25 Mart Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Issızlığın Ortasında Roman Özeti, İncelemesi, Kahramanları

Issızlığın Ortasında Roman Özeti, İncelemesi, Kahramanları


Issızlığın Ortasında Roman Özeti, İncelemesi, Kahramanları

Mehmet Eroğlu’nun 1979 Milliyet Roman Yarışması’nda birincilik ödülünü alan eseri (1984)

• Ayhan İlyasoğlu 1974’te Kıbrıs’ta asteğmen olarak savaşa katılır. Üç kişiyi öldürmenin, bir kişinin de ölümüne yol açmanın verdiği acıyla kendini vurur. Girne’de hastaneye yatırılır. Bir ay kadar tedavi görür. Terhis olunca Magosa’ya, oradan Mersin’e gelir. Sokakta Neşe’yle karşılaşır. Kızın annesini anımsar. İstanbul’da Yeniköy’de Zafer’in evinde geçirdiği yazı düşünür. Orada gördüğü mavili kadını, Suzan’ı gözünde canlandırır: Bahçede mayosuyla şezlongda güneşlenirken. Hayranlıkla seyretmiştir onu. O sıra henüz on altı yaşındadır. Komşu kızı Rezzan’la da arkadaştır. Liseyi Ankara’da arkadaşı Zafer’le birlikte okuyacaklardır… Mersin’de Suzan’ı arayıp bulur. Aradan on yıl geçmiştir. Kadın hariciyeci eşinden ayrılmış, bir narenciye tüccarıyla evlenmiştir. Kocası şimdi Kıbrıs’tadır. Ayhan geceyi onunla geçirir. Sonuç: hayal kırıklığı… Mersin’den Ankara’ya gider. Üvey kardeşi Murat’ın evine konuk olur. Yıllardır yolunu bekleyen Rezzan onu görmeye gelir. Boynuna sarılır, ağlar. Hâlâ sevmektedir onu. Başından geçenleri öğrenmek ister. Ayhan bir türlü unutamadığı savaş sahnesini anlatırken titrer, terler. Kız şaşırıp kaygılanır. Murat’ın yardımıyla Ayhan haftada iki gün bir çocuğa ders verir. Dönüşte de Rezzan’a uğrar. Konuşurlar. Arkadaşlarından Metin bir akşam Ayhan’ı yemeğe çağırır. Halit’le Ersin de gelirler. Ersin çok içerek kusar. Ayhan onu taksiyle evine götürür. Mavi gözlü, sarışın, alımlı bir kadın onu karşılar. Kardeşini getirdiği için teşekkür eder. Ayhan ona istekle, beğeniyle bakarken Suzan’ı anımsar. Adının Ferda olduğunu öğrenir. Murat bürosuna uğrayan Ayhan’a yakında Ayşe adlı bir kızla evleneceğini, bunun için annesinin Ankara’ya geleceğini açıklar. Ayhan tedirgin olur. Oradan çıkınca meyhaneye gider. Arkadaşları Metin ile Halit de oradadır. İçerek eski günlerden konuşurlar. Hapisliklerini, sorgulamalarını anlatırlar birbirlerine. Ayhan karlı gecede üşür, güçlükle Rezzan’ın evine ulaşır. Kapı açılıp da Fazıl’la karşılaşınca şaşırır. Ondan kuşkulanmaktadır. Az sonra Fazıl gider. Ayhan öfkeyle onu nereden tanıdığını sorar. Rezzan karısıyla arkadaş olduğunu, gece kendisini eve onun getirdiğini söyler. Artık kendini toparlaması, bir karar vermesi gerektiğini bildirir. Ayhan sinirlenir. Tartışırlar. Sonra içer, birlikte yatarlar. Sabah kalkınca yeniden konuşurlar. İkisi de birbiriyle uzlaşamayacaklarını anlamışlardır. Özellikle Rezzan, sevişme sırasında Ayhan’ın kendisine Ferda diye saldırdığını duyunca, onunla evlenme umudunu yitirmiştir. Ayhan devrimci arkadaşlarından Ali’nin kendisini görmek istediğini öğrenir. Hemen evine gider. Sorgulamada işkence gören, ama kimseyi ele vermeyen Ali ağır hastadır, yakında ölecektir. Karısı Nalân’a yardım edilmesi gerekmektedir. Ayhan eski arkadaşını görünce çok üzülür. Ölümü düşünürken bir düşman askerini öldürdüğü sahne gözünde canlanır. Kendisine bir çeviri bulması için Rezzan’a uğrar. Onun iş arkadaşlarıyla bir partiye gider. Orada sarhoş olur. Sıkılıp çıkar. Gözünü açtığında kendini Rezzan’ın yanında bulur. Murat’la bir doktor ve Ayşe de başucundadır. Bunalım geçirmekte, yine savaşı anımsayıp sayıklamaktadır. Dokuz gün süren hastalığında adı geçenler ona nöbetleşe bakarlar. İyileştiğinde Ali’ye para bulmak için Ferda’nın evine gider. Salonda onun amcasıyla karşılaşır. Ondan Ferda’nın kocasının ölmüş olduğunu öğrenir. Sevinir. Az sonra içeri giren Ferda ona soğuk davranır. Bunun üzerine Ayhan iğneleyici, alaycı sözlerle onu şaşırtıp kızdırır. O da onu “deli” diyerek kovar, istediği parayı da vermez. Ayhan adresini bırakarak ve kendisini beklediğini söyleyerek çıkar. Halit’i arar. Ona Ali’nin ölmekte olduğunu bildirir. Halit ise onun kahramanca davranışlarını bireycilik diye niteler, eleştirir. Ayhan bir şişe votka alıp eve döner. Kapıda Ferda’yı görür. İçeri çağırır. Bir süre alaylı bir anlatımla konuşurlar. Ferda Ali’ye verilmek üzere bir çek uzatır. Fakat Ayhan’ın bir daha kendisini aramamasını şart koşar. Ayhan öfkeyle çeki yırtar. Ferda’nın Rezzan’la konuşup her şeyi öğrendiğini anlar. Sonunda Ferda onunla kalmaya razı olur. Geceyi bir yatakta geçirirler. Ali’nin evine giden Ayhan bir zarf içinde parayı Nalân’a verir. Ferda akşam üstleri Ayhan’a gelir. Vahşice sevişirler. Ayhan onun kendisini geçmişten, bunalımdan, yalnızlıktan kurtaracağını sanır, ama umudu gerçekleşmez. Bir gün onu döver, öyleyken kadın ondan vazgeçmez. Birbirini acıtarak birleşmeyi sürdürürler. Arkadaşlarından Naci ile eşi Selmin, yolda giderken, Ayhan’ı görüp arabaya alırlar. Eve götürürler. Yeyip içerken Ayhan yine geçmişe dalar: Kıbrıs’ta rastladığı bir papaz ile Andoniça adlı Rum kızını düşünür. Bir ara Naci ona sataşır: “Kahramanlık adına içinizdeki pisliği, şiddeti kustunuz.” Ayhan da ona korkak olduğunu söyler. Ayhan bir dağda göle yaslanmış bir otelde Ferda’yla yedi gün geçirir. Hiçbir şeyin değişmediğini sızıyla duyar. Artık bir dönemece geldiğini sezer. Ferda için yalnızca bir zevk aracı olduğunu anlar. Eve gelince Naci’nin bıraktığı bir not bulur: Ali ölmüştür. Ayhan sarsılır. Zafer’le Ali’den sonra sıranın kendisine geldiğini düşünür. İnsana, geçmişe ve geleceğe inancını yitirmiştir. Ali’nin cenaze törenine gider. Ayrılırken, Fazıl onu tutup arabasına doğru çeker. Ayhan ona “Alçak! Korktun, onu sen ele verdin!” diye bağırır. O da asıl muhbirin Metin olduğunu ve Zafer’in Antep’e kaçtığını açıklar. Ayhan çocukluk arkadaşı Zafer’i aramaya karar verir. Yola çıkmadan Ferda’yla son kez görüşür. Gideceğini söyler ona. Ferda nedenini sorar, ama o bunu açıklamaktan kaçınır. Ayrıca, onun evlenme önerisine de aldırmaz. Vedalaşıp ayrılır. Güneye giden bir otobüse biner.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir