? Her Koyun Kendi Bacağından Asılır | Evvel Cevap
Ana Sayfa / Atasözleri / Her Koyun Kendi Bacağından Asılır Atasözünün Hikayesi ve Anlamı
Atasözü ve Deyimler

Her Koyun Kendi Bacağından Asılır Atasözünün Hikayesi ve Anlamı

Her Koyun Kendi Bacağından Asılır Atasözü

Anlamı:

Herkes kendi yaptıklarından sorumludur.

Hikayesi:

Vaktiyle bir memlekette bir Allah dostu yaşarmış. Bu adamın tek gayesi Allah’ın rıza­sını kazanmakmış. Günlük rızkını kazanır, kalan vaktini de iba­detle, insanlara iyilikle, nasihatle geçirirmiş. Çarşıda, pazarda, halk içinde dolaşırken hatasını gördüğü insanları yine Allah rızası için uyarırmış. Uyarırmış uyarmasına ama ikazları insanla­rın işine gelmediği için bir kulaklarından girer, öteki kulaklarından çıkarmış. Üstüne üstlük işittikleri nefislerine de ağır geldiği için pek karşılaşmak istemezlermiş bu Allah dostuyla. Yine bir gün terazide haksızlık yaptıkları için pazarcıları uyarmış bu adamcağız.

Pazarcılar da altta kalmamışlar, “Vay efen­dim, sen bize nasıl iftira ediyorsun, hiç mi Allah’tan korkmuyorsun’’ diyerek velveleye vermişler ortalığı. Affatta hırslarını alamayıp bizzat kadıya çıka­rak şikâyet etmişler adamcağızı. Kadı, yaşlı adamı huzuruna çağırmış. Bir de ondan dinlemiş hikâyeyi.

“Hile yapıp günaha girmesinler diye uyardım ben onları” diye sözlerini bitirmiş yaşlı adam. “Zabitler tezgâhları denetliyor. Sen hiç kafa­na takma. Ne yapacaksın sen milletin ne yaptı­ğını, ne ettiğini? Her koyun kendi bacağmdan asılır. Kendi ibadetini yap, başkasına karışma” demiş kadı. Yaşlı adam hiç sesini çıkarmadan kadının huzurundan çıkmış. Gidip bir koyun almış. Koyunu kesip butları­nı mahallenin ortasındaki evinin cumbasmdan sallandırmış.

Onu görenler “İyice delirdi bu adam” deyip gülerek uzaklaşmışlar. Aradan birkaç gün geçmiş, asılan etler kokmaya başlamış. Etrafı kesif bir koku sarmış. İnsanlar mahallenin ortasından geçemez olmuşlar. Mahalleli “Deli misin be adam, kaldır at şu etleri, kurt düşecek yakında” diye ısrar etse de ihtiyar adam kaldırmamış. Mahalleli de soluğu yine kadının huzurunda almış. “Aman efendim, gözünüzü sevelim, koku­dan mahalleye girilmez oldu. Etraf sinekten böcekten geçilmiyor. Bu adam iyice bunadı mı ne yaptı? Yalvarırız bir konuşun da indirsin şu leşleri” demişler kadıya hep bir ağızdan.

Kadı yine ihtiyarı huzuruna çağırmış. Bu sefer mahalleli de yanındaymış. “Ey adam, derdin ne de bütün mahalleyi kokuya verdin? Bak mahallelinin hepsi senden şikâyetçi. Bu kaçmcı vukuatın?” demiş. İhtiyar adam gülümsemiş. “Kadı efen­di,” demiş, “ben ne yapmışım ki? Eler koyun kendi bacağından asılır, kimseye karışma diye buyuran sizsiniz. Ben de aynen öyle yaptım. Koyunları bacaklarından astım. Madem kim­seye karışılmayacaksa herkes bana niye karı­şıyor?” “İyi de” demiş kadı, “Senin yaptığının her­kese zararı var.”

“İşteee” demiş ihtiyar, “her koyun kendi bacağından asılsa da bütün çevreyi rahatsız ediyor. Bir kötülüğün sadece yapana değil, her­kese zararı var.”
Kadı ile etrafındakiler hatalarını anlamışlar. İhtiyardan özür dileyip, bir daha nasihatlerini kulak ardı etmemişler.

İşte böyle, insanlar kendi yaptıklarından sorumludur. Herkesin günahı kendi boynuna- dır ancak başkalarmı da ilgilendiren konularda insan kafasma göre davranamaz, dilediği gibi keyif çatamaz.



Tek Yorum

  1. ne yazmışlar be

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir