28 Mart Salı 2017
Ana Sayfa / Sorularınız / Karagöz Hacivat Oyunlarına Örnek
Ödev Soruları

Karagöz Hacivat Oyunlarına Örnek


Karagöz Hacivat Oyunlarına Örnek

Okullar İçin Karagöz Hacivat Oyunları Örneği

RAMAZAN İKRAMI
  • (Hacivat, Karagöz’ü kapıda karşılar.)
  • Karagöz : Merhaba Hacı Cavcav!…
  • Hacivat : Ooooo, Merhaba merhaba! Dükkânıma hoş geldin, safalar getirdin Karagöz’üm!
  • Karagöz : Sopalar falan getirmedim.
  • Hacivat : Efendim, sözlerimi hemen yanlış anlamaya başladın. Sopalar olur mu! “Sâfalar getirdin!” dedim. Yani seni görünce rahatladım ve çok sevindim demektir.
  • Karagöz : Âmin, âmin!…
  • Hacivat : Hele otur bakalım! Biraz dertleşelim.
  • Karagöz : Hay hay, biraz dert deşelim ama sen önce dükkânına gelen misâfire ikramını yapsana!
  • Hacivat : Aman Karagöz’üm, sen şaşırdın mı?
  • Karagöz : Şimdi seni bir güzel pataklarsam, görürsün kimin şaşırdığını!…
  • Hacivat : Allah Allah?… Şaka mı yapıyorsun, yoksa benimle alay mı ediyorsun?
  • Karagöz : İkisi de değil…
  • Hacivat : Karagöz’üm Ramazan’dan haberin yok mu?
  • Karagöz : Var… Şimdi eve gitti.
  • Hacivat : O Ramazan değil, şu bildiğimiz Ramazan… Hani yılda bir kere geliyor ya!
  • Karagöz : Haaa, Almanya’daki Ramazan’ı mı soruyorsun? Anasına mektup yazmış da mayısta gelecekmiş…
  • Hacivat : Allah iyiliğini versin, mübârek günde yine benim sinirlerimi bozmaya başlıyorsun.
  • Karagöz : Köftehor , asıl sen benim sinirlerimi bozacaksın! Geçende uğradım da, hemen “Sana ne ikram edeyim Karagöz Beyefendi?” demedin mi?
  • Hacivat : Canım dedim ama o zaman Ramazan gelmemişti.
  • Karagöz : Köftehor, Ramazan’dan bana ne? Ona da geldiği zaman ayrı ikramını yaparsın!
  • Hacivat : Yârabbi bana Ramazan sabrı ver!
  • Karagöz : Sabri’yi falan karıştırma da ikramını yap!
  • Hacivat : Allah Allah… Hem anlayamıyorum, hem de anlatamıyorum galiba! Yani sana şimdi çay kahve, ayran falan ikram etsem utanmadan içecek misin?
  • Karagöz : Hele sen ikram et de görürsün ne olacağını!
  • Hacivat : Oruç değil misin, nasıl içeceksin?
  • Karagöz : Hacı Cavcav, oruç senin başına mı vurdu? Ben onları içeceğim dedim mi? Senden çay, kahve, ayran falan istedim mi?
  • Hacivat : Aman Allah’ım aklım karmakarışık oldu. Pekâlâ ne istiyorsun Karagöz’üm?
  • Karagöz : Benim gönlümden ne koparsa onu ikram et birâder?
  • Hacivat : Senin gönlünden ne kopuyorsa söyle de ikram edeyim öyleyse?
  • Karagöz : Hah şimdi adam oldur! Benim gönlümden yarım kilo zeytin, peynir, bir avuç hurma, iki pide falan kopuyor Hacı Cavcav!
  • Hacivat : Canım efendim yine anlayamadım? Tamam bunları ikram edeyim amma, ne biçim oruçsun, buraya öğlen yemeğine mi geldir?
  • Karagöz : Hay hay, öğlen yemeğine geldim.
  • Hacivat : Olmaz efendim, beni de günaha sokacaksın!
  • Karagöz : Pataklarım ha! Bilmiyor musun, biz Ramazan’da öğle yemeğini de akşam yiyoruz.
  • Hacivat : Öyle söylesene!… Demek ağzın kapalı?…
  • Karagöz : Hay hay, ağzım, burnum, gözlerim, kulaklarım, kapalı amma seni pataklamak için ellerim kaşınmaya başladı.
  • Hacivat : Efendim, elini kaşındıracak ne var? Ramazan’dan sonra bir gün uğra da istediğin ikramı yapayım.
  • Karagöz : Olmaz Hacı Cavcav!… Ağzım kapalı diye Ramazan ikramından kaçarsan ben sana dayak ikram ederim.
  • Hacivat : Canım, anladım amma böyle ısmarlama ikram olur mu? bir çay ikramı nerede, saydıkların nerede?…
  • Karagöz : Köftehor, sen onları bana ikram edeceksin, ben iftarda sahurda benim hanım ile çocuklara ikram edeceğim.
  • Hacivat : Hah hah hah! Öyle söylesene!… (Karagöz gider.)



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir