18 Ocak Çarşamba 2017
Ana Sayfa / Türküler / Kara Çadırın Kızı Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları

Kara Çadırın Kızı Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları

Kara Çadırın Kızı Türküsünün Hikayesi Sözleri Notaları

Kara Çadırın Kızı Türküsünün Hikayesi

Urfa havalisindeki aşayirler (aşiretler) arasında dolaşan halk şairleri vardı Bu şairler aşiret reislerinin çadır odalarında Rebab (Kemençeye benzeyen deriden bir çalgı) çalıp gördüğlan (gördükleri) gözzel kızları ve genç delikanlıları metheder onların üzerine türkü söylerlerdi (söylerlerdi). Günün birinde Urfa’nm Tektek dağlarındaki bir aşiret reisinin çadırına bu rebab çalan şairler uğrayıp iki üç gün misafir olmuşlardır. Oda kısmında olan cemaatı (topluluk) eglerlerdi (eylendirirlerdi). Bazen harem tarafına da geçerlerdi. Uğradığlan aşiret reisinin çok gözzel bir tazı da varmış. O ülkede o kızın güzelliği dillere destan olmuş. Şairler bu kızı görmüşler. Bu şairler bazen Suriye ve Irak tarafını da dolaşırlarmış. Suriye’ye geçtığlarında gene bi aşiret reisinin çadırına misafir olmuşlar. Ordaki aşiret reisinin yakışıklı gözzel igit bi oğlu varmış. Oğlanda her gece çadırın oda terefînde (tarafında) babasının yanında otururmuş. Bu şairler Urfa tarafında gördükleri aşiret reisinin kızının güzelliğinden rebab çalarken bahsederler. Oğlan kızın güzelliğini duyunca görmezden şairlerin vasfına (anlattığına) göre aşık olur. Bu şairlerin kalacağı belli başlı yerleri yoktur.. Bunlar aşiret çadırlarını dolaşarak geçinirler. Aradan bi kaç ay geçtığtan soyna tekrar Urfa tarafına geçip eski misafir oldukları kızın babasının çadırna misafir olurlar. Bu sefer oğlanın gözelliğından igitliğindan rebab çalarak bahsederler. Kızda harem kısmında bu methiyeyi dinler ve o da oğlanı görmezden aşık olur. Her iki gencin de aşkı gizlidir. Aradan bi müddet geçince oğlan babasına derki; Baba benim göynüm bazı aşiretleri gezmağ ve görmağ isti (istiyor). Eğer müsaade edersen seni sağlığı da bunları gezip görüm (göreyim). Babası razı olur ve derki yalavuz getme bi kaç arkadaştan beraber get. Oğlan razı olmaz yalavuz (yalnız) gitmağ ister. Babası oğlunun nazına dayanamaz izin verir. En eyyi atlardan bi at hazırlanır yeteri kadar haşlıg (harçlık) verir zamanın silahı ne ise kılıç ve mızrak’ını alır. Urfa tarafına methini duyduğu aşiret reisinin kızının bulunduğu ülkeye doğra yola revan olur. Epeyi gettiğtan soyna böyük bir obaya ve kalabalığa bir aşirete ulaşır. En böyük bi kara çadıra misafir olur. Reisin azapları (uşakları) oğlanı karşılar atının başını tutarlar şahsına layığ (layık) bi şekilde yer gösterip oturttururlar ve lazım gelen hörmeti gösterirler. İkindinden soyna obanın kızları koyunlan sağmağ üçün beriye (süt sağma) giderler. Reisin kızı da kırmızı fermenesini (harmaniya) geyip kızlarnam birabar (beraber) beriye getmağ üçün kafileya katılıp ve çadırın oda kısmının öğünden (önünden) geçerken oğlanın gözü kıza ilişir. Bağarki şairlerin methettiği kız buymuş; Sevinir aradığı kızı bulduğu için Allah’a dua eder. Kızda geçerken oda tarafına bağar. O da oğlanı görür oda sevinir. Gece olunca oda dağılır herkes çadırına gider. Kızın babası oğlanın şanına layığ bi kat yatağ serilmesini emreder. Oğlanda hazırlanan yatağa girir ve kızı hayal eder. Gece epeyi geçtığtan soyna bi de bağarki yorgan açıldı yatağın içine bir kız girdi ve boynuna sarıldı. Oğlan kızın maşukası (aşığı) olduğunu aynar ve der ki: Eviy yığıla nasıl bira geldi? Kız mukabelede bulunur koruğma (korkma) geldiğimi kimse görmedi. İki maşuğ birbirine kavuşunca epeyce sohbet ederler ikiside yuğuya (uykuya) geçerler. Sabah olur. Oda gahvecisi odaya sebeh kehvesini hazırlamağa gelir ve gahveyi hazırlar. Oba halkı da ikili üçlü gahve içmağ üçün odada toplanırlar. Cemaat çoğ olunca konuşmağalar başlar, Cemaatın sesinden oğlan oyanır. Kızın babasıda odaya gelmiş ve yerinde oturmuştur. Oğlan kalabalığın sesini işitir ye sessizce kızı oyadır (uyandırır) ve derki; geldiğin duyulursa babay ikimizide öldürür. Kız, oğlana sen heç telaşlanma yorganı arala karşı tarafta oturan şahsın yüzünün rengini, tavrı hareketini nasıl bir ıgıt olduğunu biye söle. Oğlan yorganı aralar karşıda otun genci süzer ve şekli şemalini kıza aynadır (anlatır). Kız o gencin nişanlısı ve emmi oğlu olduğunu söler… Oğlan büsbütün şaşırır. Şimdi halımız n’olacak? der ikide birde kahveci, reise, misafiri oyadımı artığ yuğusunu almıştır, der. Reis toğanma (karışma) gençtir. Uzun yoldan gelmiştir yorgundur yatsın, der. Kız oğlana; benim ölüklerimi (saçlarımı avucida (avcunda) topla yorganı arala karşıda oturan gence, yanı emmim oğluna göster ve yapacağı hareketi biye söle. Oğlan kızın dediği kimin yapar ve emmisi oğlunun hareketlerini kıza söler. Kız ne yaptı? der. Oğlan der: emmi oğlu bı müddet düşündüğtan soyna elini buyuğuna attı kız sevinir ve heç merak etme der kurtuldug. Eğer elini kılıcına atsaydı ikimizde öldürürdü. Kızın emmisi oğlu bu halı gördügten soyna biraz düşünür cemaate seslenir; cemaat sesini keser ve oğlanın ne deyacagını dinnemağa (dinlemeğe) başlar. Oğlan der; biz bu obıya (yayla) geleli kaç gun oldu. Bazısı der 35 bazısı der 38 bazısı da 40 gün olduğunu söyler. Oğlan der: (yanı kızın emmisioğlu) Biz bu obıya hereketimizde Oba ve mera aramağ üçün daima sizden yarım saat veya bi saat ilerdedim (ilerdeydim). Yolda bi ğarabiya (harabeye) uğradım garabada beni bi sözüm cematten çığan bi it kaptı. Herhal o it kudurğamış hesap ettim bögün kırk gündür. İşte ben de kudurdum, kılıcım çeker cemaatın dağılması üçün ve namusunu kurtarmağ üçün cemaate saldırır, Ogüne (önüne) gelen adamlar kılıcın ters terefinen vurmağa başlar. Çadır iplerine de kılıcın keskin tererinen (tarafıyla) vurur. Oda boşalır. Gayesi çadırın yığılmasıdır. Oğlanın ve kızın bibisi (halası) cemaate hitap ederağ (ederek) kaçmayın bunda başka bir iş var. Sölemesinin sebebi kızı herem terefinde görmemesindendir. Oğlan hemen bibisinin boynuna kılıcın keskin terefinden vurur ve öldürür. Öldürürki bu iş farş olmasın. Kız da çadırın yığılmasından istafede ederağ harem terefine kaçar. Hiç kimse bu davadan bir şey aynamaz. Aradan yarım saat geçtığtan soyna ipleri yengiden bağlarlar ve çadırı kurarlar. Kızın emmini oğlu bayılmıştır. Tütsü yapıp ayıldırlar. Cemaat yengiden toplanır misafir da oyanır. Kızın babası özür diler: Elhamdülillah selamet geçti der. Kızın babası oğlana derki: Oğlum kusura bağma bizde adettir mısafırdan üç güne kadar birşey sorulmaz fakat sen hoşuma getti terbiyey (terbiyen) hoşuma gettı onun üçün sormağ mecburiyetinde kaldım. Atıya bağtım çok eyyi, geyimiye sılahlanya bağtım çoğ eyyi. Aynadım ki bizden daha üstün bir aşiret reisinin oğlu?,an. Acaba bura gelişiyin sebebi nedir? Kızın emmisi oğlu emmisine: Bu gencin gelişinin sebebi ancağ bizden bi kız istemağ ve evlenmağ olabilir. Misafir olan genç böyle bı niyeti olmadığını ve filan aşiret reisinin oğlu olup babasının sağlığında gezip aşiretleri görmağ olduğunu söler. Kızın babası kardeşi oğluna oğlum eyyi kornişti amma benim bi tek kızım var onu da siye nişanlamışam ikinci bi kızım olsaydı onu da bu gence verirdim. Kızın nişanlısı ben bu genci çoğ sevdim ve nişanlımı buna bağışladım, der. Emmiside kabul eder böyük bi düğün hazırlığına girişir kızlan oğlanın nikahım kıyarlar, yedi gün yedi gece toy düğün edip ıkı genci mırazlanna kavuştururlar. Bölece iki aşiretin namusunu kurtarırlar. Aradan onbeşgün geçer kızm babası güvegisine bi kaç köle iki üç sürü koyun üç beş tane at ve bi kaç deve, aşirete de ikramda bulunurlar. Bu şekilde oğlanın babasının muhitine yollarlar. Oğlan bu türküyü o zaman dile getirir.

Kara Çadırın Kızı Türküsünün  Sözleri 

Kara çadırın kızı

Fermanası kırmızı

Gah giyer gah saflanır

Hep kırar belimizi

Leyar, leyar, leyar, leyar, leyar, leyar, leyar

 **************

Kara çadır kıldandır

Yar yanağı güldendir

On iki gonca sevdim .

Her blrı bir guldendir

Leyar, leyar, leyar, leyar, leyar leyar, leyar

 **************

Çadırı beş direkli .

Yarim çatal yürekli

El etsem çağırsamda çıkmaz beyaz bilekli

Leyar, leyar,leyar, leyar, leyar, leyar, leyar

Kara Çadırın Kızı Türküsünün  Notaları

Kara Çadırın Kızı Türküsünün Notaları



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir