25 Ocak Çarşamba 2017
Ana Sayfa / Deyimler / İlm-i Siyaset Dersi Almak Deyiminin Anlamı ve Hikayesi

İlm-i Siyaset Dersi Almak Deyiminin Anlamı ve Hikayesi

İlm-i Siyaset Dersi Almak Deyiminin Hikayesi ve Anlamı Kısaca

Kurnaz tilki , bir gün, ormanların kralı arslanın inine gizlice girip, yavrusunu kaçırmış. Arslan av­lanmaktan dönüp, ininde bıraktığı yavrucağızını göre­meyince kükremekten yeri göğü inletip, tüm ormana haber saldırtmış:

“Bu ormanda yaşayan cümle hayvanat inimin önünde toplansın. Gözümün bebeği, tahtımın tahteravanımın biricik varisi, yavrucuğumu yatağından kaldı­rıp götürmüşler. Bunu yapan ciğeri çürük kim ise bulacağım, cezasını kendi pençelerimle vereceğim!”

Emri duyan hayvanat, telâşla korkuyla merakla kra­lın ini önünde toplaşmışlar.

Tilki de bir kayanın dibine çöküp olan biteni uzak­tan uzaktan izliyormuş. Sonradan kurt da tilkinin ya­nma gelip çöreklenmiş.

Arslan:

“Benim yavrumu kim kaçırdı? Bilen varsa söylesin. Yok kimseden bir ses çıkmaz ise, topunuzu birden ya­karım ona göre!” diye kükreyince, tilki kurdun kulağı­na eğilip fısıldamaya başlamış:

“Kurt kardeş, ben işin aslını biliyorum. Kralımızın yavrusu aslında kaçırılmadı. Kral, yaşlandığı için yeri­ne kral yapacak adam arıyor. Böyle bir oyun yapıp, kim en cesur onu tesbit edecek. Tahtı da ona verecek. Sen hiç durma! Krallık arslandan sonra yakışsa yakışsa sana yakışır. Hemen atıl ortaya.”

Kurt yan gözle ,tilkiye bakıp:

“Yahu kurnaz tilki, bugüne kadar senin yüzünden başıma binbir türlü belâ geldi. Aşağı köyün bağcısının sırtıma vurduğu değneklerin yaraları daha kapanmadı bile. O zaman da bana; “Ben bu bağcının hayatını kur­tardım, benim bağa girme fermanım var” demiştin. Şimdi de kalkıp; kral yerine adam arıyor, atıl ortaya di­yorsun. Ben sana nasıl güveneyim?” diye sızlanmış.

“Sen bilirsin” demiş tilki. “Krallık dediğin nedir ki, sen olmazsan aha şu geyikler olur. O zaman da bu or­manda et değil, ot yersin!

Kurt, bir gözlerini kısık kısık etmiş kendisini süzen tilkiye, bir de kükreyen arslana bakmış. O an içinden ne geçirdiyse:

“Ben çaldım yavrunu var mı bir diyeceğin?” diye bağırmış

Arslan, önce bir şaşırmış. Sonra da:

“Öyle mi gel bakalım kurt efendi, şu mağaramda özel konuşalım” demiş.

Kurt hoplaya zıplaya mağaradan içeriye girmiş arslanda peşi sıra gözden kaybolunca, içeriden bir feryat bir figan kopmuş, çatur çutur kemik sesleriyle bir toz, bir duman yükselmiş. Ormanın sakinleri “acaba içeride ne oluyor” gibisinden birbirlerine bakarken; tilki arka­sına sindiği kayanın üstüne çıkıp:“Merak etmeyin kralımız kurt kardeşe ilm-i siyaset dersi veriyor” demiş.

********

Bu deyim, “bir işin inceliklerini öğretmek, püf nok­talarını sır vermek” mânâsında kullanılır.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir