? Sessiz Tango Kitabının Özeti | Evvel Cevap
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Erkan Sarıyıldız Sessiz Tango Kitap Özeti

Erkan Sarıyıldız Sessiz Tango Kitap Özeti

Erkan Sarıyıldız Sessiz Tango Kitap Özeti

“Sessiz Tango” Destek Yayınlarından 2016 yılında çıkan 400 sayfalık bir roman. “Sessiz Tango” yazarı Erkan Sarıyıldız Türk Edebiyatının gelecek vadeden yazarlarındandır. Erkan Sarıyıldız “Sessiz Tango” romanında Ayşe’nin karşısına çıkan yol ayrımlarını ve Ayşe’nin kaderi ile çılgınca dans ettiği kendini yeniden yarattığı müthiş bir hikayeyi anlatıyor.

Erkan Sarıyıldız Sessiz Tango kitabı tavsiye ettiğimiz kitaplardandır. 

“Sessiz Tango” kitabından küçük bir bölüm

********************

Ayşe bugüne kadar hep kendinden kaçtın zaten, dedi. Ay­naya bak ve söyle, kendini seviyor musun, senin için o kadın değerli mi, kendine kızıyor musun söyle?

– Sus, lütfen sus, sus sus.

Ayşe gözlerini açtı ve ayağa kalktı. Gözyaşları kontrol ede­mediği bir şekilde akıyordu ve odadan kaçıp gitmek istiyordu. Suat bütün bu gerilime rağmen karşısında sakin bir şekilde otu­ruyordu. Suat’ın sakin oturuşu onu daha da sinirlendiriyordu.

-Ne yapmaya çalışıyorsun, neye varacağını zannediyorsun? Karşında ağlayan birisini görmek seni niye rahatsız etmiyor? Canım acıyor anladın mı, canım acıyor.

Suat sakin ve huzurlu duruşunu koruyarak:

– Bugüne kadar hiç yapmadığın bir şeyi yapmana yardım­cı oluyorum sadece, dedi. Kendin hakkında düşünmene. Sana biraz önce bir şey söylemiştim hatırla. “Hayat senin kendin ile ilişkinin yansımasıdır.” Hayatını ve yaşadıklarının nedenlerini anlamak istiyorsan önce kendinle ilgili oluşturduğun resmini ortaya koymalıyız. İnsanoğlu kendini korumak için içindeki acılarıyla, sıkıntılarıyla yüzleşmek istemez, bunda da haklı­dır aslında. Bu ateşi görüp ona dokunmaktan korkmaya ben­zer. Dış ortamdaki zararlı şeylerden korunma refleksini kendi içindeki ateşlerle aynı kefeye koymak bir yanılgıdır ama kaç veya savaş adlı ilkel refleksimiz dış ateşle iç ateşi ayırmadan tetiklenir. Sana şunu söyleyeyim ki içerideki ateşlerin istisna­sız hepsi, dokunduğun anda iyileşmeye başlar. Yok saydığında veya görüp kaçtığında ise bütün benliğini içten içe yakmaya devam eder. Bir şey daha söyleyeyim ki bu ateşlerin çoğu da bizim hikâyelerimizdir, yanlış algımızdır veya yanlış inanışımızdır. Ama uzaktan baktığında koskoca bir orman yangını gibi görünürler. Şu anki tepki bu orman yangınını gördüğün için. Burada seçimin devreye giriyor. Bugüne kadar yaptığın gibi orada ateşler yansın ama ben üstüne örtüler örteyim, fark…

********************



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir