? Diksiyon ve Hitabet Sınav Soruları Test | Evvel Cevap
Ana Sayfa / Sınav Soruları / Diksiyon ve Hitabet / Diksiyon ve Hitabet Sınav Soruları Test
Yazılı Soruları ve Cevapları

Diksiyon ve Hitabet Sınav Soruları Test

Diksiyon ve Hitabet Sınav Soruları Test

1. Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yere uygun sözcüğü yazınız. Sesleri ve sözleri dilin kurallarına uygun olarak söyleme biçimine ……………………………. denir.

2. “İnsanlar konuşa konuşa, hayvanlar koklaşa koklaşa anlaşır.” demişler. Biz insanları hayvanlardan ayıran en yüce nitelik, düşünerek, düzgün anlatımlı konuşmamızdır. Yok­sa konuşmak, ağzına geleni saçma sapan, düşünmeden, gelişigüzel söylemek değildir. Bunun için de söylenmiş bir atasözümüz vardır. “…        ” derler, önce düşünmek, zihinde tasarladıklarını gerekiyorsa söylemek yerinde olur.”

Yukarıdaki parçada boş bırakılan yere aşağıdaki atasözlerinden hangisi getirilebilir?

A) Baş dille tartılır.

B) Adam olana bir söz yeter.

C) Boğaz dokuz boğumdur.

D) Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez.

E) Az söyle çok dinle.

3. New York’un Brooklyn köprüsünde dilenen kör bir dilenci varmış. Köprüden gelip ge­çenlerden bin* adamcağıza günlük kazancının ne kadar olduğunu sormuş. Dilenci iki do­lara zar zor ulaştığını söylemiş. Yabancı bunun üzerine kör dilencinin göğsünde taşıdığı ve sakatlığını belirten tabelayı almış, tabelanın tersini çevirip üzerine bir şeyler kara­ladıktan sonra tekrar dilencinin boynuna asmış ve şöyle demiş. “Tabelaya gelirinizi ar­tıracak bir yazı yazdım. Bir ay sonra gelmiş. Dilenci: “Bayım, size nasıl teşekkür etsem acaba? Şimdi günde on-on beş dolar kadar topluyorum. Olağanüstü bir şey. Tabelaya ne yazdınız da bu kadar sadaka vermelerini sağladınız insanların?” Yabancı: “Çok basit… Tabelanızda “Doğuştan kör.” yazıyordu. Ben onun yerine, “Bahar gelecek; ama ben onu göremeyeceğim.” diye yazdım.

Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Dili etkili kullanmanın önemi.

B) Gerçek ile kurmaca arasındaki fark.

C) Günlük yaşamdaki rûlü.

D) İnsanların çevresindekilere duyarsızlaşması.

E) Yardımlaşmanın gerekliliği.

4. Aşağıdakilerden hangisi diksiyonun kişiye kazandırdığı toplumsal yararlardandır?

A) Vurgu, tonlama, durak gibi unsurların doğru kullanılması

B) Bulunduğumuz her toplulukta varlığımızı hissettirmek

C) Seçilen dil malzemesinin doğru telaffuz edilmesi

D) Ses organlarının etkili kullanılması

E) Açık, anlaşılır, akıcı ve etkileyici bir şekilde konuşabilmek

5. Aşağıdaki yargılar doğru ise parantezlere (D) yanlış ise (Y) yazınız.

  • Bazı sözcüklerin yazımıyla telaffuzu aynı olmayabilir. (  )
  • Konuşmanın dört temel unsuru görsel (bedensel) davranış, ses, dil ve düşüncedir. (  )

6. Bir gün Konfüçyüs’e sormuşlar: “Bir ülkeyi yönetmeye çağınlsaydımz yapacağınız ilk iş ne olurdu?”. Büyük filozof şöyle cevap vermiş: “Hiç şüphesiz önce dili gözden geçir­mekle işe başlardım.” Dinleyenlerin hayret dolu bakışları karşısında sözlerine devam etmiş: “Dil kusurlu olursa sözcükler düşünceyi iyi anlatamaz, düşünceler iyi anlatılmaz­sa, yapılması gereken işler yapılamaz, ödevler gereği gibi yapılmazsa, töre ve kültür bozulur, adalet yanlış yola sapar.”

Yukarıdaki parçada asıl vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A) Konfüçyüs’ün öngörülü bir bilge olduğu

B) Dil kusurlarından kaçınmak gerektiği

C) Geleneklere bağlı kalınmasının önemi

D) Ülke yönetmenin zorluğu

E) Dilin toplumsal işleyişteki belirleyiciliği

7. Aşağıdaki cümlede boş bırakılan yerlere uygun sözcükleri yazınız.

Önceden haberdar olunan ve bir plan hâlinde yapılan konuşmalara                  , koşullann bir sonucu olarak aniden yapılan konuşmala­ra ve günlük hayattaki konuşmalara………………_____ ………………………… denir.

8. Aşağıdakilerden hangisinde anlatım bozukluğu vardır?

A) Gırgır’ın çıkışana dek edebiyat karikatürden, karikatür edebiyattan ciddi biçimde etkilenmişti.

B) Büyük bir hastalık geçirmeyenler, her şeyi anladıklarını iddia edemezler.

C) Konuşmayı oluşturan ses öğeleri ve beden dilinin gerisinde düşünsel süreç yatmakta­dır.

D) Masada orta yaşa yaklaşmış, belki de çoktan geçmiş bir çiftin oturduğunu gördüm.

E) Bir şairin hayatı aslında öteki hayatları içermek zorundadır.

9. Önceki gün yaptığım yazılı sınavının kâğıtlarıyla boğuşmaktayım. Hele yazım… Hele yazım… “Buda bizim kendi hâlimize ağlamamızı sağlıcak ilerde.” diye okuduğunuz cüm­leden ne anlarsınız? Buda’mn bizim için üzüleceğini mi? Budist değiliz biz, Buda ile ne ilgimiz var, diye düşünmeyin. Daha önce sözünü ettiği konudan söz ediyor. “Bu durum da” anlamında “bu da” demek istiyor yalnızca. “Ağlamak” diye verilen olumsuz duru­mun “sağlamak” değil, “neden olmak, yol açmak” gibi eylemle anlatılmasının gerekti­ğini bilmiyor olmasına kızmazsınız artık. “Sağlayacak” yerine “sağlıcak” yazan bir öğ­renci var karşınızda çünkü.

Bunları söyleyen bir öğretmen aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?

A) Öğrencilerin derslerde aldıkları teorik eğitimi günlük hayat pratiğine yansıtmaktan uzak olmalarından

B) Öğrencilerinin yazılı kağıtlarını okurken başka hiçbir şey düşünemeyecek denli zor­lanmasından

C) Çağın gerektirdiği yaratıcı insan tipine uygun bir öğrenci kitlesiyle karşı karşıya ol­mamaktan

D) Öğrencilerin yazılı kağıtlarında dili, dil bilgisi ve anlam bakımından doğru kullan­mamalarından

E) Öğrencilerinin kendilerini yaşamın zorluklarıyla mücadele edecek denli donanımlı olmaya hazırlamamalarından

10. Aşağıdakilerden hangisinde anlatım bozukluğu yapılmamıştır?

A) Annemin, kardeşlerimin yatağına yaklaşıp uzaklaştığını anladım.

B) Burası, öyle dar bir sokaktır ki ancak kedilerle çocuklar sığabilir.

C) Neden hiç kimse bir insanı, bir şehirde kalacak ya da terk edecek kadar sevmiyor?

D) Eğer ben istemediysem hiçbir şey yıkılmamıştır, ayaktadır.

E) Kimi kitaplar haksız yere unutulur; ama hiçbir kitap haksız yere hatırlanmaz.

11. Aşağıda yanlış telaffuz edilmiş hâlleriyle yazılmış sözcüklerin karşısına doğru telaffuzunu yazınız.

  • atmış iki
  • espiri
  • kirbit
  • komser
  • meraba

12. Aşağıdaki cümlelerde telaffuzla ilgili verilen bilgi doğruysa parantezlere (D) yanlış­sa (Y) yazınız.

  • “Fakir” sözcüğü telaffuz edilirken ilk hece uzun söylenir. ( )
  • “Yarın” sözcüğünün iki hecesi de kısa telaffuz edilir. ( )

13.

Sevgilim, hoşça kal Gidiyorum

ağlayarak usulca Üzülme ne

gözyaşını kalacak Odanda

Ne de izim

Küçük yağmur bulutuyum silineceğim

Mehmet Yaşın’ın yukarıda yer verdiğimiz “Yağmurlu Bulut” adlı şiirinde aşağıdakilerden hangisi yoktur?

A) Ünsüz türemesi

B) Ünsüz yumuşaması

C) Büyük ünlü uyumuna aykırılık

D) Ünsüz benzeşmesi

E) Kaynaştırma ünsüzü



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir