15 Ocak Pazar 2017
Ana Sayfa / Türküler / Fide Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları

Fide Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları

Fide Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları

Fide Türküsünün Hikayesi

Harput’un kuzey doğusunda, tam şehrin üçra bir kenarını teşkil eden Hacılar mahallesinde ve tarihi Dere hamamının üst tarafındaki muazzam ve düzlük bir kayalığın üzerine serpilmiş, yüzden fazla bir veya iki katlı, bir ve iki ve en az üç odalı kerpiçten yapılmış sıra evlerin bulunduğu semte(Çatalkaya) denilirdi. Harput halkının aşırı taassubuna rağmen mahalli hükümetin tensibi ve hocaların da muvafakatiyle burası Umumhane haline sokulmuş ve bu şekilde yıllar boyunca devartı edip gitmiştir, aynı zamanda gerek Harput’da, gerekse Harput’un yakın uzak çevrelerinde mühim bir mevkiymiş gibi nam ve şöhret almıştır. Burada çok güzel ve belâlı yosmalar yetişmiş, uğurlarında nice kanlar dökülmüş, matemler tutulmuş ve üzerlerine bir çok da türküler çıkarılmıştır. İşte Fide de bunlardan birisidir. Tam 1900 (1316. R) yılı içerisindeyiz. Yarı asırdan fazla bir tarih.. Ben o zaman çocuk olmama rağmen iyi hatırlıyorum. Çatalkaya’nın eski yosmalarından, nam ve şöhret almış bir kadın vardı ki, adına otuz birin Aşen (Ayşe) derlerdi. Genç iken güzel ve oynak bir kadınmış, yıllarca meşhur ses sanatkarı Hacı Mamo ile düşmüş kalkmış, şimdi altmışında var. Bu yaşa kadar Çatalkaya’dan ayrılmamış, kim bilir ne canlar yakmış, ne evler yıkmış? gerçi şimdi ihtiyarlamış; Fakat bu tip kadınlar öyle kolay kolay ihtiyarlamaz da.. Çatalkaya, ne kadar şöhretli ise Aşen de o kadar şöhretliydi ve bütün Çatalkaya’ya o hakimdi. Aynı zamanda, şen şatır bir kadın, hoşsohbettir, misafirperverdir. Hovardalar ilk önce Aşen hanımı ziyaret eder, onun emir ve işaretiyle hareket ederlerdi. İdare, onun, söz onundu. Daha doğrusu Çatalkaya’nın diktatörü o idi sermayedarı da o idi. Çatalkaya’nın bütün kızlan onun emr-ü idaresi altında… Aşen hanım, esmiş, yontmuş tecrübeli yosmalardan olduğu için Çatalkaya’ya düşen bütün kızlar, evvelâ Aşen hanıma başvururlar. Aşen hanım, bunlarla saatlerce konuşur… Bunları güzellik, lisan, ses, neş’e ve zeka bakımından ölçer, biçer ve aklına yatanları kendi evine alır, diğerlerini şunun bunun evine dağıtırdı. İşte Fide de gerek yüz güzelliği, gerek vücut tenasübüyle, işvesiyle, cilvesiyle ve sesinin de güzelliğiyle beraber Aşen hanımın evinde yetişmiş ve sonra şöhret bulunca da müstakil bir eve taşınmıştır. Harput’da bir âdet vardı, dost tutunmak, âdeti, her hangi bir delikanlı bu Çatalkaya yosmalarından gözüne kestirdiği herhangi bir kızı dost tutabiliyordu, dost tutulunca artık o kız başka bir erkekle de görüşmezdi. Çünkü geçim masrafı, dostu tarafından fazlasıyla temin edilirdi. Harput’un belâlı çollıleri karşısında bu kızların hadlerine mi düşmüştü ki, dostlarını bıraksınlar da başka bir yaban erkekle görüşsünler, hançer başlarının ucunda ve karşılarındaydı. Fide, güzelliğinin dillere destan oluşunun farkındaydı, bu sebeple şımarmış ve bu yolda dolap çevirmesini ve önüne çıkan her hovardaya: şeninim demesini de öğrenmişti. Bu dostların arasında belâlısı var, belâsızı var, zengini var, şöhretlisi var, bunların arasında şehrin tanınmış. ailelerinden Hoca Ahmet Asım Efendi’nin küçük oğlu Ünes Efendi de var. Ünes daha gençtir, babasının mesleğini takip için medresede tahsilde… Babasından ve Müftü Kemal Efendi’den ders görmektedir. Beri tarafta ailenin mali durumu da yerinde… Ünes, iyi giyer… iyi yaşar., üzerinde ipek Şam çitaresinden iki etekli entari… içinde Harput ipekli kumaşlarından yelek, üstünde Avrupa kumaşından koyu renk bir çaket.. belinde ipek kuşak., ayaklarında rugan kunduralar, fesinin üzerinde ince beyaz bir sarık sanlı. İşte bu kılık kıyafetiyle medreseden fırsat bulunca doğru Çatalkaya’ya Fide’nin evine koşuyor… Bu mütemadi ziyaretlerde Ünes, iyiden işrete de alışmıştır. Fide’ye gelince, zahiren o da Ünes’e aşık.. Hovardalannın arasında en çok sevdiği Ünes olduğunu söylüyorsa da o daima sanatının ve hilkatinin icaplarını yapmakta berdevam ve o kadar ciddi değildir. İşte tam bu alevli bir taraflı sevginin buhranlı günlerinden bir gün: mevsim sonbahar, güzel ve ılık bir sonbahar… Ünes, bir kaç arkadaşiyle öğleden sonra “Kuray”e doğru gezmeğe gider, aralarında güzel sesliler de var, biraz da nevale düzmüşler, içecekler… Kuray-başını kalabalık bulduklarından “Top-top”a çıkıyorlar. Top-top tamam Çatalkaya’nm karşısında, orada söylenen her bir maya ve türkü Çatalkaya’yı kaldırıp indirmeye kâfi, Fakat bu âhenk ve sese karşıdan ilgi gösterilmiyor. Ünes’in gözü Fide’nin damında… Fide ise damda değil kendi âleminde, kendi dalgasında Bizimkiler, epeyce sohbet ettikten ve kafaları iyice tütsüledikten sonra kalkmış, şehrin yolunu tutmuşlardır. Şehre girince Ünes, Çatalkaya’ya sapmak istemiş, arkadaşları buna mani olmak için çalışmışlarsa da Ünes fikrinden dönmeyerek arkadaşlarının ısrarına rağmen doğru Çatalkaya’ya… Ünes’in bu gayri şuuıi hareketini, alkol körüklemekte ve adım adım felâkete sürüklemektedir. Ünes, biraz sonra Fide’nin kapısındadır. Halbuki, içeride başka misafirler var, Fide, başına gelecek felâketi görür kapıyı açmamak için olanca çareye baş vuruyorsa da Ünes’in muannidane İsrarı ona çarnaçar kapıyı açtırıyor. Ünes, içeri girince hiç beklemediği ve ummadığı bir manzara ile karşılaşmıştır. Fide, iki âşinâsıyla meclis kurmuş, iyş-ü nûş etmede ve eğlenmektedirler. Doğrusunu söylemek lâzım gelirse bunlar Ünes’i mertçe karşılamışlar, sofralarına, buyurun diye teklifde bulunmuşlar ve hürmet göstermişlerdir. Sohbet devam ederken Fide, Ünes’in yanından kalkarak bir başkasının yanına gidip oturması üzerine Ünes buna içerliyor… Bu kâfi gelmiyormuş gibi bir de Ünes ile alay başlıyor.. Şimdi Ünes büsbütün kızmış, bir taraftan kıskançlık, bir taraftan alkolün tesiriyle adeta bir deliye dönmüştür. Öteki misafirler, bunun farkındadırlar, bir arbede çıkacağını anlayarak kalkıyor ve Allah’a ısmarladık diye hemen evi terk ediyorlar. Ünes ile Fide yalnız kalınca aralarında nasıl bir görüşme ve konuşma oluyor ki, Ünes, belindeki hançeri çıkarmasiyle Fide’nin kalbine saplaması bir oluyor. Feryad, feryad üstüne, başta Aşen hanım ve sonra komşular Fide’nin evine koştukları zaman Fide’yi kanlar içerisinde buluyorlar.. Bu hazin dakikalar arasında Fide, bir tek kelime söylemeden gözlerini hayata kapıyor, başı ucunda bulunanlar göz yaşı dökerken, Ünes kanlı hançeri elinde ve soğuk kanlılıkla merdivenlerden iniyor, sokakta kendini karşılayan zabıta kuvvetlerine teslim oluyor. Ünes, hapishaneye, Fide Top-top mezarlığına… Ünes, muhakeme sonunda 15 seneye mahkûm oluyor, 8 sene yattıktan sonra Meşrutiyetin ilânında umum affa uğrayarak hapishaneden çıkıyor. Bu hâdise üzerine Harput’un meçhul şair ve bestekârı derhal faaliyete geçerek hâdiseyi adım adım takip ile bu feci olayı dillendirmiş ve tellendirmiştir. İlk defa etrafı, Fide’ye kurtulma yolunda âdeta nasihat eder gibi:

Fide Türküsünün Sözleri

Kapıyı kösliyeydin

Aşeni sesliyeydin

Ünes size gelende

Güler yüz göstereydin

 **************

Aman Ünes neyledin

Canım Ünes neyledin

Vurdun kana beledin

Beni de bu hale koydun

Sonra Fide, bir aralık yarasının derin olduğunu hissediyor ve tekrar hayata kavuşması için hekimden medet umuyor.

 **************

Kapıyı vuran kimdir

Aç gelen görem kimdir

Yaram derine düştü

Belki gelen hekimdir

 **************

Aman Ünes neyledin

Canım Ünes neyledin

Vurdun kana beledin

Beni de bu hale koydun

 **************

Aşen’le arasının açık olduğunu da şu satırlarla öğreniyoruz.

 **************

Ayşenle yoktur aram

Bu dertle kime varam

Gidin o yara deyin

Mememde vardır yaram

 **************

Aman Ünes neyledin

Canım Ünes neyledin

Vurdun kana beledin

Beni de bu hale koydun

 **************

Sonra güzelliğine işaretle:

Çatalkaya alınmaz

Dibi de taşdır delinmez

Fidemin nazik teni

Öpme ile doyulmaz.

 **************

Aman Ünes neyledin

Canım Ünes neyledin

Vurdun kana beledin

Beni de bu hale koydun

 **************

Çatalkaya yarıldı

Düşdü şevem kırıldı

Gidin Ünese deyin

Aktı kanım duruldu.

 **************

Aman Ünes neyledin

Canım Ünes neyledin

Vurdun kana beledin

Beni de bu hale koydun

 **************

Şair, bunları sıraladıktan sonra başını Top-Topa çeviriyor, öyleya!.. Fide’nin bu feci akıbeti Top-Top’da hazırlanmadı mı? ve Fide, Top-top’a gömülmedi mi?

Top-Topda gezer atlı

Çarşafı katlı katlı

Fide’ye türkü çıkmış

Söyleyin dertli dertli

 **************

Aman Ünes neyledin

Canım Ünes neyledin

Vurdun kana beledin

Beni de bu hale koydun

 **************

türküsünü süsleyerek, telleyerek yaymış ve Harput’lulara da kıymetli bir yadigarlık bırakmıştır. Bu gün aradan yarım asırdan fazla bir zaman geçtiği halde bu bir plağa alınmış gibi halâ dillerde ve halâ gönüllerde yaşamaktadır.

 **************

Nazlım kara dağlıdır

Gönlük yara bağlıdır

Değme tabip yarama

Yar eliyle bağlıdır.

 **************

Çatal kaya alıınmaz

Dibi de mermer delinmez

Hıdoş kızın gözleri

Bakmayınan doyulmaz

Aman hidoş can cana

yandın Hidoş can cana

Bade doldur fincana

İçem olan divana

 **************

Kapıyı araladım

Bahtımı karaladım

Hidoş kızın uğruna

Kendlmi yaraladım

Aman hidoş can cana

yandın Hidoş can cana

Bade doldur fincana

İçem olan divana

 **************

Çatal kaya kışladı

Kar yağmaya başladı

Hidoş benİ görünce

Ağlamaya başladı

Aman hidoş can cana

yandın Hidoş can cana

Bade doldur fincana

İçem olan divana

Fide Türküsünün Notaları

Fide Türküsünün Notaları



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir