23 Ocak Pazartesi 2017
Ana Sayfa / Hikaye / Halid Ziya Uşaklıgil Mösyö Kanguru Hikayesinin Konusu Özeti İncelemesi
Hikaye Tahlilleri

Halid Ziya Uşaklıgil Mösyö Kanguru Hikayesinin Konusu Özeti İncelemesi

Halid Ziya Uşaklıgil Mösyö Kanguru Hikayesinin Konusu

Halid Ziya Uşaklıgil Mösyö Kanguru Hikayesinin Özeti

Halid Ziya Uşaklıgil Mösyö Kanguru Hikayesinin İncelemesi

Yazar, Mehmed Rauf’a ithaf ettiği hikâyenin aslında bir ‘hayat tetkiki’ olduğunu söylemektedir.

Hikâye, fiziksel görünümü çok çirkin olan bir çocuğun, bu çirkinliği sebebiyle ömrü boyunca yaşadığı sıkıntılar ve eziklikleri anlatılmaktadır. Hikâye’nin Victor Hugo’nun Notre-Dame’ ın Kamburu ile konu olarak benzerlik gösterdiği yerler bulunmaktadır. Çirkinliği sebebiyle sürekli kadınlardan kaçan Mösyö Kanguru, bir gün bir genç kıza âşık olur ve hikâye tamamen karamsar ve hüzünlü bir havaya bürünür. Kitap, Mösyö Kanguru’nun bu aşk ile birlikte ulaştığı ve sevdiği kızı götürdüğü trajik son ile biter.‘Mösyö Kanguru’ kitaptaki en uzun hikâye olup sanatlı bir dille kaleme alınmıştır. Hikâye, yazarın Mösyö Kanguru ve tabiat hakkında yaptığı uzun yorumlarla son bulur:

“(…)Ta çocukluğunda dövüldükçe bir köşeye çekilip ağlayamadığı için dişlerini gıcırdatan o vakte kadar hiç ağlayamamış olan bu mahlûk bu gece şu genç kızın bir cesed-i meyyite benzeyen vücudunun kenarında yavaş yavaş, uzun uzun, güya bütün bir hayat-ı mahrumenin müterakim acılarını boşaltıyormuşçasına ağladı, ağladı. Yukarıdan kamer sarı handesiyle sırıtıyor, güya acı bir istihza ile, ‘Mösyö Kanguru. Ağlıyor musunuz, Mösyö Kanguru?…’diyordu.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir