14 Ocak Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Edebiyat / Yeni Türk Edebiyatı / Göstergebilim Hakkında Bilgi

Göstergebilim Hakkında Bilgi

Göstergebilim Hakkında Bilgi 

Göstergebilim Genel Özellikleri

Göstergebilim Temsilcileri

Göstergebilim Nedir

Metindeki anlamsal birimlerin yorumlanma ve çözümlenmesinde yardımcı olan metotlardan biri olan göstergebilim, ilk bakışta göstergeleri inceleyen bilim dalı ya da göstergelerin bilimsel incelemesi olarak tanımlanır. Göstergebilimin detaylarına geçmeden önce “gösterge” kavramıyla neyin vurgulanmak istendi­ğinin açıklanması gerekir. “Gösterge, genel olarak kendi dışında bir şeyi temsil eden ve dolayısıyla bu temsil ettiği şeyin yerini alabilecek nitelikte olan her çeşit biçim, nesne, olgu vb. olarak tanımlanır. Bu açıdan sözcükler, simgeler, işaretler vb. gösterge olarak kabul edilir. Sözgelimi toplumsal bir dizge (sistem) olan ve temelde insanlar arasında bildirişimi (iletişimi) sağlayan doğal diller, gösterge diye adlandırılan birimlerin (örneğin sözcüklerin) kendi aralarında kurdukları ilişkilerden oluşur. Dilsel göstergelerin temel özelliğiyse, birbirinden aynlama- yan iki düzlem içermeleridir. Bir yanda ses ya da sesler bütünü vardır, bir yanda da kavram. Dilbilimciler sesi ya da sesler bütününü gösteren, kavramı da gösteri­len diye adlandırırlar. (Rifat, 2009: 11)

Türkçede göstergebilim diye adlandırılan bilim dalı da en yalm tanımıyla, gösterge dizgelerinin işleyişini bilimsel bir yöntemle inceler ve tanımlar. Göster­gebilimin temelleri Saussure’ün göstergeye yüklediği anlama dayanır. Saussu- re’ün, bütünü oluşturan parçalardan her biri için kullandığı gösterge terimi, anlam üreten ve dolayısıyla “yapı” niteliği taşıyan tüm birimler için kullanılır. Göster­gebilimin konusu, sadece dilsel göstergeler değil, her türlü göstergeler dizgesidir: Görüntüler, el-kol-baş hareketleri, ezgili sesler, nesneler ve törenlerde, protokol­lerde ya da gösterilerde görülen bu tözlerin karmaşaları, “diller” oluşturmasalar da en azından anlamlama dizgeleri oluştururlar. (Barthes, 2005: 27) Gösterge bi­lim ikisini yukarıda zikrettiğimiz üç temel kavram üzerine kuruludur. Gösterge, gösteren ve gösterilen. Bir kavram olarak gösterge, bir şeyin varlığını gösteren işaret, belirti veya bir başka şeyi temsil eden ya da imleyen şey biçimlerinde yo­rumlanmaktadır. Göstergebilimin ikinci temel kavramı gösteren, bir düşünce ya da anlamı dile getirmede kullanılan sözcük ya da sözcükler biçiminde alımlandığı gibi Saussure’ün nazarında, bir göstergenin fiziksel biçimi, bir sözcüğün sesi ve yazılı hâli, bir fotoğrafın görünümü olarak şekillenmiştir. Göstergebilimin üçün­cü yapıtaşı gösterilen ise, bir konuşmacmm akimda olan ve özgül bir sözcüğü ya da deyişi kullanırken iletmek istediği anlam ya da düşünce tanımlamasıyla nitelendiği gibi, yine Saussure’ün nazarında göstergeyi oluşturan kavram İkilisin­den biri ve göstergenin gönderme yaptığı zihinsel kavram olarak yer edinmiştir. (Aktaran: Aykanat, 2013: 993-994)

Bu bilgiler ışığında göstergebilimin temel ilkelerini ve hedeflerini birkaç maddede şöyle sıralayabiliriz:

  1. Göstergebilim, gerek sözlü gerekse sözsüz gösterge sistemlerinin ve bu sistemlerin anlamın kurulmasında ve yeniden kurulmasındaki rollerini konu alan bilim dalıdır.
  2. Semiotik işaretlendirme teorisi, anlamın üretimi ya da genelleştirilme­sidir.
  3. Göstergebilim, gösterge dizgesi oldukları açık seçik görülen dizgeleri in­celemekle kalmaz, tüm kültür görüngülerini gösterge dizgeleriymiş gibi ele alır, bunu yaparken kültürün temelde bildirişim olduğu varsayımın­dan yola çıkar.
  4. Göstergebilim, her şeyden önce bir anlamlama kuramıyla özdeşleşir, anlamın algılanma ve üretiliş koşullarım kavramsal bir yapı biçiminde ortaya koyma amacı güder

Göstergebilimin temel ilgi alanı, göstergelerce düzenlenen kodlar ya da sis­temlerdir. Kültürün kendi var oluşu ve biçimi bu kodlar ve göstergelerin kullanı­mına bağlı olduğu için göstergebilim doğrudan doğruya kültürel kodların keşfiyle yakından ilişkilidir.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir