25 Mart Cumartesi 2017
Ana Sayfa / Edebiyat / Edebi Sanatlar / Kapalı İstiare Nedir, Özellikleri ve Örnekler
Söz Sanatları

Kapalı İstiare Nedir, Özellikleri ve Örnekler


Kapalı İstiâre

Kapalı İstiare Nedir, Özellikleri ve Örnekler

Benzetme öğelerinden yalnız benzeyenle yapılan istiaredir. Kapalı istiarede benzetilen söylenmeyerek gizli tutulur. Mitolo­ji, bilim ve metafizik gibi pekçok disiplin, kapalı istiareler yo­luyla dünya edebiyatının epistemolojik altyapını oluşturmuştur. Geçmişten günümüze uzanan çizgide modern boyutlarda deği­şime uğrayarak günümüze kadar gelmiş bir edebi sanattır.

********************

Kapalı İstiare sanatına örnekler

Eşcâr-ı bağ lurka-i tecride girdiler.

Bâd-ı hazan çemende el aldı çenardan 

Bakî

Bâkî, eşcâr-ı bağ ve bâd-ı hazan kavramlarıyla bir tarikata mensup olan mutasavvıfları/dervişleri kastetmektedir. Eşcâr-ı bağın / dervişlerin tecrid hırkalarını giymeleri inzivaya çekil­meleri nedeniyledir. Bâd-ı hazanın / dervişin şeyhten el alması ise ayrı bir istiaredir. Çınar ise, şeyh anlamında kullanılarak üçüncü bir istiare sanatı oluşturulmuştur. Zira dervişler şeyhten el alarak tasavvuf yolunda seyr ü sülük ederler.

********************

Şu karşımızdaki mahşer kudursa, çıldırsa

Denizler ordu, bulutlar donanma yağdırsa

Mehmet Âkif Ersoy, Safahat

Mehmet Akif, önce düşman ordularını mahşere benzeterek açık istiare yapmakla birlikte, sonradan benzetilen / kudurmak fiilini söyleyip, benzeyeni / köpeği söylememekle kapalı istiare sanatı yapar. Mahşerin kudurması/düşman ordularının kudur­masıyla ilgilidir.

********************

Gök nura gark olur nice yüz bin minaren

Şehbâl açınca rûh-ı revan-ı Muhammedi

Yahya Kemal Beyatlı, Eski Şiirin Rüzgarıyla

Yahya Kemal, benzetileni / kuş kanadını söyleyip (şeh­bâl)/kuşu / benzeyeni söylemeyerek, yani Hz. Muhammed’in ruhunu kanatlanmış bir kuşa benzeterek kapalı istiare sanatı ya­par.

********************

Havada bir dost eli okşuyor derimizi;

Boynu bükük adalar tanıyor sanki bizi

Kemâlettin Kamu, Hayatı, Sanatı ve Şiirleri

Kemalettin Kamu, benzeyeni / boynu bükük adaları söyle­yip benzetileni / öksüz ve yetim çocukları söylemeyerek kapalı istiare sanatı yapar. Boynu büküklük genelde öksüz ve yetim çocuklara ait bir imajdır.

********************

Çamlar hüzünlü, yollara düşmüş söğüt, çınar.

Yaprak döküp huzura kapanmıştı sonbahar.

Alaattiıı Gövsa Batı Tesirinde Türk Şiirii Antolojisi

İbrahim Alaattin Gövsa, benzetileni / söğüt, çınar, çamlar, ve sonbaharı söylediği halde benzeyeni / insanı söylemeyerek kapalı bir istiare oluşturmuştur. Çünkü hüzünlü olma hali, yol­lara düşmek eylemi, huzura kapanma deyimi insanlarla ilgili imgelerdir ve bu yönüyle aynı zamanda teşhis sanatı yapılmak­tadır.

********************

Kalbim, yırtılıyor her nefesinde,

Kulağım, ruhumun ayak sesinde;

Eserim duvarın her köşesinde;

Çıkamaz göğsümden başka bir sedâ…

Necip Fazıl Kısakürek, Çile

Necip Fazıl, benzetileni / ruhun ayak seslerini söyleyip benzeyeni / ölümü söylemeyerek kapalı istiare sanatı yapar. Bu­nun yanında “kalp yırtılması” deyimini de ölüm anlamında kul­lanarak ayrı bir kapalı istiare sanatı yapar.

********************

Siyah servi divan durur

Baş ucunda bütün gece.

Orhan Seyfi Orhon, Şiirler

Orhan Seyfi, benzetileni / siyah serviyi söylediği halde benzeyeni / mezar taşını söylemeyerek kapalı istiare sanatı ya­par. Mezar taşı sürekli olarak insanın başında bekleyen siyah bir serviye benzetilmiştir.

********************

Ufukta günün  boynu büküldü

Ali Canip Yöntem, Örneklerle Edebiyat Bilgileri

Ali Canip, benzetileni / boynu büküleni söylediği halde benzeyeni / yoksulları söylemeyerek kapalı istiare sanatı yapar. Çünkü günün sonunda boynu bükük kalanlar genelde hep fakir fukaradır.

********************

Tekerlekler yollara bir şeyler anlatıyor,

Uzun yollar bu sesten silkinerek yatıyor…

Faruk Nafiz Çamlıbel, Han Duvarları

Faruk Nafiz, tekerlekleri yollara birşeyler anlatan insana benzetir. Burada benzeyen / tekerlekler ve benzetme yönü / an­latmak söylendiği halde İnsan / benzetilen söylenmemiştir.

********************

Siyah bir gece, orman sükun içinde uyur

Hüseyin Siret Özsever, Edebiyat Bilgileri

Hüseyin Siret, ormanın sessizliğini karanlık bir gecede uyuyan insana benzeterek kapalı istiare sanatı yapar. Bu istiare­de kendisine benzetilen öğe yoktur.

********************

Ezelden beridir o ücrâ yere

Ninniler söylermiş bir serin dere

Sırrını bana da açtı meşcere

Gençliğim ot ada medfundur sandım

Rıza Tevfik Bölükbaşı, Hayatı, Hatıraları, Şiirleri

Rıza Tevfik, dereyi ninniler söyleyen insana benzeterek ka­palı istiare sanatı yapar. Yine bu istiarede kendisine benzetilen insan unsuru yoktur. Derenin ninniler söylemesi kişileştirmeyle birlikte yapılmıştır.

********************

Ne zaman gülüm  solar ne zaman deniz ne zaman akşam

Ne zaman gemilerdi ne zamandı paşa kocam

Turgut Uyar, Büyük Saat

Turgut Uyar, gülün solmasını/benzetileni söyleyip insan ömrünü / benzeyeni söylemeyerek kapalı istiare sanatı yapar. Gülün, klasik geleneğin dışında ömür olarak kurgulanması, ol­dukça özgün, yeni ve modern bir imgedir. İnsanın ömrü ve ölü­mü modern şiir düzleminde ancak bu kadar güzel anlatılabilir.

********************

Bu ölmüş sulara ağlayan sular

Ali Mümtaz Arolat Örneklerle Edebiyat Bilgileri

Ali Mümtaz Arolat, benzetileni / suları söyleyip insa­nı/benzeyeni söylemeyerek kapalı istiare sanatı yapar. Zira öl­mek ve ağlamak eylemleri insanlarla ilgili eylemlerdir. Ayrıca suların ağlaması ve ölmesi insanlarla ilgili unsurlar olduğundan bir teşhis sanatı vardır.

********************

Ve dörtnala, dümdüz bir mavilikte

Kar yağıyor üstümüze, inceden.

Ahmet Muhip Dırauas, Şiirler

Ahmet Muhip, karın yağışını dörtnala koşan bir ata benze­terek kapalı istiare sanatı yapar. Dörtnala koşmak deyimi atlar­la ilgili bir deyimdir. Burada atın bir özelliği dörtnala koşma­sı/benzetilen söylenmiş benzeyen / at söylenmemiştir.

********************

Diğer söz sanatları için konu başlıklarına tıklayınız…

TEŞBİH                  

İSTİARE          

MECAZ                    

MECAZ-I MÜRSEL

KİNAYE                  

TARİZ

İSTİHDAM

TEZAT

TEVRİYE           

TECAHÜL-İ ARİF                 

MÜŞAKALE

TEŞHİS                    

İNTAK

HÜSN-İ TALİL      

MÜBALAĞA

TEKELLÜM-İ RUHİ

NİDA                   

TERDİD                    

KAT’

RÜCU                        

İLTİFAT

TEKRİR                      

TEDRİC

İSTİFHAM                

TELMİH

İKTİBAS                      

MUAMMA

LÜGAZ                        

MÜLEMMA

İRSAL-İ MESEL        

İHAM

TENASÜP                    

LEF Ü NEŞR

SİHR-İ HELAL          

İBHAM

TEHZİL                        

CİNAS

SECİ

İŞTİKAK                      

İADE

AKİS                              

AKROSTİŞ

LEBDEĞMEZ              

ALİTERASYON

TARİH DÜŞÜRME




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir