22 Ocak Pazar 2017
Ana Sayfa / Sorularınız / Gizemli Stonehenge, 5000 Yıl Öncesine Ait Bir Boyutlar Arası Bilgi İşlem Merkezi miydi
Ödev Soruları

Gizemli Stonehenge, 5000 Yıl Öncesine Ait Bir Boyutlar Arası Bilgi İşlem Merkezi miydi

Gizemli Stonehenge, 5000 Yıl Öncesine Ait Bir Boyutlar Arası Bilgi İşlem Merkezi miydi

Stonehenge bir gözlemevi mi? Paganlara ait dinî bir merkez mi? Yoksa Romalıların inandığı gibi burayı dev bir ırk mı inşa etti? Güneş, ay ve yıldızlarla olan gizemli işbirliği ne anlama gelmeli? Taştan yapılma bu dev halkaların içine girip, sonra da evrenin en uzak diyarlarıyla haberleşilebildiği doğru mu? Peki, buna gereksinim duyanlar kimlerdi?Söylendiği gibi Druid rahipleri mi?Kral Arthur’un gurusu büyücü Merlin’in bu işte bir parmağı var mı?

Pagan törenlerinin hâlâ yapıla geldiği ve psişik varlığının gücüne günümüzde de inanılan Stonehenge’in Druid rahiplerinden de, Kral Arthur ve büyücü hocası Merlin’den de çok daha eskilere dayanan bir geçmişi olduğu kesinleşmiştir. Araştırmalar gösteriyor ki, çember şeklindeki bu yapı günümüzden 5000 sene öncesinden de eski zamanlara aittir.  Peki, geçmişimizde mağaralarda yaşayarak, avcılık yaparak geçinip giderken, boş zamanlarımızı devasa yapıtlar inşa ederek mi geçiriyorduk?

Hem bugünün teknolojisiyle boy ölçüşebilecek teknik imkanlarla hem de günümüzün mimarlık kaygılarına ve estetik normlarına örnek oluşturabilecek bir bilinç ve zekâ durumuyla… O hâlde geçmişte daha mı uygardık? Yoksa kimileri uygarlık yolunda ilerlerken dünyada daha uygar birileri mi konaklıyordu? Doğrusu geçmiş zamanların tarihini veren böylesi üstün eserlerle karşılaşan arkeologlar her defasında şaşkınlığa uğrarlar. Ama gerçek şu ki, bildiğimiz tarihin izlerinden daha derin olan izler vardır bu gezegende. İşte o izlerden biridir Stonehenge taşları…

Varlıkları sadece İngiltere ile sınırlı değildir megalitlerin. Trakya’da, İtalya’da, Malta’da yüzlerce hatta binlerce megalit bulunur, ama en ünlüsü Salisbury’ dekidir. İngiltere’nin Salisbury düzlüğünde dev halka, yüksekliği 3 metreyi, her birinin ağalığı 30 tonu bulan taşlardan yapılma gizemli bir yapıdır. Taşların yaklaşık üç yüz kilometre öteden getirildiği bilinmekte ama tonlarca ağırlıktaki bu taşların nasıl oraya kadar taşındığı hâlâ gizemini korumaktadır. Yağlı kütüklerin üzerinden taşların kaydırıldığı düşünülmüş ve bu düşünce deneyleştirilmiş olsa bile, bu teori ikna edici bulunmamıştır.

Sonuçta taş devri insanına bilim adamlarınca biçilen zekâ ile tonlarca ağırlıktaki taşları kaldırmayı amaçlayan bu gizemli zekâ arasındaki uçurumu görmek için Stonehenge’e bakmak yeterlidir. Ay ve Güneş’le olan astronomik ve astrolojik ilişkisi, kozmosun işleyişini vurgulayan dairevi düzeni nedeniyle bazı araşürmacılar bu gizemli taş yapıya prehistorik bilgisayar demeyi uygun görmüşlerdir. Gerçek şu ki; Stonehenge’in yansıttığı matematik, astronomi, sanat ruhu ve mühendislik bilgisi, taş devri insanına mâl edilemeyecek kadar köklü bir bilgi ve kültürün izlerini taşımaktadır. M.Ö. 1. yüzyılda Yunanlı coğrafyacı Diodorus Siculus kitabında kuzeyde rüzgârlı bir adada var olan küresel bir tapmaktan söz eder. Güneş tanrısı Apollon adına yapılan bu tapmak, her 18 yılda bir Ay tanrısını ağırlamaktadır. Bu kutsal bir ziyarettir ve Ay ile Güneş burada buluşurlar. Aym sembolize ettiği dişi ile Güneş’in temsil ettiği erkek vasıfları bu tapmakta kutsanarak birleştirilir. Böylece bu düşünce, beden ve ruhsal ayrılıkların neden olduğu çatışmaların da dünya üzerinde sonunu getiren bir ziyarettir.

İşte bu inanç bile bir başına bütün evrenin kulağı, kalbi ve yaşamı olmayı hak etmez mi? Kimilerine göre sözü edilen kutsal zihin evliliği, Diadorus’un sözünü ettiği gibi hâlâ bu taş tapmakta yapılabilmektedir. Böylece dünya için barış dilenir. Çünkü bütün kavgaların özünde eril ve dişil zihniyetin çatışmalarının yattığına inanılır.  Stonehenge bir düzlem değil, bir zirve kabul edilir. Tıpkı Diadorus’un sözünü ettiği tapmağın zirvesi gibi.  Acaba pagan toplumun Güneş tanrısı Apol-lo’ya adanan bu  tapmağın günümüzde sadece çatısını görüyor olabilir miyiz?

Stonehenge olarak bildiğimiz bu gizemli yapı, belki de devasa taşlardan oluşmuş bir çemberden ibaret değil. Belki kazılar yapıldığında insanlık Rüzgârlı Kuzey adasındaki muhteşem Güneş tapmağıyla karşılaşabilir; hem de çatısının bir rasathane olarak kullanıldığı, astronomi bilgileri yüksek birilerinin inşa ettiği muhteşem bir tapmakla…


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir