21 Ocak Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Sorularınız / Esrarengiz Yeraltı Krallığı Agarta İnsanlığa Yol Göstermek Adına Belli Çağlarda Dünya Yüzüne mi Çıkıyor
Ödev Soruları

Esrarengiz Yeraltı Krallığı Agarta İnsanlığa Yol Göstermek Adına Belli Çağlarda Dünya Yüzüne mi Çıkıyor

Esrarengiz Yeraltı Krallığı Agarta İnsanlığa Yol Göstermek Adına Belli Çağlarda Dünya Yüzüne mi Çıkıyor

Anlamı Sanskritçede “ulaşılamayan, her şeyden korunmuş” demek olan Agarta, sanki içerdiği anlama uygun bir manyetik örtüyle peçelenmiştir.

Himalayaların zirveleri, dar dağ geçitleri, Göbi çölü, Amu deryası, İguazu şelaleleri, Sfenksin pençesi, Kapadokya, Dalyan ve Türkiye sınırlarında daha pek çok yer, kuzey ve güney kutuplarında gözden ırak geçitler, New York, Prag, Namibya, İngiltere, İtalya ve neredeyse dünyanın her yeri efsanevi ülkeye açılan kapıları mı barındırıyor? Dünyada pek çok giriş kapısı olduğu söylenen ve hatta bulunması için NASA’nın uzaydan araştırma programlarına dâhil edilen Agarta krallığı nerede? Agarta hayalî bir cennet mi, yoksa gerçek mi?

Esrarengiz kayıp kıtalar; Mu ve AÜantis’in iyi yürekli çocukları tarafından kurulduğu söylenen Agarta krallığı, dünya üzerinde barış hâkim olunca ortaya çıkacak mı? Söylenti olmayan ilk yazılı Agarta bilgilerini Marki Saint Yves D’alveydre’den alıyoruz. Kendisi 19. yüzyılda tarikatının kendisine verdiği izinle bir kitap yazarak efsaneyi doğrular. Ancak fazlaca bilgi açıkladığı için kitap yok edilir. Yine de geriye epeyce bilgi kalmıştır. İkinci kaynak ise Rus profesör Ferdinand Antony Ossendovski’nin “İnsanlar, Hayvanlar ve Tanrılar” isimli 1924 yılında yazdığı kitabıdır. Bu kitaplarda oyuk bir dünyanın varlığından söz edilir.

İçinde okyanusları, dağları ve olağan dışı manzaraları ile her daim aynı sıcaklıkta olan bir cennet tasviri yapılır. Hatta güneşi bile vardır bu iç dünyanın. Jules Verne’in “Arzın Merkezine Seyahat” kitabının en büyük ilham kaynağıdır Agarta söylenceleri. Peki, Agarta’nın kapıları “açıl susam açıl” emrini mi bekliyor? Yoksa Agarta’nın kapıları gözümüze değil de, aklımıza mı açık?

Büyük ışık imparatorluğunun yeryüzündeki kapılarının sadece ruhsal kıvamı tutturan ermiş ve bilgelere açık olduğu rivayet edilir. Ama buraya sadece liyakat sahiplerinin değil, gösterilen hoşgörü sonucu ara sıra gezginlerin ve maceraperestlerin de yolu düşmüştür. Yine de Agarta’yı herkes göremez, oraya herkes gidemez. Orası dış dünyada alışık olduğumuz bir yaşam modelini barındırmaz. Orada barış ve aşk vardır, orada bilge

varlıklar yaşarlar, oradan dünya izlenir ve dünyaya nasıl yardımlar yapılacağı bilgeler meclisi tarafından kararlaştırılır. Dünya insanının yaydığı toplam enerji seviyesinin evrensel dengeye, ahenge uyup uymadığı gözlemlenir. Ve dünyanın gidişatına çok mecbur kalınmadıkça asla müdahale edilemez. Çünkü insan düşe kalka erginleşmeli ve kozmik camiadaki yerini kendi deneyimleriyle edinmelidir. Rivayetlere göre, tarihin birçok döneminde Agartalılar yeryüzüne çıkarak insan ırkına yol göstermişler ve insan soyunu yok olmaktan kurtarmışlardır. İşte söylenceler Agarta krallığının böyle bir misyonu olduğu yolundadır. İnka uygarlığının kurucusu Manco Cabac’ın buradan geldiğine inanılır. Aslında tek bir kişi olmasına rağmen Güney Amerika uygarlıkları tarafından farklı isimlerle anılan Viraccoha, Kukulcan ve Quetzalcoatl’de yerlileri eğitmek için görevlendirilen birer öğretmendirler. Mu ve Atlantis kıtalarının batışından sonra dünyanın içinde bir ışık medeniyeti kurarak buraya yerleştiğine inanılan bilge kişiler, dünya üzerindeki bilinen uygarlıkların kurulmasında da rol oynarlar. Mısır uygarlığında başrahip Osiris, Thoht ve diğer ünlü tanrı isimleri aslında evrensel üstatların dünya içi medeniyetlerindeki varlıklarıdır.

Orası “Dünyanın Kalbi”, “Yüceler Ülkesi” ve “Işık İmparatorluğu” olarak anılan bir yerdir. Ve yöneticisi “Dünyanın Kralı” olarak tasvir edilir. Agarta hakkında bilinenler şimdilik bunlar. Belki nesilden nesle aktarılan bir efsanedir Agarta, belki de dış duyularla algılanamayan bir gerçekliğin sırlarla dolu bir tasviri. Bugüne dek hep merak edildi, bundan sonra da insanların merak hissini tahrik eden bir gizem olmayı sürdürecek gibi…


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir