün Öyküsü

BİR DELİ KUYUYA BİR TAŞ ATAR KIRK AKILLI ÇIKARAMAZ ATASÖZÜNÜN ANLAMI

  • Bazen, biri öyle delice bir iş yapar ki bir çok akıllı bir araya gelse onun yaptığını düzeltemez

BİR DELİ KUYUYA BİR TAŞ ATAR KIRK AKILLI ÇIKARAMAZ ATASÖZÜNÜN HİKAYESİ

Çevresi tarafından çok sevilen ve saygı gösterilen ünlü İslam filozofu Behlül, hiç gül­mezmiş!

Behlül’ü çok seven dönemin halifesi, bir gün çevresindekilere:

“Kim onun bir kahkaha attığın görür, du­yar; bana gelip haber verirse bir kese altın ve­receğim,” der.

Bir kese altın sözünü duyanlar, o günden sonra Behlül’ün yanından hiç ayrılmazlar. Onu güldürmek için olmadık şaklabanlıklar, komiklikler yaparlar ama Behlül’ün yüzünde en küçük bir tebessüm yaratamazlar.

Bir gün yine… Behlül ve çevresindekiler ağaçlık bir yolda yürürlerken ileride bir kala­balığın toplanmış olduğunu görürler.

Behlül, merakla o tarafa yönelir.

Kalabalık bir kuyunun başında toplanmış­tır. Ellerinde boş kovalar, eğilip eğilip kuyunun içine doğru bakmaktadırlar.

Behlül de kuyunun başına varıp ötekiler gibi eğilip kuyuya bakar.

Bakar ki ne görsün?

Kuyunun içinde, tam ortasında kocaman bir taş durmuyor mu?

Buna bir anlam veremez. Orada bekleyenlerden birine:

“Ne oluyor burada?” diye sorar.

Adam, elindeki boş kovayı sinirli sinirli sallayarak cevap verir: “Delinin biri bostan kuyusuna kocaman bir taş atmış. Taş da kuyunun ortasında sıkışıp kalmış. Ne itip aşağıya düşürebiliyoruz ne çekip yukarı çıkarabiliyoruz. Haliyle kovamızı sarkıtıp su da ala­mıyoruz. Gördüğün gibi herkes su bekliyor. Şaştık kaldık!”

Adamın söylediklerini hayretle dinleyen Behlül, eğilip kuyuyu tıkayan taşa bir kere daha baktıktan sonra o zamana kadar hiç yap­madığı bir şeyi yapar, kahkahalarla gülmeye başlar.

Behlül’ü gölgesi gibi izleyenler önce şaşkınlıkla birbirlerine ba­kar, sonra da hemen halifeye koşarlar.

O akşam Behlül’ü yemeye çağıran halife, merakla sorar: “Bugün seni kahkaha atarken görmüşler Behlül Efendi; çok merak ettim, neydi seni bu kadar güldüren?”

Olayı hatırlayınca kendini tutamayıp yeniden kahkahalar atma­ya başlayan Behlül:

“Hemen söyleyeyim efendim,” der. “Bugün delinin biri, bir ku­yuya büyük bir taş atmış. Taş da kuyunun ağzında sıkışıp kalmış. Kuyunun başına kırk elli kişi toplanmıştı ama… Bir delinin attığı taşı, kırk akıllı çıkaramıyordu. Buna gülünmez de ne yapılır?”




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir