23 Ocak Pazartesi 2017
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Çuvalın Yanındaki Adam Kitap Özeti

Çuvalın Yanındaki Adam Kitap Özeti

Çuvalın Yanındaki Adam Kitap Özeti

Nahit Eruz’un hikâye kitabı (1969)

• On üç hikâye. Kitaba adını veren ilk hikâye, iki sene peş peşe yağmur yağmadığı için, on dönüm toprağından, karısıyla üç çocuğunu doyuracak ürün alamayınca bir çuval un çalmak zorunda kalmış bir adamın, yanında jandarmalar, peşinde çocuklar, hükümet konağına getirilişi; ikinci hikâye Kara Duman’da küçük çocuğunun yanmasından sanık yoksul bir kadının ağır ceza mahkemesindeki duruşma sonunda serbest bırakılışı anlatılıyor.
İki Bebek Geldi’de aynı apartmanda doğum yapan, biri zengin bir kadın, biri kapıcının karısı, iki kadın karşılaştırılır, çocukların ayrı kaderlere doğru büyüdükleri belirtilir. Sokak Köpeği’nde konu, Bülbülzade’nin üzerine titrediği Kontes adlı köpeğin, üçünü bitirip dördüncü yaşına bastığı gün, soylu köpeklere verilen doğum günü ziyafetine gelmeye yeltenmiş bir sokak köpeğinin öldürülüşüdür. Vız Gelirsin Be, Vız hikâyesinde, soğuktan bir kızını kaybetmiş bir adam, şimdi kurduğu sobanın sıcaklığında, dışarda yağan karlara meydan okur. Başka Dünyanın İnsanları hikâyesinde her yıl yaz ayları pamuk toplamaya gelen ırgat ailelerinin göçebe ve perişan hayatları tasvir ediliyor. Yedinci hikâyenin kahramanı Hayrettin, altı yaşında bir çocuktur; anası babası ve iki kardeşiyle Kafkasya’dan göç ederlerken yolda ailesinden ayrılır, tek başına Türkiye’ye gelir, bir köyde büyütülür, ortaokulu bitirir; askerliğini subay olarak yapmış, şimdi o köyü vatan edinmiştir. Kitabın başarılı iki hikâyesi Dört Sandala İki Yolcu ile Biberli Çay’dır, ki birinde olay Finike’de geçer: Açıkta demirleyen vapurlardan bütün yolcularını balıkçı teknesiyle kıyıya taşıyan Rıza’ya diğer üç sandalcı, işsiz kaldıkları için düşmandırlar; bu sefer de gelen üç yolcuyu Rıza’ya kaptırmışlardır. İkinci hikâye, ısmarlayan oldukça yemek yiyen, azizlik olsun diye acı biberli çay içirilen, kimsesiz Ali’nin zavallılığını tahlil eder. Onuncu hikâye Gangster Mehmet, yakalanıp getirildiği jandarma karakolunda başına gelenleri anlatır: Açlığın ve tesadüflerin sonunda adı gangstere çıkmış bir zavallıdır. Kasabanın Koskoca Memuru hikâyesinde Doğu’da bir kasabada on iki yıl rahatça çalıştıktan sonra İstanbul’a nakledilmiş evli bir memur sinirlerinden şikâyetçidir; sinir doktoruna bunun nedenlerini açıklar: Büyük şehrin mahrumiyetleri ve hızlı hayatıdır onu hasta eden. Kitabın çok zayıf son iki hikâyesi Moda Şirketi ve Korkulacak Kız adlarını taşıyor.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir