25 Mart Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Türküler / Gökcüoğlu Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları

Gökcüoğlu Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları


Gökcüoğlu Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları

Gökcüoğlu Türküsünün Hikayesi

Kastamonu, Güzyaka nahiyesinde, Gökcü köyü diye bir köy vardı, Vaktiynen burada Gökcü diye ünlü bir Ağa varmış. Bu Ağa’nın güzel bir kızı dünyaya gelmiş ki doğan aya doğdum diyor sanki. Kız çabuk büyümüş. Boy bos yerinde bitimli bir kız. Daha yaş oniki demeden arkasında dolananlar olmuş.

Günlerden bir gün, kız şehre gelmiş, hısımlardan birinin evine. Kaba kaçağa sığmayan hışır delikanlılardan biri, camda kızı görünce tutulmuş. Aşağı uğraş, yukarı uğraş derken kızında iradesi gevşemiş. İş yolunda, ama yanaşmak güç. Sonunda yol bulmuşlar evlenmeye karar vermişler lâkin kız, ağa kızı oğlan ayak takımı.

Bir gün kız köye gitmiş. Oğlanda o yanlarda eş dost bulup gezip dolanır; arada bir yavuklusuna içini boşaltırmış. Sonunda kızı bir yere söz etmişler.

Şerbeti içilmiş, nişanı, çeyizi gelmişler; hak olacağı gece oğlan kızın evine neylet diyse bir aralık girmiş. Kızın odasında pahada ağır yükte hafif ne varsa alıp kaçmak ondan sonra da dağ başından, şehre inip evlenmek üzereyken, Gökcü kuşkuşlanmış, kızın oda kapısını çalıp:

-Dışarı gel kız demiş,

Kız yüzü kıpkırmızı dışan çıkmış

Kızı bu halde görünce, babası iyice işgiilenmiş. Kızın odasına girmiş. Bir de ne görsün, evin içi kap kacak dolu. Kıyıya köşeye bakmış hemen dolaba yönelmiş, bir de ne görsün; üzerine çul çaput atılmış delikanlının biri büzülmüş yatıyor.

Hemen Gökcü belinden çifte atarını çekip delikanlıya deh etmiş. Tabii uyuşmuş orda. Sabah olmuş, hakcılar gelmişler, şenlikle kızı kaldırmışlar, çekip gitmişler.

Cuma gecesi, Gökcü delikanlının ölüsünü bir yere attırmış. İşin evveli var: Delikanlı karşı sırtlarda oturup köye vakın yerlerde yavuklusu için ah edermiş. Yine böyle pınar başında ağladığı sırada, köyün garip çobanı oraya uğramış, bakmış ki babayiğit delikanlının biri ağlıyor.

Çoban yanaşmış usul usul, dert ortağı olmak istemiş garip çobanla delikanlı uzun uzun konuşmuşlar. Çoban, senin yoluna başım koyarım, ben varken kılma kötülük gelmez. Emret ne istersen yapayım demiş.

Oğlanın eve girip çıkmasına bu yiğit çoban göz kulak olup yardım lazımsa esirgemezmiş. Perşembe günü, Cuma gecesi delikanlıyı göremeyince merak etmiş. Bu kederle davarım dereye indirirken bir de bakmış ki yarın dibinde bizim ağa yatıyor.

Gökcüoğlu Türküsünün Notaları

Gökcüoğlu Türküsünün Notaları




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir