29 Mart Çarşamba 2017
Ana Sayfa / Deyimler / Geç Ateş Almak Deyiminin Anlamı ve Hikayesi

Geç Ateş Almak Deyiminin Anlamı ve Hikayesi


Geç Ateş Almak Deyiminin Hikayesi ve Anlamı

Vasfi Rıza Zobu, seneler evvel Anadolu’nun ıssız bir yerinde, bir şehirden diğerine katır sırtında gi­diyormuş. Etrafta eşkiya çok olduğundan yanına iki de jandarma vermişler. Afyon taraflarında bir kayalık yer­den geçerken, Zobu’nun aklına nereden estiyse, belin­deki külüstür tabancasını çıkarıp jandarmaya sormuş: “Senin nişancılığın nasıldır?”

“İyidir bey, ya senin?”

“Benim de iyidir..”

“At bakalım beyim, bir görelim.”

Vasfı Rıza, bir taşa nişan alıp tetiğe basmış, basmış ama tabancadan ‘pıtt’ diye bir ses gelmiş o kadar.

Jandarma gülmüş. Vasi Rıza, tetiği ikinci kez çek­miş, ama netice değişmemiş:

“Pıtt…”

“Silahın boş herhalde beyim?” diye sormuş jandar­ma.

Vasfı Rıza, tabancanın namlusunu yüzüne çevirip, deliğinden içeriye bakmış. Sonra silahı yere doğrult­muş. O anda tabanca büyük bir gürültü ile patlamış. Meğer, mermilerdeki barut nemlendiğinden, silah geç ateş almış.

  • ••

Bu deyim, “harekete geçmekte ağır davranmak, geç anlamak, geç farketmek” gibi mânâlarda kullanılır.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir