26 Mart Pazar 2017
Ana Sayfa / Türküler / Deniz Üstü Köpürü Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları

Deniz Üstü Köpürü Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları


Deniz Üstü Köpürü Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları

Deniz Üstü Köpürü Türküsünün Hikayesi

Şu Ula’nın düğünleri düğündür hani.,. Erkekler oğlan evinde yiyip içip yan gelirler, krz evinde de eğlence gırla gider. Bağda üzüm toplayan, bahçede sebze çapalayan, tarlada tütün kıran kızlar, düğün günü güzellik suyuna batıp çıkmış gibi olurlar. Düğünlüklerini giyip, saçlarını tarayan tızlar, huri-melek kesiliverirler. Tel vurup cümbüş çaldı mı, kendinizi düğünde değil, periler ülkesinde sanırsınıız. Kızlar salınr da, meydan kız görür. Bu yüzden, Datça’lı Durmuş:
– Senin çocuk kara-mara ama, hayli şirin yahu, diyenlere, göğüsünü gere gere şu karşılığı verir:
– E ee, ne olsa O’nun anası Ula’lıdır… Demesi o ki, Datça’lı Durmuş’un; Ula’nın havası suyu, güzellik ılıcasından daha etkilidir. Bundan olacak; Ula köylüklerinin köylüleri, oğullarını ortaokulda okusun diye, kızlarını yorgan-dikiş öğrensin diye Ula’ya yollamanın yollarını ararlar. Çaydere’li Osman, dayısıoğlu Nasuh Çavuş’un gelin almasında Ula’ya geldi. Alay koca Marçal dağlarını aşıp Ula’ya geldiğinde, kız evinde çalgı-çengi sürüp
gidiyordu. İlçenin genç kızları halka olmuş; “Ay alaylar bulaylar, temeli de süzgün alaylar” oyununu oynuyorlardı. Osman, hayat (havlu) kapısının yanındaki duvarın üstüne dikilip, oynayan kız|aıa bir göz gezdirdi. Gözleri bir kızın üzerinde mıhlandı kaldı. tlay bakmaz olaydı.
Osman’ın gönlü ırmak olup, Balcı’ların kızı Gülayşe’ye akıverdi. Çaydere’li olanca gücüyle asıldığı halde, bakışlarını Gülayşe’den koparamıyordu, Sanki herkes Osman’ın kime, hangi duyguyla baktığını seziyordu. Osman ne gözlerine söz geçirebiliyordu, ne de gönlüne, arhk gönlüne kendi beyni değil, Gülayşe buyruktu. Gülayşe de ona bakmış gülümsemiş miydi ne? Osman gelin alayıyla birlikte Çaydere’ye dönerken; “İçimde bulgurlar kaynıyor, kafamda kireç söndürülüyor” dediği zaman, yanındaki Çiftçilerin Mehmet; “Osman mı anlamsız
konuşuyor, ben mi anlamıyorum?…” demekten kendini alıkoyamadı. O günden öte Osman, Ula düğünlerinin çağrılmayan konuğu olmuştu. Çizmelerini parlatıp atına atlıyor, soluğu Ula’da alıyordu. Marçal dağlarında “Kabaca pınar’ın dibindeki yatıra mumunu adayıp, Gülayşe’ye kavuşmak için dua etmeyi unutmuyordu. Çoğu düğünlerde Gülayşe’yi göremiyordu. Ama bir de gördü mü içinin tüm denizleri köpürüyordu. Yine böyle bir düğünde, Gülayşe’ye “gel Ayşe” diyecek cesareti toplayabilmek için, birkaç şişe rakıyı su gibi içti. Neydi o öyle? Ayşe mi dönüyordu, dünya mı? Derken biri ilişti koluna:
– Gel be dost dedi, derdin var anlaşılan. Gel bizim meclisimize katıl.. Çaydere’li osman, kendini Ula’lı gençlerin sofra kurdukları hasının üstünde buldu. Herkes dostça bakıyordu kendisine. Merhabalaştıktan sonra, bir kadeh sundular ona da. Dülger Bekirler’in Selver, bağlamasını düzenleyip, telleri üzerinde tezene gezdirirken sordu :
– vıratımı bağışla osman arkadaş, Ula düğünlerini kaçırmayışının nedeni ne ola ki? o güne dek bağlamayı eline bile almamış olan Çaydere’li Osman, birden irkildi. Yeniden doğmuş gibi oldu. Selver’in elinden bağlamayı aldı. O gün çalıp çağırdığı türkü, sevilen bir ula türküsü olarak günümüze kaldı. Kuşkusuz yarınada kalacak.

Deniz Üstü Köpürü Türküsünün Sözleri

Deniz de üstü köpürü ah yarim li la lay lay

Gemilere binsem götürü ah yarim ah

Benim de buraya geldiğim ah yarim li la lay li la lay lay

 **************

Das üstüne das goydum ah yarim li lalay lila lay lay

Gül yastığda baş goydum li lalay lila lay lay

Seni de gelecek diye li lalay lila lay lay

Sol yanımı boş goydum li lalay lila lay lay

 **************

Garıncanın gatarı ah ayrım li lalay lila lay lay

Sol yanımda batırı li lalay lila lay lay

Benim de buraya geldiğim li lalay lila lay lay

Bir güzelün hatırı li lalay lila lay lay

Deniz Üstü Köpürü Türküsünün NotalarıDeniz Üstü Köpürü Türküsünün Hikayesinin Notaları




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir