23 Ocak Pazartesi 2017
Ana Sayfa / Dil ve Anlatım / Diksiyon ve Hitabet / Hitabe Metni Hazırlanırken Dikkat Edilecek Hususlar

Hitabe Metni Hazırlanırken Dikkat Edilecek Hususlar

Hitabe Metni Hazırlanırken Dikkat Edilecek Hususlar

Hitabe metni hazırlanırken “dinleyicilerin sayısı, bilgi ve kültürü, yaşlan, cinsiyet­leri, işleri, ilgileri vb.” göz önünde tutulmalıdır.

Dinleyici sayısı eğer fazlaysa o kitleyi coşturmak, etkilemek kitle psikolojisi gereği kolaydır; ama sayıca daha az bir kitleyi etkile­mek daha yoğun bir çabayı gerektirir.

Konuşmamız dinleyicilerin bilgi ve kültür düzeyine uygun olmalıdır. Bilgi ve kültür düzey­lerinin altında veya üstünde bir konuşma da amacına ulaşmaz; çünkü böyle bir durumda din­leyiciler konuşmamıza karşı ya ilgisiz kalırlar ya da konuşmamızdan bir şey anlamazlar.

İnsanın cinsiyetine ve yaşına göre de ilgileri ve dikkatlerinde farklılıklar görülür, ko­nuşma hazırlanırken bu durum dikkate alınmalıdır.

Dinleyicilerin mesleklerinin; davranışları, düşünceleri, ilgi ve beklentileri üzerinde et­kisi vardır. Bunun için aynı meslek grubundan kişilere hitap ediyorsak konuşmamızı hazırlarken bu durumu düşünmeliyiz.

Konuşmayı yapacağımız toplantının hangi amaçla düzenlendiğini (anma mı, kutlama mı vs.) konuşmamızın amacını belirlerken göz önünde tutmalıyız.

Konuşmanın nasıl bir yerde yapılacağı (kapalı bir yer, açık hava) ses düzeninin sağlıklı olup olmadığı da bilinmeli ve konuşma metni hazırlanırken bunlar da göz önünde tutulmalıdır.

Toplantıda başka konuşmacıların olup olmadığı, varsa onların konularının ne olduğu, konuşma programı içindeki sıramız ve konuşma süremiz de konuşma metninin niteliğini belir­ler. Konuşmacıların tekrara düşmemesi ve toplantının bütünlüğü açısından diğer konuşmacıla­rın konuyu hangi açılardan ele alacağından önceden haberdar olunması gerekir.

Konuşmamızı hazırlarken ilk adım, konumuzu seçme ve sınırlamak, ikinci adım amacımızı belirlemek, üçüncü adımsa belirleyip sınırladığımız amaç doğrultusunda bilgi toplama ve son adım da konuşmamızı belirli bir plan dâhilinde oluşturmaktır.

Güzel ve etkili konuşmak için, ne hakkında söz söyleyeceğimizi önceden belirlemeliyiz. Konuyu seçerken, okuduklarımızı, gördüklerimizi, özel ilgilerimizi, deneyimlerimizi vb. göz önünde tutmalıyız. Tümüyle yabancı olduğumuz bir konuyla ilgili dinleyici karşısında hiçbir zaman söz almamalıyız.

Konuşmamızın konusunu mutlaka sınırlandır- malıyız. örneğin “şiir” üzerine konuşma yapacaksak bu geniş konuyu mutlaka sınırlandırmamız gerekir. Bunu bir yönüyle ele alırsak daha nitelikli bir konuş­ma ortaya çıkar. Örneğin “Şiir Okumanın İnsana Ka­zandırdıkları” bir konu olarak belirlenebilir. Seçtiği­miz konu kendimiz ve dinleyicilerimiz için ilginç ol­malıdır. Seçtiğimiz konuyla ilgili belli bir birikimimi­zin olması gerekir ki hazırlıkla konuşma için yeterli bir noktaya gelelim. Seçtiğimiz konu dinleyicilerin yaşına, eğitim düzeyine, ilgi ve görgülerine; ayrıca konuşma mekânına, konuşma süresine de uygun olmalıdır.

Konuyu sınırlandırırken hangi amaçla konuşma yaptığımızın önemi vardır. En hazırlıksız konuşmanın bile bir amacı vardır. Bütün konuşmalarda genel olarak şu amaçların olduğunu görürüz: Bilgi verme, duygu ve davranışları etkileme, hoşça vakit geçirtme.

Konumuzu amacımız doğrultusunda seçip sınırlandırdıktan sonra amacımızı gerçek­leştirmeye yarayacak bilgilere (gözlemler, örnekler, tanımlar, karşılaştırmalar, sayısal veriler, görsel gereçler vb.) ulaşmamız gerekir.

Bir konuşmanın sunuluş biçimi kadar içeriği de konuşmanın inanırlığını, etkileme gücününü belirler. Konuşmamızın içeriği için gerekli bilgileri düşünerek, gözlemleyerek, konu­ya hâkim kişilerin görüşlerine başvurarak ve en önemlisi de okuyarak bulabiliriz. Konuyla ilgili en önemli kitapları baştan sona dikkatle okumak; okurken bir kurşun kalemle konuşma konu­suyla ilgili başlıkların ve en önemli bölümlerin yanını işaretlemek, özetlenmiş bilgilerin ve tanımların altını çizmek faydalı olacaktır.

Konuyu seçip sınırlandırdıktan ve konuşmanın içeriği için gerekli bilgileri topladıktan sonra bunları belirli bir düşünsel plan içerisinde sunmak gerekir.

Bir konuşma metni başından sonuna kadar yazılmalıdırE çünkü böyle bir çalışma konuşmacının kendine güvenini geti­recektir. Bununla birlikte konuşmacı hiçbir zaman konuşması­nı baştan sona kâğıttan okumamalı; sözlerini daha önce hazır­lamamış da sanki o anda aklıma gelen cümleleri sıralıyormuş gibi rahat konuşmalı; kâğıdın dinleyiciyle arasına girmesine engel olmalıdır.

İyi bir konuşmada birbiriyle sıkı sıkıya bağlı olan konuyu “tanıtma, tartışma ve so­nuçlandırma” bölümlerinin olması gerekir.

Konuşmanın tanıtma (giriş) bölümünde ele alman konu dinleyicilerin ilgisini çekecek biçimde ortaya konur; çok önemli olan bu bölüm boş sözlerle geçiştirilmemelidir. Bu ortaya konuş, konunun kısaca doğrudan olarak ifade edilmesi biçiminde olabileceği gibi açıklamalı bir tanıtmayla; konuyla ilgili çekici bir soru sorarak, fıkraya, anıya, atasözü veya özdeyişe yer vererek de olabilir.

Konuşmanın tartışma (gelişme) bölümünde ele alınan konuyla ilgili düşünceler ortaya konulmalıdır. Konuşmanın asıl bölümü bu bölümdür. Düşünceler ortaya konulurken dinleyiciler üzerindeki inandırıcılığı artırmak için tanımlamadan, sayısal verilerden, örneklendirmeden, karşılaştırmadan, öykülemeden, tanık göstermeden, atasözleri ve özlü sözlerden yararlanılma­lıdır.

Konuşmanın sonuç bölümünde konuşma boyunca söylenenler etkili ve kapsamlı bir bi­çimde kısaca ortaya konulmalıdır. Sonuç bölümü bir özetlemeyle, bir özdeyiş ya da atasözüyle duygusal ve düşünsel bir etki bırakacak biçimde ya da öğütle oluşturulur.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir