30 Mart Perşembe 2017
Ana Sayfa / Edebiyat / Yeni Türk Edebiyatı / Dergah Grubu Hakkında Bilgi

Dergah Grubu Hakkında Bilgi


Dergah Grubu Hakkında Bilgi 

Dergah Grubu Özellikleri

Dergah Grubu Temsilcileri

Dergah Grubu ve Dergah Dergisi

Dergah grubu, 1921-1923 arasında 42 sayı yayımlanan Dergah dergisi etra­fından toplanan sanatçıların oluşturduğu gruptur. Aslında aralarında edebi anlayış açısından bir birlik bulunmayan bu sanatçıları bir arada tutan, daha çok siyasi konularda ve dille ilgili konularda vardıkları fikir birliğidir. Milli Mücadele’ye destek veren, “XX. yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı toplumunda da gide­rek yayılan pozitivizm ve materyalizme karşı olan Dergâhçılar, büyük ölçüde Bergson felsefesine bağlı modem, mistik ve yer yer de sembolist bir anlayışa sahiptirler.” (Gür, 2010: 317)

Dergah dergisi, “büyük ölçüde Yahya Kemal’in fikir, görüş, zevk ve estetik anlayışı doğrultusunda çıkmıştır. Nitekim Yahya Kemal, başyazar olarak dergide sadece edebi ve fikri muhtevalı makaleler yazmakla kalmamış, çok defa diğer yazarlara da yön vererek, mecmuanın politikasını tayin etmiştir” (Uslucan, 1995: 16) Onun derginin ilk sayısında yayımlanan “Üç Tepe” adlı makalesi “Dergahçıların beyannamesi niteliğindedir.” (Gür, Küçük, 2010: 107) Makalede Kemal, üç tepeden bahseder. Birinci tepe, Tanzimat neslinin eserlerinde geçen “Çamlıca tepesi”, İkincisi Servet-i Fünuncuların eserlerinde geçen “Tepebaşı”dır. Üçüncü tepe ise Yahya Kemal ve Yakup Kadri’nin, Atatürk’ten ilhamla, gelecek güzel günlerin temsilcisi olarak gördükleri “Metristepe”dir. “Üç Tepe” başlıklı yazı­sına “Yahya Kemal; Mustafa Kemal’le İsmet İnönü arasında, İnönü Savaşı’nın sonucuna dair konuşmanın kendilerinde bıraktığı tesiri anlatarak başlar. Milli Mücadele’nin kazanıldığı Metris Tepe’den vaziyete bakan İsmet İnönü, gördük­lerini aktarmış, Mustafa Kemal de ‘yayın’ın anahtarını veren o tabloda, görüle­nin arkasındaki asıl manzarayı etkileyici bir anlatımla çizmiştir. Bu konuşmayı hepsi ürpererek dinlerken, Yahya Kemal, Yakup Kadri’nin farklı bir etkilenme içine girdiğini, edebiyat adına yapılması gerekeni idrak ettiğini” (Gür, Küçük: 2010:109) belirtir. Yahya Kemal’in millet anlayışı, ırk esaslı, “Turancı” değil­di. “Yahya Kemal, bu yıllarda, daha önce Paris’te Albert Sorel’in derslerine de­vam ederken benimsediği ‘tarih ortasında Türklüğü aramak ve bulmak’ anlayışı içinde, aynı ekole bağlı Fransız tarihçisi Camille Julien’in ‘Fransız milletini bin yılda Fransa toprağı yarattı.’ görüşünden hareketle ‘1071’den sonra Anadolu’ya, sonra Rumeli’ye, daha sonra İstanbul’a yerleşerek yepyeni ve yaratıcı bir millet olduğumuz tezini ortaya atmıştı. Bu tarih, sanat ve kültür milliyetçiliği, yerli ve milli kaynaklara dayanan, milli hayatı yaşanmakta olan zaman ile geçmişte ara­yan ve onu Türk tarih ve coğrafyasının içinde değerlendiren bir anlayıştı.” (Uslucan, 1995: 16) Dergide de buna uyguna olarak kültürel, tarihi bir milliyetçilik anlayışıyla eserler veriliyordu.

Dergide ağırlığı hissedilen bir diğer isim Ahmet Haşim’dir. Ahmet Haşim, ileride çok ses getirecek olan “Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar” isimli yazısının ilk halini bu dergide yayımlamıştır. “Ayrıca Haşim’in ilk şiir kitabı olan Göl Sa­atleri de 1921’de Dergâh mecmuasının ilk ve son yayını olarak basılmıştır.” (Gür, 2010: 318) Haşim’in dergide, devrin koşullarıyla alakalı olmayan “Bir Günün Sonunda Arzu” gibi şiirleri çokça eleştirilmesine neden olmuş; ancak o şiirin­de yine de güncel olaylara yer vermemiştir. Tanpınar, Haşim’in Dergah Ta olan bağını şöyle açıklar: “Ben onu Dergah’ta tanıdım. Ondan başka Yahya Kemal, Yakup Kadri de kendi muzaffer imzalarını, tanınmamış genç isimlerin arasına karıştırmaktan çekinmemişlerdi. Bir fantezi adamı tanılan Haşim, Yahya Kemal ile olan bütün ihtilaflarına ve nihayet dargınlığına rağmen Dergah’a sonuna ka­dar sadık kaldı. Ölümünden birkaç gün evvel bana gene ondan ve o günlerden bahsediyordu.” (Tanpınar, 2011: 296) Dergah dergisi, bu iki önemli sanatçının fikri ve sanatsal yönden önderlik etmesiyle bir nevi bir okul görevi görmüş ve Cumhuriyet Devri Türk Edebiyatını derinden etkilemiştir. Dergide eserleri çıkan bazı sanatçılar ise Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Kutsi Tecer, Nurullah Ataç, Halide Edip Adıvar, Ruşen Eşref Ünaydın, Falih Rıfkı Atay, Mehmet Fuat Köprülü, Abdulhak Şinasi Hisar’dır.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir