23 Mart Perşembe 2017
Ana Sayfa / Türküler / Esemoğlu Türküsü Hikayesi Sözleri Notaları

Esemoğlu Türküsü Hikayesi Sözleri Notaları


 

Esemoğlu Türküsü Hikayesi Sözleri Notaları

Esemoğlu Türküsü Hikayesi 

Yöresi: Şanlıurfa/Kısas

İki sevdalı gencin acıklı hikâyesidir “Esemoğlu” ağıtı.Şanlıurfa’nın köylerinin birinde üç erkek kardeş yaşamaktadır. Birinin üç kızı bir oğlu, diğerinin üç oğlu ve Ağyar isminde bir kızı, bir diğerinin ise Rüstem adında tek bir oğlu vardır.Bu çocuklar büyür evlenme çağlarına gelirler. Derken üç erkek kardeş, amcası kızlarını Allah’ın emriyle ister. Kızların ağabeyi de amcası kızına sevdalı olduğu için “Ben de bacınızı Allah’ın emriyle istiyorum” der. Böylece her iki taraf için söz kesilir, nişan yapılır. Bir müddet sonra düğün yapılır. Önce üç erkek kardeş, amcası kızları ile evlenirler. Aradan bir müddet geçer evlenme sırası diğer tarafa gelir. Fakat amcasıoğulları sözlerinden cayarak, Ağyar adındaki bacılarını vermek istemezler. Delikanlı ne kadar yalvarıp yakarırsa da kabul etmezler. Zorla almak istese de gücü yetmez. Ancak sevda bu, gönül ferman dinlemez. Amcası kızını kaçırmaktan başka çaresi yoktur.Delikanlı uygun bir zamanı bekler ve bir gece nişanlısı Ağyar’ı kaçırır. Sığınacağı kişi de o muhitte bir bey olan bilinen Esemoğlu’dur. Saatlerce süren yolculuktan sonra Esemoğlu’nun konağına varırlar. “Tanrı misafiriyiz ” deyip konağa girerler. Esemoğlu’nun adamları gençleri karşılar, Kızı, hanımların olduğu harem bölümüne, genci de Esemoğlu’nun yanma götürüler. O devirde Tanrı misafirine üç güne “kadar “Nerden gelip nereye gidiyorsun?” diye sorulmadığı için üç gün böylece geçer.Bu arada Esemoğlu, haremde misafiri olan kızı görür. Görür görmez beyninde şimşekler çakmaya başlar. Kız güzel mi güzel. Aym ondördü gibi. Kızın güzelliği karşısında fikrini bozar. Gencin yanma gelerek sorar. “Artık sorma vakti geldi delikanlı, anlat bakalım derdini, niçin geldin?” Genç, başmdan geçen olayı bir bir anlatmaya başlar ve sonunda “Senin ocağına düştüm” der.Aslında Esemoğlu kızı görür görmez kararım çoktan vermiş. Hemen adamlarına emreder. Delikanlıyı bir odaya hapseder. Arkasından kızın yanma giderek kıza sahip olmak ister. Kız ağlayıp dirense de baş edemeyeceğini anlar ve biraz zaman kazanmak için Esemoğlu’na bir şart koşar. “Bana 40 gün zaman tam, sonra gönül rızamla sana varayım” der. Esemoğlu kabul eder. Bu arada Esemoğlu kızın nişanlısını asarak öldürür.Kız kendini Esemoğlu’na teslim etmemeye kararlıda’. Esemoğlu’na varmaktansa ölmeyi tercih edecektir. Bu nedenle intihar etmek üzere bir bardak zehir ve bir ustura temin eder. İçinde yine kurtulma ümidi olduğu için 40 günün geçmesini bekler. Bir gün köylerde eşya satan bir çerçinin konağın önünde ” boncuk satarım cıncık satarım” diye bağırdığım duyar. Usulca çerçinin yanma gider. Boynundaki altınları çerçiye vererek başından geçenleri kısaca anlatır ve derki: ” Bu altınlar senin olsun, buradan doğruca Tektek Dağları’na git. orada eşkıyalarm başı olan Rüstem’i bul, o benim amcamoğludur. Başımızdaki bu olayı ona anlat 40 gün bitmeden gelip bizi kurtarsın”. Çerçi bir an önce Tektek Dağlarına varmak için oradan ayrılır.Rüstem kanlı olmuş, dağlara çıkmış azıh bir eşkıyadır. Adamlarıyla birlikte dağda kalmaktadır. Çerçi, verilen adrese doğru gece gündüz demeden atmı hızla sürer ve Tektek Dağlarında Rüstem’i bulur. Olanları anlatır. Anlatılanları duyan Eşkıya Rüstem beyninden vurulmuşa döner. Zaman geçirmeden adamlarını toplar, atlarına atlayıp yola koyulurlar. Ver elini Esemoğlu’nun konağı…Durmadan at sürerler ve konağa ulaşırlar. Konağın yakınında bir yerde pusuya yatıp, oradan geçen bir çobandan olup biteni sorarlar. Çoban “Bundan 40 gün evvel ağamın konağına bir kız bir erkek gelmişti. Esemoğlu, kıza sahip olmak için o genci astı. Kızda Esemoğlu’na teslim olmamak için zehir içip boynunu ustura ile keşti. Böylece ikisi de öldüler.” deyince. Rüstem “Eyvah! yetişemedik ” der ve arkadaşlarına dönüp “Bu konakta hiçbir canlı kalmayacak! Konağı ateşe verin ” diye emir verir. Rüstem, ayrıca konağa seslenerek: “Ey Esemoğlu! Hangi kitapta vardır yanına sığman misafirini öldürüp, namusuna tecavüz etmek, konağından çık seninle erkekçe hesaplaşalım.” Tabi Esemoğlu cevap vermeyip, dışarıya da çıkmıyor. Rüstem, adamlarıyla birlikte basıyor kurşunları. İçeride hiçbir canlı kalmıyor, ortalığı cehenneme çeviriyorlar. Esemoğlu’nu öldürüp konağı ateşe veriyorlar. Böylece amcasıoğlu ve amcası kızının intikamını alıyor.Bu olay üzerine “Esemoğlu” adlıyla yakılan ağıt o günden bu güne halk arasında söylenmektedir.

Esemoğlu Türküsü Sözleri 

Şaştım ya İlâhi, yâr ben de şaştım

Ağyar’ı aldım da dağlardan aştım

Esemoğlu derler koluya düştüm

Esemoğlu isen sen kurtar bizi

***********

Esemoğlu derler geldik yanıya

Yakışır mı şerefine sanıya

Sığınmıştık seni köşk konağıya

Asıyorlar beni kömür gözlüm sen ağla.

*********

Atımı bağladım bir tel bostana

Haber edin Emmimoğlu Rüstem’e

Bilmem Esemoğlu bizden kastın ne

Asıyorlar beni Rüstem beyim gel yetiş

*********

Binse idim kır atımın üstüne

Beşli martinimi alsaydım destime

Esemoğlu senin gibi elli kişi gelemezdi üstüme

Asıyorlar beni kömür gözlüm sen ağla

**********

Esemoğlu, sen ağasın sen beğsin

Sırtımın üstünde bir karlı dağsın

İsterisen bağında bülbüller ötsün

Neyleyim gonca gülüm solduktan sonra

Esemoğlu Türküsü Notaları




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir