24 Ocak Salı 2017
Ana Sayfa / Deyimler / Dananın Kuyruğu Kopmak Deyiminin Açıklaması Anlamı Hikayesi Kısa

Dananın Kuyruğu Kopmak Deyiminin Açıklaması Anlamı Hikayesi Kısa

Dananın Kuyruğu Kopmak Deyiminin Açıklaması

Dananın Kuyruğu Kopmak Deyiminin Anlamı

Dananın Kuyruğu Kopmak Deyiminin Hikayesi Kısa

Dananın Kuyruğu Kopmak Deyiminin Öyküsü

DANANIN KUYRUĞU KOPMAK DEYİMİNİN ANLAMI

  • Gizliden gizliye sürüp giden bir anlaşmazlığın patlama noktasına gelmesi. Beklenen ve korkulan bir şeyin gerçekleşmesi.

DANANIN KUYRUĞU KOPMAK DEYİMİNİN HİKAYESİ

Bir adam vardı. Herkes ondan hilebaz diye söz ederdi. Asıl adı unutulup gitmişti.

Hilebazın geçim yolu ne olacak? Yalan dolandı. Parasız kaldığı zaman hemen birini gözüne kestirir, karşısına geçip herkesin için­de, “Yeter artık, ver benim şu borcumu,” diye çıkışırdı.

Hiçbir şeyden haberi olmayan adam, şaşı­rır, “Ne? Ne borcu?” diye kekelerdi.

Hilebaz da tam bu anı beklerdi işte. He­men üstüne giderdi:

“Vayyy, şimdi de inkâr öyle mi? Mahkeme­ye yereyim de gör sen!”

Hilebaz, dediği gibi mahkemeye gider; ol­mayan alacağını da alırdı, “Bana borcu var,” dediği kişiden.

Bir, iki, beş, on… Bu durum çok kişinin ba­şına gelince herkesin dikkatini çekti. Araştırı­lıp soruşturulunca anlaşıldı ki hilebaz, kadıya rüşvet vererek kazanıyordu bu davaları.

O günlerin birinde, hilebaz yine parasız kalmış olmalı ki kahvede bir adamın karşısına geçip:

“Borcunu ne zaman vereceksin kardeşim?” diye diklendi. “Kaç yıl oldu, niye ödemiyorsun?”

Adam, şaşırmıştı:

“Ne borcu?” diye kekeledi.

“Aradan o kadar yıl geçince unutacağımı sandın değil mi? Ben de mahkemeye gidip almazsam…”

Hilebaz, kahveden çıkıp mahkemeye doğru yürüyünce:

“Yeter be!” diye bağırdı adam. “O mahkemeleri nasıl kazandığı­nı bilmiyor muyuz sanki?”

O  öfkeyle çıktı kahveden. Araya adamlar koydu. Hilebazın rüş­vet olarak ne verdiğini öğrendi. Orta boy bir dana göndermişti ka­dıya. “Madem öyle,” dedi adam, tuttu, kadıya daha büyük bir dana gönderdi.

Kadı uyanık, hemen anladı durumu. Gönderilen iki danayı, mahkeme binasının avlusuna bağladı. Bütün ciddiyetiyle makamı­na kurulup kendisini izleyen kalabalığı süzdükten sonra:

“Bu davayı sonuçlandırmak için uzun süre vicdanımla boğuş­tum,” diye başladı söze. “Herkes bilir ki ben rüşvete dönüp bak­mam, adalet için çalışırım. Gelin görün ki bu davada, davalı da davacı da bana rüşvet olarak iki dana göndermiş bulunuyor. Ben rüşvete bakmam ama davaya bakarım. Bu davanın sonuçlanması gerekir. Şimdi aşağıya inip kimin haklı kimin haksız olduğunu da­nalara bakarak anlayacağız.”

Kalkıp avluya indi. Ne yapacağını merakla bekleyen kalabalık da onu izledi.

Yardımcısına seslenen kadı:

“Danaların kuyruklarını birbirine bağlayın,” dedi.

Birkaç kişi danaları başlarından tuttu. Yardımcı, iki dananın kuy­ruklarını birbirine bağladı. Kadı, kalabalığa:

“Şimdi herkes geri çekilsin,” diye seslendi. Yardımcısına döndü sonra:

“Ürkütün şu danaları!”

Danalar, el kol hareketleri ve bağrış çığrışla birtakım adamların üstlerine yürüdüklerini görünce kaçıp kurulmak istedi. Biri bir yana, öbürü bir yana fırladı ama kuyruklarından birbirlerine bağlıydılar.

Danaların altında ezilmemek için herkes kendini bir köşeye atarken kadı, nasıl karar vereceğini yüksek sesle açıkladı:

“Biraz sonra kimin haklı, kimin haksız olduğunu siz de gözlerinizle göreceksiniz,” dedi. “Kimin danasının kuyruğu koparsa elbet­te o haksız olacak ve adalet yerini bulacaktır.”


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir