25 Mart Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Sınav Soruları / Diksiyon ve Hitabet / Diksiyon ve Hitabet Yazılısı
Yazılı Soruları ve Cevapları

Diksiyon ve Hitabet Yazılısı


Diksiyon ve Hitabet Yazılısı

1. Aşağıdakilerden hangisi diksiyon ve hitabet eğitimi alan bir bireyden beklenemez?

  1. Duygu ve düşüncelerini rahat ve etkili bir biçimde aktarması
  2. Anlatım bozukluğu yapmaması
  3. insanlarla doğru bir iletişim kurması
  4. Sesini ve bedenini uyum içinde kullanabilmesi
  5. Konuşmasını baştan sona aynı ses tonuyla sürdürmesi

2. 

Dreyfus suçsuzdur. Yemin ederim, suçsuzdur! Onun suçsuz olduğuna hayatımı, şerefimi koyuyorum! Bu ciddi, bu heybetli anda, insan adaletinin temsilcisi olan bu mahkemenin huzurunda, beyler, bütün ülkenin cisimleştiği sizlerin huzurunuzda, bütün Fransa’nın önünde, bütün dünyanın önünde, yemin ederim ki Dreyfus suçsuzdur. Kırk senelik emeklerim üzerine, bu çalışmanın bana vermiş olabileceği otoritenin üzerine yemin ederim ki Dreyfus suçsuzdur. Emeklerimle kazandığım ismim üzerine, Fransız edebiya­tının yayılmasına hizmet eden eserlerim üzerine yemin ederim ki Dreyfus suçsuzdur. Eğer Dreyfus suçlu ise, bütün bunlar unutulsun, bütün eserlerim kaybolsun! O suçsuz­dur. Herkes, meclisin iki kanadı, devlet otoritesi, en çok satılan yayın organları ve on­ların zehirledikleri kamuoyu, hepsi benim aleyhimde. Sadece ideal benimle beraber; hakikat ve adalet ideali. Fakat artık çok sakinim; muzaffer olacağım. Ülkemin, yalanlar ve adaletsizliğe kurban olmamasına azmetmiştim. Beni burada mahkûm edebilirsiniz. Ama gün gelecek, Fransa, şerefinin kurtarılmasına hizmet ettiğim için bana teşekkür edecek.

Emile Zola’ya ait yukarıdaki parça aşağıdaki hitabet çeşitlerinden hangisine örnek olabilir?

  1. siyasi
  2. askerî
  3. dinî
  4. hukuki
  5. akademik

3. 

“Topluluğa düşünce ve duygularınızı içtenlikle verdiğiniz ölçüde topluluk da size karşı aynı içtenlikle bağlanır, sözlerinizi ilgiyle dinler. Yoksa yapay, kuru sözlerinizi dinle­mez. Dinleyicileri duygulandırmak, ağlatmak için önce siz duygulanıp ağlamalısınız. Yapay bir ağlamaya da dinleyicinin duygulanması değil, kahkahalarla gülmesi gerekir.”

Nüzhet Şenbay

Yukarıdaki parçada konuşmanın hangi niteliğinin önemi vurgulanmıştır?

  1. Doğallık
  2. özlülük
  3. Akıcılık
  4. Duruluk
  5. Açıklık


4. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun sözcükleri yazınız.

  • Politikayla ilgili konularda yapılan konuşmalara …………. denir.
  • Türk edebiyatının hitabet türündeki ilk örneği 8. yüzyılda yazılan ………………………….’dir.

5. 

Ben, yaşayacağım kadar yaşadım. Fransız halkının aşağılık ve uşaklığın zilletinden kur­tularak şan, şeref ve hürriyete yüceldiğini gördüm. Halkın, ellerindeki kelepçeleri kır­dıklarını ve muzaffer elleri ile dünyaya yük olan suçlu tahtları devirdiklerini gördüm; hanedanlıktaki soysuzlaşmanın ve ihtilâlimizin ilk safhalannın görmemizi mümkün kıla­cağını pek zannettirmediği bir mucizeyi, kendisini halkın hizmetine ve eşitliğin zaferine adamış, dünyaya hürriyet sancağını ve fazilet örneklerini armağan etmeye hak kazan­mış Fransız milletinden aldığı güçle, halkın mutluluğu yolunda sağlam adımlarla hızla yürüyen bir meclisin kurulduğu mucizeyi de gördüm. Bunun içindir ki, nerede bulunur­larsa bulunsunlar bütün Fransızların, fedakârlık ve ümitler içinde yanıma gelmelerini istiyorum.

Ülkemiz, öldürücü bir tehlike içindedir. Onu kurtarmak için savaşalım.

Yaşasın Fransa

General Charles de Gaulle

Yukarıdaki parçanın hitabetin hangi bölümünden alındığı ve konusuna göre türü aşağıdakilerden hangisinde verilmiştir?

  1. Tanıtma bölümü – askerî hitabet
  2. Sonuç bölümü – dinî hitabet
  3. Tartışma bölümü – siyasi hitabet
  4. Sonuç bölümü – askerî hitabet
  5. Tanıtma bölümü – siyasi hitabet

6.

Geçen gün bir zat ile kayığa binip Dicle’yi geçmek istedik. Bu adam konuşurken o kadar çok “şey” diyor ki! Kayığa binerken, “Azizim,” dedim, “bize bir kayık yetmez, bir kayık daha tutalım.” “Neden,” dedi, “sadece iki kişiyiz.” “İki kişiyiz; ama sizin ‘eşya’nız çok!”

Bilindiği gibi “eşya” “şey”in çoğuludur. Buna göre parçada konuşan kişinin hangi özelliği eleştirilmiştir?

  1. Kendini beğenmiş biri olması
  2. Anlatımının kapalı olması
  3. Sözcüğü yanlış anlamda kullanması
  4. Telaffuz hatası yapması
  5. Asalak sözler kullanması

7. Aşağıdakilerden hangisi iyi bir konuşmacıda bulunmaması gereken özelliklerden değildir?

  1. Bilgiçlik
  2. Dedikoduculuk
  3. Kendini küçük görmek
  4. Gevezelik
  5. Tutarlılık

  1. Çiçero
  2. Halide Edip Adıvar
  3. Demosten
  4. Hamdullah Suphi
  5. Orhan Veli Kanık

8. Yukarıdaki numaralandırılmış isimlerden hangisi hitabet türündeki başarısıyla ta­nınmaz?

  1. I
  2. II
  3. III
  4. IV
  5. V

Geometri terimlerini “bizzat” Atatürk’ün Türkçeleştirdiği bilinir de bu Türkçeleştir­meyle neler kazandığımız unutulmuş gibidir. Anımsatmakta yarar var. Atatürk “Geo­metri” kitabını yazmasaydı “adlaı ve zevayaı mütesavi olan mustatil murabba” (kare) ile “mütesaviy’ül adla’yı ya da’mütevazi’ladla’yı; ‘kaim zaviyeli müselles’ (dik üçgen) ile ‘müselles-i mütesaviyü’s sakeyn’i (ikizkenar üçgen) karşılaştırıyor olacaktık. Üçge­nin alanını, ‘Tabanı ile yüksekliğinin çarpımının yansına eşittir’ yerine, ‘Bir müsellesin mesaha-i sathiyesi, kaidesiyle irtifaımn hâsıl-ı darbının nısfına müsavidir’ diye hesapla­yacaktık.

9. Yukarıdaki parçadan hareketle Atatürk’le ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söy­lenemez?

  1. Geometriye ilgisinin olduğu
  2. Dilin öneminin farkında bir önder olduğu
  3. Yeniliğe açık olduğu
  4. “Geometri” dışında yayımlanmış bir kitabının olmadığı
  5. Türkçeye, yaygın olarak kabul gören sözcükler türetecek kadar hâkim olduğu

10. Aşağıdaki seçeneklerdeki metinlerden hangisi sade bir üslupla yazılmıştır?

  1. Yıldızlar çevremde parıltılı kümeler, bilezikler ve hilaller oluşturarak saman sarısı uçsuz bucaksız bir denizde dans edip yavaşça dönüyorlar.
  2. Sanki kıyamet koptu. Şimşekler çakıyor, yıldırımlar düşüyordu. Yerle göğün birbiri­ne karıştığı koyu karanlık bir gece, gökyüzünde yangın vardı.
  3. Geniş alnına dökülen ışıltılı saçlarına, dışarıdaki denizin lavanta mavisi rengine ben­zeyen gözlerine büyük bir hayranlıkla bakan denizcilerin hiç farkında olmadan yü­rüdü.
  4. Uzun parmaklarını gökyüzüne uzattı, uzattı… Sol eli parmaklarında yıldızların en irileriyle geri dönmüştü sanki.
  5. Karşı kayaya giden dereye indik. Zahmetli bir yoldu. Çeşmenin bulunduğu yere doğ­ru tırmanıyorduk. Birinin ayağı kayşa derenin dibinde bulurdu kendini.

Büyük İskender, Doğu Akdeniz’i haraca kesen bir korsanı yakalatmış. Ağzına geleni söy­ledikten sonra korsanı idama mahkûm etmiş. Korsan soğukkanlılığını muhafaza ederek: “Eğer,” demiş, “emrimde on adam olacağı yerde bir ordu olsaydı, eğer soygun yapaca­ğım şehirlerin altını üstüne getirseydim, o zaman bana bir haydut muamelesi yapmaz, muzaffer bir komutan gibi karşılardınız.” Bu sözler karşısında Büyük İskender bu kadar ağırbaşlı bir tarzda konuşan, kellesini koltuğunun altına almayı bilen korsanı affetmiş.

11. “Dilin önemi”ni anlatan yukarıdaki parça aşağıdaki sözlerden hangisine karşılık ge­lir?

  1. Konuşmak bir ihtiyaç ama susmak sanattır.
  2. Söz bir gül ise sözün sahibi gül bahçesidir.
  3. Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı.
  4. Mutsuzlar acının diliyle anlaşırlar.
  5. önemli olan sözler değil davranışlardır.



3 Yorumlar

  1. cevapları yok mu

  2. SORULARIN CEVAPLARI

  3. lütfen acilll

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir