Edatlar İlgeçler Nedir Konu Anlatımı Özellikleri Örnekleri Soruları

Edatlar İlgeçler Nedir Konu Anlatımı Özellikleri Örnekleri Soruları

EDATLAR (İLGEÇLER)

Edatlar, tek başlarına kullanılmayıp sözcükler arasında çeşitli anlam ilgileri kuran ve kendinden önceki sözcükle birlikte edat grubunu oluşturan sözcük türüdür.

Edatlar şunlardır:

Gibi, göre, kadar, dair, değin, dek, denli, için, üzere, beri, diye, değil, mi, sanki, sadece, …e karşı, …e karşın, …e doğru, …e rağmen, …den dolayı, …den ötürü, …den başka, …den önce, …den sonra …

 

EDAT ÖRNEKLERİ

Duyduğuma göre yeni bir ev almışsın.

Okumak için köyden ayrıldı.

Dünya kadar borcu vardı.

Yaşama dair sözler söylüyor.

Uyuyana dek/değin onun yanında bekledim.

Bu denli çalışman sağlığını bozabilir.

Sabahtan beri seni bekliyorum.

Sınavı kazanacağım diye gece gündüz çalıştı.

Parasında değilim dedim ya!

Dışarıda bekler misiniz?

Buna rağmen Ali Bey’e hak verdik.

Sözlerimden dolayı/ötürü özür dilerim.

Soruları söyleşiden sonra yanıtlayacağız.

Yemekten önce ne içersiniz?

Sadece bir kişilik yerimiz kaldı hanımefendi.

Apartmanda sanki kimse yoktu.

Ders çalışacak diye televizyonu bile açmıyoruz.

NOT

Edatlar cümle içinde çeşitli görevlerde bulunabilirler.

Edat grubu cümle içinde zarf veya sıfat görevlerinde i    bulunabilir.

Duygularım su gibi taştı, (zarf)

Gül gibi kırmızıydı yanakları, (sıfat) i

Peri kadar güzel bir kızdı, (zarf)

Kendini kuşlar kadar özgür hissediyordu,   (zarf)

Edat grubu ad çekim eklerini alarak, cümle içinde özne, nesne, tümleç veya yüklem görevlerinde kullanılabilir.

Onun gibilerini çok iyi tanırım.

Senin gibilerden korkulur.

EDAT İLGEÇ SORULARI VE CEVAPLARI

SORU

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde edat grubu yüklem görevindedir?

A) İngilizceyi öğrenmek için kurslara katıldı.

B) Uyandığımda sabah olmak üzereydi.

C) Gazeteci yazdıklarından ötürü özür diledi.

D) Ona göresini bir türlü bulamadık.

E) Dedikoduları onun gibiler çıkarır.

CEVAP

Edat grubu A’da ve C’de zarf tümleci; D’de belirtili nesne, E’de özne, B’de ise yüklem görevinde bulunmaktadır. Doğru seçenek B’dir.

Doğru (-e doğru):

“Doğru” sözcüğü kullanıldığı yere göre edat, sıfat, zarf veya isim görevlerinde bulunabilir.

 Akşama doğru yürüyüşe çıkalım diye kararlaştırmıştık.

Bu iş için doğru zamanda harekete geçmelisin,    (sıfat)

Lütfen doğru konuş diyorum sana, (zarf)

Doğru, kişiden kişiye, toplumdan topluma değişir, (isim)

Karşı (- a karşı):

“Karşı” sözcüğü “e karşı” kalıbıyla kullanıldığında edat; ismi nitelediğinde sıfat; tek başına kullanıldığında ise isim olur.

Haksızlıklara karşı mücadele eden biriydi, (edat)

Karsı kaldırımda bir mağazaya girdi, (sıfat)

Karşıya geçmek için bir müddet bekledi, (isim)

SORU            

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde “karşı” sözcüğünün işlevi ötekilerden farklıdır?

A) Karşı apartmanın görevlisine birkaç soru sordu.

B) Bodrum’a karşı bir zaafı olduğu hemen anlaşılıyordu.

C) Askerler savaşta karşı cepheye geçmişti.

D) Karşı pencereden bir ip aşağı sarkıyordu.

E) Çocuk karşı binanın kapısında bekliyordu.

CEVAP

“Karşı” sözcüğü, A seçeneğinde “karşı apartman ; C seçeneğinde “karşı cephe”; D seçeneğinde karşı pencere , E seçeneğinde “karşı bina” şeklinde isimlerden önce gelerek sıfat olmuştur. Buna karşın B seçeneğinde “Bodrum’a karşı” ifadesiyle “-e karşı” edatı olarak kullanılmış; kendinden önceki sözcükle birlikte, edat grubunu oluşturmuştur. Doğru seçenek   B’dir.

Başka (-den başka):

“Başka” sözcüğü “-den başka” kalıbıyla kullanıldığında edat; ismi belirttiğinde sıfat; fiili nitelediğinde zarf; yalın hâlde veya isme geien eklerle kullanıldığında ise zamirgörevinde olur.

 

Bu evden başka bir evimiz daha vardı bu bölgede.(edat)

Başka işlerle de uğraştı son birkaç yılda, (sıfat)

Her gün başka konuşuyorsun, (zarf)

Başkasına söyleme bunu, olur mu ? (zamir)

SORU

“Başka” sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde edat görevinde kullanılmıştır?

A) Başka memleketlerden gelen arkadaşlarımız vardı.

B) Başka bir sorunuz varsa, onu da alalım lütfen.

C) Telefonla konuştuğum kişi başkasıydı.

D) Toplantıda başkaları da konuştu.

E) İnsanı yormaktan başka bir faydası yok.

CEVAP

A’da” başka memleketler”, B’de “başka bir soru” şeklinde belgisiz sıfat görevinde kullanılan “başka” sözcüğü, C ve D’de belgisiz zamir olarak kullanılmıştır. E’de ise “-den başka” kalıbıyla edat görevinde kullanılmıştır. Doğru seçenek E’dir.

Mi:

“Mi” edatı kendinden önceki her sözcükten her zaman ayrı yazılır:

Onunla konuştun mu?

“Mi” edatının üzerine kişi ve zaman ekleri gelebilir:

Benimle gelir misiniz?/ Burada hiç kalmış mıydınız?

 

Değil:

“Değil” edatı tek başına yüklem olmaz. Kendinden önceki sözcük veya sözcük grubuyla birlikte yüklem olur.

Hayat, kolay değil.

Bir karar aldık, sözümde durmayacak değilim.

 

İle:

“İle” sözcüğü cümle içinde “araç” veya “birliktelik” an­lamlarında kullanılmışsa edat; “ve” görevinde kullanılmışsa bağlaç işlevindedir.

Arkadaşımla otururken annem telefonla konuşuyordu. (edat)

Sınav başlamadan önce kitaplarla defterleri sıralardan kaldırdık, (“ve” anlamında bağlaç)

SORU

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde “ile’nin görevi ötekilerden farklıdır?

A) Çocuk bir süredir oyuncaklarıyla oynuyordu.

B) Otobüs ara yola sapıp hızla ilerledi.

C) Küçükken en çok bisikletlerle ödüllendirilirdik.

D) Bilgisayarla televizyon çağımızın en önemli araçlarıdır.

E) Öfkeyle kalkan zararla otururmuş, unutma sakın.

CEVAP

Cümlelerde kullanılan “ile”nin türünü bulabilmek için yukarıdaki taktiği hatırlayalım: “ile” nin yerine “ve” getire- biliyorsak bu sözcük bağlaç, getiremiyorsak edattır. 0 halde bu taktiği seçeneklere uyguladığımızda doğru seçeneğin D ol­duğunu görürüz.

NOT

“Ancak” sözcüğü “olsa olsa, sadece, en fazla” anlam­larında kullanıldığında edat; “ama, fakat” anlamlarında kullanıldığında ise bağlaç görevinde bulunur.

Bu konuda bana ancak sen yardım edebilirsin.

                          Edat

                        (sadece)

Sorulardan ancak on beşini doğru cevaplayabildim.

                   Edat

Kadın ancak otuz yaşlarındaydı.

          Edat

        (en fazla,olsa olsa)

 Soru

Ancak” sözcüğü aşağıdakilerden hangisinde ötekiler­den farklı görevdedir?

A) Beni ancak sen anlarsın, demiştin.

B) Oğluna ancak biraz harçlık verebiliyordu.

C) Okula ancak otuz dakikada ulaşabiliyorum.

D) Sorulan sordu ancak kimseden cevap alamadı.

E) Bu soruyu ancak sen çözebilirsin.

CEVAP

“Ancak” sözcüğü “sadece” anlamında kullanılmışsa edat; “ama, fakat” anlamında kullanılmışsa bağlaç görevinde bulunur. Başka bir deyişle cümlede kullanılan “ancak” sözcüğü yerine “fakat”ı getirebiliyorsak o cümlede kullanılan “ancak” sözcüğü bağlaç; getiremiyorsak edattır. Bu bilgiye göre cümlelere yerleştirdiğimiz “fakat” sözcüğünü “ancak” yerine sadece D seçeneğinde kullanabiliyoruz. 0 halde D seçeneğinde kullanılan “ancak” sözcüğü bağlaç, diğer seçeneklerdekiler ise edattır. Doğru seçenek D’dir.

 NOT 

“Yalnız” sözcüğü “sadece, tek” anlamındaysa edat;    

“ama, fakat” anlamındaysa bağlaç görevinde olur.

Yalnız senin bahçende açmaz çiçek, (“sadece” anlamında edat)

Bu karara yalnız ben sevinmiştim, nedense? (“sadece” anlamında edat)

Gemiye bindim yalnız etrafta tanıdık birine rastlayamadım. (“fakat” anlamında bağlaç)

DİKKAT

Yalnız” sözcüğü ismi niteliyorsa sıfat; fiili, fiilimsiyi niteliyorsa zarf; genellikle isim çekim ekleri aldığında ise ad görevinde bulunur.

Yalnız insanların sevgiye muhtaç olduğunu söylü­yordu. (ismi nitelediği için sıfat)

Uzun zamandır yalnızdı sanıyorum.(isim)

Yalnız yürümek her zaman hoşuma gitmiştir, (fiilim­siyi nitelemiş zarf)

SORU

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde “yalnız” sözcüğü edat görevindedir?

A) Geceleri sokakların yalnız adamıydım.

B) Yalnız kaldığı günlerde korkardı akşamlardan.

C) Yalnızdık köşe başlarında, kalabalığın içinde.

D) Biliyorum yalnız anlatamıyorum, diyordu.

E) Mezun olduktan yalnız bir ay sonra iş buldu.

CEVAP

“Yalnız” sözcüğü, A seçeneğinde “yalnız adam” tamlamasıyla sıfat görevinde; B’de “yalnız kalmak” şeklinde fiilimsiyi nitelediğinden zarf görevinde; C’de isim; D’de “fakat” anlamında bağlaç görevinde kullanılmıştır. E seçeneğinde ise “sadece” anlamında kullanıldığından edat görevindedir. Doğru cevap E’dir.

DİKKAT

“Tek” sözcüğü “sadece” anlamındaysa edat

görevindedir. Ancak kullanıldığı yere göre isim, sıfat veya zarf görevlerinde bulunabilir.

Tek yüzünü göreydim, bahtım siyah olaydı, (sadece anlamında edat)

Sana tek sözüm var: Şu dünyada kimseyi kırma!

        (sıfat)

Tek gitmek istemediğini söyleseydin, birini seninle yollardım, (zarf)

Ayakkabının tekini koltuğun altına saklamış, (isim)

“Bir” sözcüğü de “sadece” anlamındaysa edattır.

Bir seni sevdim, tek mevsimlikmiş ah geçiverdi!


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. EŞREFPAŞA LİSESİ dedi ki:

    Bilginizle aydınlanıyoruz,bu nitelikli çalışmalarınızın devamını bekliyoruz.

BİR YORUM YAZ