Ana Sayfa / Edebiyat / Yeni Türk Edebiyatı / Erkekler Arasında Tiyatro Oyunu

Erkekler Arasında Tiyatro Oyunu

Erkekler Arasında Tiyatro Oyunu

Eser, bir perdelik komedidir. Ömer Lütfi eserinin başında içerik hakkında bazı açıklamalarda bulunmuştur. Tesettür kelimesi ile eseri arasında bir bağ olduğunu, bazı erkeklerin çok kaba olduğunu ve nerede nasıl davranması gerektiğini bilmediklerini, bu yüzden komik hallere düştüklerini iddia ettikten sonra, onların bu halde olmalarının bir sebebi olarak kadınların tesettürlü olmaları ve her mekânda bulunmamalarını göstermektedir. Nezaketten yoksun olan bazı erkeklerin bazı mekânlarda, kadınlarla aynı ortamı paylaşmamasından doğan münasebetsizlikleri dile getirmektedir.

Ömer Lütfi, bütün erkekleri kastederek “biz oldukça hatırı sayılabir derecede kaba adamlarız. Şakalarımız hep bayağıdır, kabadır.” Kadınların evlerde kapalı mekânlarda bulunmasından şikâyetçi olan Ömer Lütfi,bundan dolayı sohbet meclislerinde konuşmalara dikkat edilmediğine, meclislerin nezaketsiz sözler ve şakalarla doldurulduğuna dikkat çeker. Eğer bu mekânlarda kadınlar da bulunsa, ister istemez oturuşa kalkışa dikkat edileceğinden elbisenin duruşundan, şakaların
seviyesine kadar her şeyin değişeceğinden bahseder. Ona göre kadınların bulunacağı mekânlarda musikiye, edebiyata ilgi artacaktır.

Ömer Lütfi, komedisinde, Anadolu’da bir mekâna ait erkek meclisini gösterirken rakı sofrasından sahneler sunar. Bu mekândaki kişilerin konuşmalarından, eğlence tarzlarından, ilgi alanlarından kesitler vererek bu meclisler hakkında düşündüğü genel intibaları okuyucuya aktarır. Oyununda canlandırdığı kişilerin gerçek hayatta temsil ettiği kişilerden daha terbiyeli olduğunu, gerçekte böyle kişilerin daha düşük seviyeli bir şekilde meclislerde boy gösterdiğini ifade ederek, okuyucuyu, bu mesele üzerinde düşünmeye çağırır.

Ömer Lütfi, eserinde vak’anın geçtiği yerin ismini vermek yerine onu saklamayı tercih etmiş ve ondan (K) olarak bahsetmiştir. Oyunda bir erkek meclisi anlatıldığından bütün şahıslar erkektir. Şahısların özellikleri şöyledir:

Hüseyin Efendi: Meclis idare baş katibi, otuz beş yaşında, eğlenceyi sohbeti çok seven, temiz kalpli, bilgisi sınırlı biridir.

Nafiz Bey: Otuz sekiz yaşlarında, kâtip, edebiyattan ve kitâbetten anlayan, kimseye zarar vermeyen, kendi halinde bir adamdır.

Nikolaki Efendi: Kırk yaşlarında bir adamdır.

Esad Bey: Mülkiye Mektebi mezunlarından, K vilâyetinde memurluk yapan, mağrur, müstebid bir gençtir.

Tevfik Bey: Yirmi üç yaşında saf biridir.

Şerif Bey: Otuz beş yaşlarında, K vilâyeti eşrafındandır.

Servet Bey: Yirmi sekiz yaşında, çok iyi bir tahsil görmüş, ağır bir delikanlıdır. Panayot Efendi: K vilâyeti tüccarlarındandır.

Râmiz Efendi: Kırk iki yaşında, dostluğuna güvenilmeyen, amirlerine dalkavukluk etmeyi iyi bilen biridir.

Hacı Ali Efendi: Durumuna göre davranan icabında mutaassıb, icabında rind-meşreb; dostluğu sevilmez bir softadır.

Ahmed Efendi: Elli beş yaşında, tam bir rid-meşreb,bektâşi, sarhoş olduğu zamanlarda gayet asabi biridir.

İzzet Efendi: Kırk beş yaşında K vilâyetinde memurluk yapan namuslu bir memurdur.

Hayri Efendi: Kırklı yaşlarda, Rum ili muhacirlerinden, çocuk tabiatlı bir adamdır. Agop Efendi: Otuz beş yaşında tiyatroda ehemmiyetsiz biri olarak görülmektedir. Dimitri Efendi: Nikolaki Efendi’nin yeğeni olup, on sekiz yaşında ve tiyatrodaki en küçük şahıstır.

Tiyatroda bu kişilerin dışında uşaklar ve kemancılar görev almaktadır.

Bir rakı meclisinde buluşan bu oyuncular, farklı mizaçlara sahip olmalarına rağmen eğlenceye düşkünlükleri onların temel ortak noktalarıdır. Ömer Lütfi, toplumda gördüğü aksaklıkları, tezatları özellikle erkekler arasındaki olumsuz halleri canlı bir şekilde eserinde yansıtmıştır. Eserde olmayacak işler yapan kişilerden serserilere, saf masum kişilerden, insani özelliklerini kaybedip yalnız yiyip içip eğlenmek için yaşayanlara, takiyyecilerden, sarhoş ve ayyaşlara kadar, her tür tipte erkeği görmek mümkündür. Böylece Ömer Lütfi, erkeklerin dünyasında olumsuz ve aksak yönleri ortaya çıkartmak istemiştir.

Eğlence meclisinin kurulmaya başlanması sahnesi ile perde açılır ve teker teker özelliklerini saydığımız şahısların meclise gelmesi ile oyun devam eder. Rakı meclisinde görülen durumlar ve konuşmalar ile meclistekilerin sarhoş olması kendilerinden geçecek hale gelmeleri ile oyun son bulur.

Eserde dikkati çeken bir nokta müslümanlar ve Ermeniler arasında karakter hal ve tavırlar açısından gösterilen zıtlıklardır. Burada Hacı Ali Efendi, bir yandan riyâkar ve hileci içki meclisine en düşkün tip olarak çizilirken; bir yandan da insanlara dini vaazlar vermeye çalışan, sarhoş halde namaz kılmak isteyen biri olarak gösterilir. Ermeniler ise gece hayatına bağımlı olmayan, eşleriyle ilişkileri iyi olan, hanımlarına nazik davranmayı bilen kişiler olarak çizilmişlerdir. Mecliste argo ve seviyesiz cümleler sık sık kullanılırken gerçek hayatta bunların değişmesi gereken özellikler olarak gösterilmesi önemlidir.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir