29 Mart Çarşamba 2017
Ana Sayfa / Masal / Cehennemden Gelen Adam Masalı
masal

Cehennemden Gelen Adam Masalı


Cehennemden Gelen Adam Masalı

Bir varmış, bir yokmuş, Allah’tan gayri kimse yokmuş. Bir adamcağız ile karısı ve üç tane kızı var­mış. Bayram gelmiş; ekmek yuğuracaklarmış. Suları eksilmiş. Annesi büyük kızına demiş ki:

«Çabuk git, su doldur gel».

Kızcağız suya gider, testiyi çeşmenin altına koyar. Şuraya buraya bakarken oradan geçen bir genci gör­müş. Kendi kendine demiş ki:

«Vay, ben bunu alırsam da bir çocuğum olursa, ben de onu suya yollarsam, bu dere onu alırsa, saldır­dım oğlum, salmandım oğlum, akar sulara aldırdım oğlum».

Kız ağlamaya başlar. Annesi de o gelmeyince or­tanca kıza:

«Çabuk git bakalım, ne oldu kız kardeşine de gel­mez» .

 Büyük kız ortanca kızı görünce başlar ağlamaya: «Gel teyzesi, göresin. Bir genç geçti buradan, alaydım da bir çocuğum olaydı, onu suya yollayaydım, bu dere onu alaydı; saldırdım oğlum, salmandım oğlum, sulara’ aldırdım oğlum, gel teyzesi göresin».

O da başlamış ağlamaya. O da gelmeyince küçük kızı yollarlar arkalarından. Ablalarının yanına varınca büyük ablası başlar ağlamaya: «Gel teyzesi, göresin. Bir genç geçti buradan, alaydım da bir çocuğum olaydı, onu suya yollayaydım, bu dere onu alaydı; saldırdım oğlum, salmandım oğlum, sulara aldırdım oğlum, gel teyzesi göresin».

Teyzeleri de ağlar, anası da ağlar. Kızların anaları gelir. Büyük kız annesini görünce başlar konuş­maya: «Gel ninesi, göresin. Bir genç geçti buradan, alaydım da bir çocuğum olaydı, onu suya yollayaydım, bu dere de onu alaydı; saldırdım oğlum, salmandım oğlum, sulara aldırdım oğlum, gel ninesi göresin».

Bunların hepsi analı – kızlı ağlamaya başlarlar. Babaları da evde beklemekte… Hamurlar taşıp dökü­lür, kimseler yok. Adam düşer yola, gelir. Büyük kız başlar:

«Gel dedesi, göresin».

«Ne var be?»

«İşte, buradan bir delikanlı geçti, alaydım da bir çocuğum olaydı, onu suya yollayaydım, bu dere de onu alaydı; saldırdım oğlum, salmandım oğlum, akar sulara aldırdım oğlum, gel dedesi göresin».

«Bunlar hep deli, hup deli» deyip adam evine gi­der. Yükte hafif, pahada ağır eşyalarını eşeğe yükletir. Alır başını, gider. Kendi kendine de konuşmaya baş­lar: «bunlardan daha delisini bulamazsam gelip kafa­larını keseceğim».

Gide gide karşısına bir çeşme gelir. Oturur oraya; bir iki sokum ekmek yemek ister. Bu sırada yanına bir halayık gelir:

«Böyle nereden gelirsin dayı?»

«Cehennemden gelirim».

«Eee, dur gideyim, hanımıma haber vereyim. Ora­da ağa mı da gördün mü?»

«Gördüm ya!»

Halayık hanımına haber vermeye gider, bağırarak eve girer:

«Hanımım hanımım … »

«Ne var?»

«Bir adam geldi cehennemden, ağamı görmüş. Bir şeyler verelim de götürsün kendisine».

«Ne verelim?»

Çağırırlar adamı içeriye, heybenin bir gözünü al­tın ile, bir gözünü de gümüş ile doldururlar. Ayrıca efendiye selam da yollarlar. Adam alır heybeyi, çıkar dışarı. Biraz ileri gider, durur. Kadının biri kapısından seslenir:

«Ne var dayı?»

«Yoruldum da dinleniyorum»

«Ramazan».

«Ooo, benim adam sana neler sakladı, göresin».

«Ne sakladı?»

«Birçok eşyalar, yiyecekler sakladı sana».

Açar kapıyı kadın, adam içeri girer. Pirinçleri, şe­kerleri, yağları hep alıp gider. Kocası bunları saklar­ken «Ramazan’a saklarım, Ramazan gelecek» dermiş. Kadın da gelenin o Ramazan olduğunu sanmış.

Adam evinin yolunu tutar: «Bizimkilerden daha delisini buldum, yanlarına gideyim».

Evine varır, karısını, çocuklarını güzel güzel çağı­rır. Onlar geçinmekte olsunlar, ben de bıraktım gel­dim.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir