27 Mart Pazartesi 2017
Ana Sayfa / Masal / Kuyruksuz Tilki Masalı
masal

Kuyruksuz Tilki Masalı


Kuyruksuz Tilki Masalı

Biri vardı, biri yoktu, Hüdâdan büyük kimse yoktu. Bir nine ile bir ke­çisi vardı. Nine, keçisini sağar, sütünü getirir, mutfağına koyardı. Ne za­man baksa, sütü yok olurdu. Bunu yapanı bulabilmek için pusuya yattı. Baktı; bir tilki gelip sütünü içiyor, dedi:

“Ey Allahım! Ben ne yapsam da bu tilkinin cezasını versem?” Gitti, maşayı ateşe koyup kızdırdı. Tilki, ninenin sütünü içmeye gelince, maşa­yı tilkinin kuyruğuna bastı ve kuyruğu düştü. Tilki diğer tilkilerin yanma gitti. Arkadaşları, “gollo gollo15 geldi”, diye onunla alay ettiler. Bunun üzerine tilki, ninenin yanma gitti, dedi:

“Nine, bana kuyruğumu geri ver!” Nine dedi:

“Sen bana sütümü getir, ben de sana kuyruğunu geri vereyim.” Tilki gitti, keçiye dedi:

“Keçi, bana süt ver, sütü nineye vereyim. O da bana kuyruğumu geri versin.” Keçi dedi:

“Git, bana yaprak getir.” Bunun üzerine, tilki ağaca gitti, dedi:

“Ağaç, bana yaprak ver, keçiye vereyim. Keçi bana süt versin, sütü ni­neye vereyim, o da kuyruğumu geri versin.” Ağaç dedi:

“Git, bana su getir.” Tilki çeşmenin başına gitti, dedi:

“Çeşme, bana su ver; suyu ağaca vereyim; ağaç bana yaprak versin; yaprağı keçiye vereyim; keçi bana süt versin; sütü nineye vereyim; o da kuyruğumu bana geri versin.” Bunun üzerine çeşme dedi:

“Git, kızlara söyle, gelsinler, benim başımda oynasınlar; ben de sana su vereyim.” Tilki kızların yanına gitti, dedi:

“Kızlar, gelin, çeşmenin başında oynayın ki, bana su versin.” Kızlar dedi:

“Git, bize ayakkabı al, gel.” Tilki, ayakkabıcının yanma geldi, dedi: “Ayakkabıcı, bana ayakkabı ver, kızlara vereyim; kızlar gelsin, çeşme­nin başında oynasın; çeşme bana su versin, suyu ağaca vereyim; ağaç yap­rağını versin, yaprağı keçiye vereyim; keçi bana süt versin, sütü nineye ve­reyim; o da bana kuyruğumu geri versin.” Ayakkabıcı dedi:

“Git, bana yumurta getir.” Tilki geldi, tavuklara dedi:

“Tavuklar, bana yumurta verin.” Tavuklar dediler:

“Git, bize yem getir.” Tilki geldi baktı; orada bir bakkal oturmaktaydı. Bakkalı aldattı, dedi:

“Git, falan filan şeyleri getir!” O gidince, bir çuval yemi aldı kaçtı; gel­di, tavuğa verdi. Tavuk ona yumurta verdi; yumurtayı ayakkabıcıya verdi, o da ona ayakkabı verdi; ayakkabıyı kızlara verdi. Kızlar gelip oynadı; çeşme ona su verdi. Suyu ağaca verdi; ağaç ona yaprak verdi. Yaprağı ke­çiye verdi; keçi ona süt verdi. Sütü nineye verdi; o da ona kuyruğunu ge­ri verdi, üstüne de bir zil astı. Daha sonra tilki, arkadaşlarının yanma gel­di, dedi:

“Bana gollo gollo diyordunuz, gollonun bokunu yiyordunuz.” Onlar: “Kuyruğunu nasıl oldu da yaptın?”, diye sordular. Tilki dedi:

“Filan yere gittim, suyun içine uzandım, işte böyle oldum; kuyruğum zilli oldu.” Bu bahtsızlar da geldiler, hepsi suyun içine uzandılar. Sabah kalktıklarında ise, kuyruktan buz tutmuştu. Kuyruklarını çektikçe acıdan feryat ettiler. Kuyruktan orada kaldı, kendileri geldiler.

Size bir tabak akşam yemeği getirdim. Ali, Veli kapıyı açtı, deli Med- han da aldı onu kaçtı, varsa hala gidiyor.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir