25 Mart Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Dumanaltı Hikaye Kitap Özeti, İncelemesi

Dumanaltı Hikaye Kitap Özeti, İncelemesi


Dumanaltı Hikaye Kitap Özeti, İncelemesi

Çoğu uzaktan ya da yakından 12 Mart dönemiyle ilgili on hikâye

• Kitaba adını veren Dumanaltı hikâyesinde, eylemci öğrencilerden Kayabaşılı Murat’ı evinde sakladığı için ihbar edilen Gülgün’ü jandarmalar ciple götürürler. Hikâyede Mihri Hala’nın bu olayla ilgili üzüntü, öfke ve şaşkınlıkla yoğrulmuş duyguları, düşünceleri, anıları anlatılır. Tedirgin başlıklı hikâyede gözaltına alınan bir kadının sıkıntılı ruhsal durumu belirtilir. Kadının herhangi bir örgüt ve siyasal akımla ilgisi yoktur. Gerçi sonunda salıverilir, ama yapılanları da unutamaz. Uzun bir hikâye olan Umut’a Tezgâh Kurmak’ta içeri düşen bir kadından söz edilir. Nesrin bir yürüyüşe katıldığından ötürü tutuklanır. İki yıl kadar yattıktan sonra aklanır. Salıverilip evine dönerken eşiyle oğlunu, konu komşuyu, anımsar, düşler kurar. Tan hikâyesinde yine bir tutuklama söz konusu edilir. Deniz kıyısında tatil yaparken polisler gelir, Özdemir’i yemek masasından alıp götürürler. Karısı Ülker önce sarsılır, sonra oğlu Tan’la eve döner. Çok kaygılıdır, fakat Tan durumu kavramıştır, annesine korkmamasını söyler. Acıyı Aşmak’ta jandarmaların vurduğu üç gençten söz edilir. Yazı deniz kıyısında kocası, çocukları ve arkadaşlarıyla geçiren bir kadın, yörede gezinirken gençleri bir ağaçlıkta görür. Birkaç gün sonra da onların tepede saklandıkları bir yaşlı ninenin evinde kıstırılarak öldürüldüklerini duyar. Gerçi onların kişiliklerini, ne yaptıklarını bilmez, ama insanları sevdiğinden olaya çok üzülür. İkircim’de biri devrimci, öbürü inançsız iki kadın arasında geçen bir telefon konuşması aktarılır. Güzin bilgili, sakin, sade bir kadındır. Zerrin ise süsüne, rahatına, çocuklarına düşkün biridir. Solculuğa da, sağcılığa da karşıdır. Bir gün Güzin’e telefon eder, ondan oğlunun tutuklandığını, kızının ise kayıp olduğunu öğrenir. Güzin’i bu yüzden avutmaya, eleştirmeye kalkışır. Fakat aldığı cevaplardan sarsılıp bozulur. Konuşmadan sonra olup bitenleri yeniden düşünür, değerlendirmeye çalışır. Kitapta 12 Mart olayının dışında kalan dört hikâye vardır. Bunlardan Dedi Ölüm Aklımda başlıklı olanda Nedret adlı sıradan bir ev kadınının büyük bir kesimi mutfakta geçen anlamsız, tekdüze yaşamı, değişiklik özlemi ve komşusuyla ilişkisi iç / dış konuşmalarla, çağrışımlı anılarla yansıtılır. Işın’da yeni yetme bir kızın yaşamı tanıma özlemi ve yolunu belirleme isteği, annesinin evde bulunmadığı bir akşam balkonda sessizce oturan babasıyla yaptığı incelikli bir konuşmayla ortaya konur. Bu konuşma hem kızın geleceğini, hem de babanın geçmişini aydınlatır. Marangozdur, Adı Ahmet Ustadır tekli iç ve dış konuşmayla, monologla kurulmuş bir hikâyedir. Başından çeşitli acıklı olaylar geçmiş bir işçinin yaşamı ile özlemlerini, karısını, üç kızını, evini çevresini anlatır. Erol Bey kitabın en uzun, en güzel hikâyesidir. Nezihe Meriç hiç görmediği bir kişinin ve ailesinin tasarımlı, kurmaca hikâyesini nasıl yazdığını anlatır burada. Boğaziçi’nde oturan Erol Bey, mirasa konar. Evde kalmış kız kardeşleriyle birlikte bir köşkte yaşar. Saygılı, kibar, yakışıklı bir İstanbul Efendisidir. İçmeyi, söyleşmeyi, hayal kurmayı sever. Evlenmeden bir bohem yaşamı sürer. Sonunda yalnız başına ölür.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir