? İnsanoğlu Nankördür Masalı | Evvel Cevap
Ana Sayfa / Masal / İnsanoğlu Nankördür Masalı
masal

İnsanoğlu Nankördür Masalı

İnsanoğlu Nankördür Masalı

Zamanın birinde bir çoban varmış. Bu çoban bü­yük bir ormana gitmiş. Dağarcığını bir ağacın üstüne asıp ormanı dört bir taraftan ateşe vermiş. Kaçacağı yerde de dağarcığı asılı imiş. Ateşi gören yılanın biri korkudan dağarcığın içine girmiş, oraya saklanmış.

Adam ormanı ateşledikten sonra dağarcığı omu­zuna vurur, yola koyulur. Yılan dağarcıktan çıkıp ço­banın boynuna sarılır. Der ki:

«Seni yiyeceğim. Ormandan ne istedin? Yeşil, züm­rüt gibi ormanı niçin ateşledin? Ben seni yiyeceğim. Lakin seni üç kişiye muhakeme ettireceğim, ondan sonra».

Yolda giderlerken karşılarına bir eşek çıkar. Yı­lan eşeğe der ki:

«Gel, bu adamı muhakeme et».

«Mesele nedir?»

«Bu adam bu güzel ormanı ateşledi».

«Ye bu adamı, bana hiç sorma. Ben böyle karar verdim, ye kendisini. Çünkü, sırtıma beş kilo buğday yükletirdi, üstelik bir de kendisi binerdi. Düştüğüm zaman da değnekle döverdi; kalkmaya bile komazdı».

Yılan yine adamın boynuna sarılır. Epey bir yol alırlar. Karşılarına bir inek çıkar. Yılan ineğe der ki:

«Gel, bu adamı muhakeme et».

«Mesele nedir?»

«Bu adam bu güzel ormanı ateşledi. Hem de dört yerinden yaktı. Ben de boynuna sarıldım, kendisini yiyeceğim» .

«Ye bu adamı. Çünkü, bütün gün harman sürerim, ağzıma bir gem takar. Bir tek başak yemeyeyim diye. Şimdi de beni yolun içine çaktı, ben ne bulup da yiye­yim. insan kısmına iyilik yakışır mı? Ye kendisini».

Tekrar yola koyulurlar. Karşılarına bir tilki çıkar. Yılan der ki:

«Gel, bu adamı muhakeme et».

«Nasıl muhakeme edeyim? Ben bir kişi görüp iki kişi muhakeme edemem» .

Adam açıkgöz imiş, tilkiye eliyle işaret etmiş:Dört, bir daha beş. Tilki de açıkgöz bir mahluk olduğu için adamın ne demek istediğini anlamış. Dört tavuk, bir de horoz, beş. Yılan tilkiye der ki:

«Eee, ne yapacağız?»

«Adamın boynundan yere ineceksin, adamla karşı karşıya oturacaksın. Sen söyleyeceksin, seni muha­keme edeceğim; o söyleyecek, onu muhakeme edece­ğim».

Yılan adamın boynundan aşağı iner. Tilki adama işaret eder:

«Ne duruyorsun, domuzun başına vur kayayı, ge­bersin».

Adam koca bir kayayı yılanın başına vurup geber­tir. Tilki adama der ki:

«Ey arkadaş, ben adamlığımı yaptım. Dur baka­lım, sen adamlığını yapacak mısın?»

«Sen hiç merak etme. Ben yarın sabah tavukları getireceğim».

Adam evine gider. Eline bir avuç arpa alır, kümes­ten dört tane tavuk yakalar. Ama bir türlü horozu tu­tamaz. Bu sırada karısı eve gelir. Kocasını horozun peşinde görünce sorar:

«Nedir bu yaptığın?»

«Hayatımı bu tilki kurtardı yılandan. Kendisine söz verdim, dört tavuk ile bir horoz vereceğim».

«Utanmaz, alçak herif! Tavukları biz yiyemeyiz mi de tilkiye yedireceksin. Git, iki köpek bul, çuvalın içine koy. Ondan sonra tilkiye götür. Tavuk zannetsin».

Adam ne yapsın, karısından korktuğu için çuvalın içine iki tane köpek koyar ve ağzını bağlar. Çuvalı alıp eşeğe biner ve tilkinin bulunduğu yere gider. Orada bağırmaya başlar:

«Ey tilki arkadaş… Ey tilki arkadaş …»

«Ne var?»

«Gel, sana tavukları getirdim».

Tilki çuvalı görünce ağırlığından içindekilerin ta­vuk olmadığını anlar :

«Bırak gelsinler, ben onları yutarım».

Adam torbanın ağzını açar ve köpekleri bırakır. Köpekler tilkinin üzerine doğru koşarlar. Tilki köpek­leri görünce korkusundan bir deliğe girip kurtulur. Tilki orada başını taşlara vurarak şöyle demeye baş­lar:

«Baban da mı hakimlik ederdi? Bana mı kaldı hakimlik etmek. Bırak serseriyi, yılan yesin. Gece de

korkusuz gir kümesine, kümesi temizle   Baban da mı

hakimlik ederdi?»

Tilki böyle diye diye, kafasını taşlara vura vura ölüp gider.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir