? Şu Çılgın Gençler Kitabının Özeti | Evvel Cevap
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Çağdaş Cengiz Şu Çılgın Gençler Kitap Özeti

Çağdaş Cengiz Şu Çılgın Gençler Kitap Özeti

Çağdaş Cengiz Şu Çılgın Gençler Kitap Özeti

“Şu Çılgın Gençler” 2016 yılında Kaynak Yayınlarından çıkan 376 sayfalık bir kitap. “Şu Çılgın Gençler” farklı yazarların yazılarının yer aldığı kolektif bir kitap. “Şu Çılgın Gençler” kitabını Çağdaş Cengiz derlemiş. Kitapta Türkiye Gençlik Birliği anlatılıyor. Çağdaş Cengiz “Şu Çılgın Gençler” kitabı tavsiye ettiğimiz kitaplardandır.

“Şu Çılgın Gençler” kitabından küçük bir bölüm.

********************

12 Aralık 2012 gecesi her şey tamamdı. Listeler yapılmış, Türki­ye’nin dört bir yanından binlerce otobüsle Silivri’ye akın başlamıştı. TGB olarak gecenin karanlığında çıktığımız yol, kavganın yoluydu. Kavganın ateşi havanın soğukluğunu kırıyordu. Sabah binlerce otobüs cezaevinin altında bulunan otobanda dizilmişti. Otobüsler­den inip yaklaşık 2 kilometrelik insan seliyle yürüyerek cezaevine ulaştık. TGB’nin toplanma alanı Silivri direnişinin karargâhı olan nöbet çadırıydı. Örgüt vardı, Türk bayraklarım kuşanmış, davaya el koymayı hazırdı. Sabah saatlerinde cezaevi önündeki sayı yüz bine ulaştı. Kitleler dillerinde sloganlar, marşlar, ellerinde limonlarla Si­livri kırsalına gelerek, her şeyi göze aldım ve korkum yok diyordu.

Duruşmanın başlamasına dakikalar kala yüz binlerle salonuna girmek istedik. Biraz kalabalıktık tabii. Milletin mütalaasını glad- yonun savcılarına beyan etmek niyetindeydik. TGB olarak eylemin disiplinini sağlamak için en öndeydik. Mahkeme salonuna barikat­larla koridor açılmış, jandarma robocoplar da kalkanlarıyla etten bir duvar örmüştü. TGB olarak biz de robocoplarm tam dibinde kol kola girerek etten barikat kurarak düzen almıştık. Derken robocop­lar için büyük, yüz binler için ufak bir itiş kakış yaşandı. Robocop duvarı ufak bir tazyikle yıkıldı, darmadağın oldu. Jandarmanın bu içler acısı durumu Fethullahçı çetenin geleceği hakkında bir işaret­ti. Yere düşen askerlere el uzattık, ayağa kaldırdık. Yüzlerinde bir şaşkınlık vardı. Beş saniyede darmadağın edip sonra da yerden kal­dırmamız şaşırtmış olsa gerek.

Jandarma biber gazı, tazyikli su ve jop kullansa da insanlar aldırış etmeden ve ellerinde Türk bayraklarıyla kahramanca üzerleri­ne yürüdü. Yüz bini aşkın yurtseverle birlikte, “ölmek var dönmek yok”, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz”, “Yeminler edildi yıkılacak Silivri” sloganları eşliğinde Jandarmanın barikatlarını yıktık.

Barikatların en önünde sadece gençlik yoktu. Doğum gününü barikatları yıkarak kutlayan Tarık Akan, teslim olmaya geldim diyen Levent Kırca, Suzan Aksoy ve birçok sanatçı barikatlara dayanmıştı.

Jandarma bu kez duruşma salonunun önüne etten bir duvar ördü. 0 dönem Genel Başkanımız İlker Yücel nizamiye girişindeki nöbetçi kulübesine çıkarak, “Mehmetçik’in önündeyiz onlara selam verelim” demişti. Hep bir ağızdan “Mehmetçik Coni’ye kalkan ola­maz” sloganını attık. Yere düşen Mehmetçik’e el uzatmamızın altın­da yatan neden bu cümlelerde saklıydı.

Sık sık içeriden haberler alıyorduk. Mahkeme salonunda 200 avukatın…

********************



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir