Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Feyzan Aksan Andon Usta’nın Saatleri Kitap Özeti

Feyzan Aksan Andon Usta’nın Saatleri Kitap Özeti


Feyzan Aksan Andon Usta’nın Saatleri Kitap Özeti

“Andon Usta’nın Saatleri” 2016 yılında Lal Yayınevinden çıkan 400 sayfalık bir kitap. “Andon Usta’nın Saatleri” kitabının yazarı Feyzan Aksan. “Martılar Özgürdür” adıyla tanınan Feyzan Aksan’ın son kitabı “Andon Usta’nın Saatleri” akıcı bir dille kaleme alınmış. Roman bizi 1950’li yılların Heybeliada’sına götürüyor. Rum genci Niko ile Müslüman kızı olan Nihal arasındaki imkansız aşk anlatılıyor. Kitabı okurken mübadele zamanında yaşanan acıları, varlık vergisini, farklı milletten olan insanların nasıl anlaşabildiği ve kader birliği yaptığını, aşkı görüyoruz.

Feyzan Aksan “Andon Usta’nın Saatleri” kitabı tavsiye ettiğimiz kitaplardandır. 

Andon Usta’nın Saatleri kitabından küçük bir bölüm

********************

Andón Usta’nın Saatleri

Beliren yorgunluk İlleri gönç kızın keyfinin pek yerinde olmadığını açıkça belli ediyordu,

Sabah neşeli bir şarkı söyleyerek odasının perdelerini açan İkbal’e hakan Nihal, bu şarkının kötü bir günün başlangıcı olacağını hiç tah­min etmiyordu,

“Sabah şerifler bayır oksun Nihâi, Bugün mektebi astın bakıyorum. Uykudan kendini alanındın mı?”

“Hayır olsun İkbal ablam

O sırada kapısı aralanıp iki tane baş içeri uzanmıştı. Bunlar İclal ve Gültendi,

“Kalk bakalım tembel, misafirlerimiz var.”

Nihal şaşkınlıkla doğrulduğu yatağında, sersem sersem onlara bakakalmıştı. Sabahın köründe Gülten’in adada ne aradığını düşünür­ken, kızları kenara iten Nuriye Hanım elindeki bastonu sallayarak odaya girdi.

“Gelinlik bir kızın bu saate kadar uyuması görülmüş şey değil. İk­bal hemen Nihal’e bir bardak ıhlamur getir. İki halka da patates kesi- ver de gözlerine bağlayalım. Bütün gece ayağında bebek sallamış gibi gözlerinin altı kararmış. Allah’ım şimdiki kızlar…!”

Genç kız iyice afallamıştı. Gözlerini iri iri açarak yardım ister gibi İkbal’e baktı.

“Neler oluyor?”

İkbal genç kızın yanına ilişirken Hala Hanım söylenmeye devam ediyordu.

“Bak şu densize! Hoş geldiniz deyip ayağa fırlayacağına, el öpece­ğine… Fesuphanallah!”

Nihal’in okulu ihmal etme gibi bir huyu olmadığı için bu şaşkın hali İkbal’i de telaşlandırmıştı.

“Hala Hanım doğru söylüyor. Yoksa hasta mısın? Kırıklığın yoktur inşallah!”

Kapıya yaslanmış alaylı bir tavırla kendisini süzen İclal ve Gülten kıkırdayarak dışarı kaçınca bir şeyler döndüğünü anlamakta gecik­medi Nihal. Nuriye Hanım’ın da halinde bir tuhaflık vardı.

“İkbal sen ortalık işini bunlara bırak ve çarşıya in. Biraz badem şekeri, likör filan al. Likör içerler herhalde. Rakı sofralı davetler ver…

********************




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir