25 Mart Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Edebiyat / Yeni Türk Edebiyatı / Halit Ziya Uşaklıgil’in Türk Edebiyatındaki Önemi

Halit Ziya Uşaklıgil’in Türk Edebiyatındaki Önemi


Halit Ziya Uşaklıgil’in Türk Edebiyatındaki Önemi 

Halit Ziya Uşaklıgil’in Türk Edebiyatındaki Yeri

Türk Edebiyatında Halit Ziya Uşaklıgil’in Yeri

Halit Ziya Uşaklıgil, 1867-1945 yıllan arasında yaşamış Servet-i Fünûn dö­neminin olduğu kadar Türk edebiyatının da önemli roman ve hikâye yazarlarından biridir. Çocukluğunu İstanbul ve İzmir’de geçiren Halit Ziya, iyi bir eği­tim görür. Edebiyata küçüklüğünden itibaren meraklı olmasının yanında dedesi O’na Ahmet Midhat’m romanlarını okutmuş, böylelikle roman türüne aşinalığı gelişmiştir. Namık Kemal ve Abdülhak Hamid’in eserlerini takip etmiş, yenilik­çi isimlere hayranlığı ve ilgisi artmıştır. İzmir’de Ermeni çocuklarının okuduğu Mechitariste Mektebi ’ ne yazdırılması da onun şahsi, sosyal ve edebi hayatına doğrudan etki etmiştir.

Edebi değer taşıyan ilk yazısı olan Aşkımın Mezarı başlıklı mensur şiiri, 1883 yılında yayımlanır ve ardından çeşitli tercümeler de yapar. Halit Ziya’nm bu mensur çalışmaları, onun yeni edebiyat anlayışında, Ekrem’in çizgisinde yer aldığını gösterir. Çünkü bu mensur eserleri yayınladığı dönemlerde Muallim Naci tarafından alaya alınacak Ekrem tarafından da takdirle karşılanacaktır. Halit Ziya, 1884 yılında arkadaşlarıyla İzmir’in ilk edebiyat dergisi olan Nevruz der­gisini çıkarır, 1885 yılında ise Türkçe’de yayımlanmış olan ilk Fransız edebiya­tı tarihini yayımlar. Bu yıllarda ders notlarından oluşan çeşitli teorik eserler de yayımlamıştır. Edebiyat dünyasında şöhretini sağlayan Hizmet gazetesini 1886 yılında İzmir’de çıkanr. Ömrünün İzmir devresine ait olan İlk dört romanı Sefile, Nemide, Bir Ölünün Defteri, Ferdi ve Şürekâsı bu gazetede tefrika edilmiştir. İstanbul’daki döneminde de Servet-i Fünûn çevresinde kümelenecek olan arka­daşlarının teşviki ve arzusuyla Servet-i Fünûn’a katılır. Türk edebiyatmm roman türündeki klasikleri arasmda sayılan Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu, Kırık Hayatlar gibi eserleri bu dönemin ürünleridir.

Halit Ziya, romanlarında Ahmet Midhat’ın romantizminin aksine realist bir tutum izleme yoluna gitmiş, romanlarının sonunda okurlarını mutluluğa boğacak sonlar değil, hayatın acı ve gerçek neticelerine benzer sonuçlarla yüzleştirmeyi tercih etmiştir. Servet-i Ftinûn’dan sonra dönem dönem yazı çalışmalarına ara vermiş ama eski edebi başarısını yakalama iddiası içinde de olmamıştır. Cumhu­riyet’in Dil Devrimi ile birlikte romanlarını kendisi sadeleştirmeyi tercih etmiştir.

Halit Ziya’nm en önemli başarısı, Tanzimat’la başlayan roman serüvenimize Mai ve Siyah ve Aşk-ı Memnu romanları ile gerçek bir aşama kaydettirmesidir. Türk romanında teknik kurgu bakımından oldukça başarılı ilk örnekleri O ver­miştir. Batı romanını kaynaklarından, kendi dillerinden okuması, yaptığı çeviri­ler, Ahmet Midhat’ı erken yaşlarında okuyarak tanıması, ona roman dilini olgun­laştırma imkânı vermiştir. Bu bakımdan Türk romanmm kurucusu kabul edilir. Romanlannda mekân ve insan psikoloji arasındaki ilk başarılı ilişkiyi aktarabil­miş, dil ve üslubunda şiiriyete yakın söyleyişi yakalayabilmiştir. Tanzimat’tan itibaren en gerçekçi karakter yaratımını Halit Ziya ortaya koymayı başarmıştır. Bu başarılan, İstanbul döneminde kaleme aldığı Mai ve Siyah, özellikle Aşk-ı Memnu romanıyla yakalamıştır.

Halit Ziya’nın hikâyeciliği de gözden kaçırılmayacak denli önemlidir. Men­sur şairliği, tiyatroları, hatıra ve gezi eserleri, edebiyat teorisi ve tarihi ile alakalı eserleri, gramer, çeviri ve bilimsel kitapları ile önemli bir edebiyat adamıdır.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir