? Latife Tekin Sevgili Arsız Ölüm Roman | Evvel Cevap
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Latife Tekin Sevgili Arsız Ölüm Roman Özeti, İncelemesi,Kahramanları

Latife Tekin Sevgili Arsız Ölüm Roman Özeti, İncelemesi,Kahramanları

Latife Tekin Sevgili Arsız Ölüm Roman Özeti, İncelemesi,Kahramanları

Bir ailenin yaşamını konu alan roman, Huvat Aktaş’ın mavi bir otobüsle Alacüvek köyüne gelmesiyle başlar. Köylüler ilk kez gördükleri otobüse korkulu ve meraklı gözlerle bakarlar. Uzun süre alışamazlar ona, ama alışınca de her yere onunla gitmeye kalkarlar. Huvat daha önce de köye soba, lamba, kuyu motoru getirmiş, yine köylülerin şaşkın bakışlarıyla karşılaşmıştı. Bir gün radyoyla gelince
, köylüler korkudan evlerine kapanmış, günlerce dışarı çıkmamışlardı. Fakat günün birinde şehirden al yanaklı, açık başlı, ak tenli bir kadınla çıkagelince büsbütün yadırgarlar. Kadının elini, yüzünü, giysilerini merakla gözden geçirirler. Kadın bu aşırı ilgiden sıkılır, günden güne zayıflar. Köyde baş gösteren birtakım terslikler onun uğursuzluğuna yorulur. Bundan dolayı onu bir ahıra kapatırlar. Altı ay kadar orada kalır, karabasanlar görür, bağırır. Sonunda çektiği ağrılar diner, bir kız çocuğu doğurur. Bunun üzerine köylüler onun da kendilerinden ayrı bir yaratık olmadığını anlarlar. Bebeğe törenle Nuğber adını koyarlar. Zamanla köy yaşamına uyan Atiye, becerisiyle çevresini şaşırtır. Köyün sayılan kişilerinden biri olur. Kocasının getirdiği dikiş makinasıyla kadınlara, çocuklara giysiler diker. Nuğber’den sonra dört çocuk daha dünyaya getirir: Halit, Seyit, Mahmut, Dirmit. Huvat’ın şehirden köye gelmesi uzayınca köylüler dedikodu yaparlar. Söylentiye göre, Huvat, Gigi köyünde bir Ermeni kadını dost tutmuş ve din değiştirmiştir. Atiye buna inanmaz, ama sonunda büyük oğlu Halit’i göndererek Huvat’ı getirtir. Huvat bir süre sonra nikâh tazeler, abdest alarak namaz kılmaya başlar. Evden dışarı çıkmaz. Fakat harekete, gezmeye alıştığından çok durmaz, gitmeye karar verir. Oğullarından Halit ile Seyit evlenmek isterler. Halit annesinin bacılığının kızı Zekiye ile evlenir. Bu sırada Alacüvek köyü Akçalı adını alır. Dirmit ilkokula gönderilir. Okulda öbür öğrencilerden ayrı kişilik gösterir. Bu yüzden onun cinlere karıştığı söylenir. Çocuklar onunla oynamazlar. Köylüler onu taşa tutarlar, döverler. Eşinin çağrısı üzerine gelen Huvat büyüklere çıkışır, küçükleri pataklar. Giderken Atiye’ye şehire taşınacaklarını, hazırlanmasını bildirir. Atiye eşyaları toparlar. Huvat bir kamyonla gelerek aileyi götürür. Dirmit yatak denkleri arasında yol boyunca ağlar. Şehire varınca oranın yaşamına da uyamaz. Okuldan kaçıp eve gelir, sızlanır. Yeni çevresine yavaş yavaş alışır. Huvat şehirde işsiz kalır. Evde ne varsa satmaya başlar. Yol müteahhitliği yaptığı paralı günleri özlemle anımsar. Bir gün kara, uzun sakallı biriyle eve gelir. Adam sabahlara kadar yeşil kitaplar okur. Huvat etkilenip ağlar. Giderek o da onun gibi sakal bırakır, tespih çeker. Yeşil kitaplar okuyarak önüne gelene vaaz etmeye başlar. Karısı ile kızı başlarını örterler. Mahmut’la Dirmit cami mektebine gönderilir. Huvat çalışmayı bırakır. Evi Halit’le Seyit geçindirirler. Atiye hastalanır, yatağa düşer. Vasiyette bulunur. Kocasının sakalını kesmesini ister. Çocuklar bir sabah annelerinin gülerek uyandığını görürler. Artık iyileşmiştir. Huvat onun isteklerini yerine getirmiştir. Sevinçlidir, ama sakalını kestiğine pişmandır. Mahmut okuldan ayrılır, inşaatta çalışır. Seyit’in elektrik kaynağından gözleri bozulur. Uzun süre yataktan çıkamaz. Halit işsiz kalır. Babası yine gün boyu yeşil kitapları okuyup üfler. Nuğber, ondan gizli, komşuya dikişe gider.

Zekiye ikinci çocuğunu doğurur. Oturdukları evin kirası çok geldiğinden ailece tek odalı bir yere taşınırlar. Yoksulluktan Seyit’in iş aletlerini satmak zorunda kalırlar. Halit yeni işinden kazandığı paranın bir kesimini kendine ayırmak isteyince babasıyla tartışır. Mahmut sık sık iş değiştirir. Atiye kahve falına bakmayı öğrenir. Ünü kısa zamanda çevreye yayılır. Bir gece düşünde Hızır’ı görür. Hızır onu öperek sırtını sıvazlar. Kadın berberinde çalışmaya başlayan Mahmut annesiyle kardeşlerinin saçlarını yapar. Güzün Halit askere gider. Seyit iyileşip yataktan kalkar. Zekiye eve kurulan bir tezgâhta halı dokumaya başlar. Seyit iş ararsa da bulamaz. Sonunda Çamur Hasan’ın yandaşı olur. Hasan onun beline bir tabanca takar, işin inceliklerini öğretir. Seyit gitgide haraçla geçinen bir zorbaya dönüşür. Topladığı paraların bir bölümünü yoksullara dağıtır. Dirmit okumaktan başka bir şey düşünmez. Çalışkanlığıyla çevrede dikkati çeker. Kimi anne babalar onu çocuklarının yardımına çağırırlar. Okuldan ailesine takdirnameler gelir. Mahmut sarışın bir kıza âşık olur. Seyit, annesinin isteği üzerine, düzgün bir iş tutar, inşaatçılığa döner. Tutunabilmek için fiyat kırar, bazı oyunlara başvurur. Öteki inşaatçıları kızdırır. Kahveden çıkarken onu bacağından yaralarlar. Epey yatar, güçlükle iyileşir. Dirmit büyüyüp genç kız dönemine girince, töre uyarınca, annesinden iyi bir tokat yer. Hastalanır. İyileşince dikbaşlı bir kız olur. Huvat gitgide kitaplarına gömülür. Çocuklarının kendisine bakmayacağını düşünüp dört elle dine sarılır. Bilmeden bir sokak gösterisine katılır. Gençler onu yakalayıp yüzüne tükürürler. Bu olaydan sonra hocalara güvenini yitirir. Kitaplarını rafa kaldırır. Atiye yeniden hastalanıp yatağa düşer. Bezgin ve bitkindir, ölmek ister. Neyse ki bir gece aşırı terleyerek kendine gelir. Ölmediğine sevinir. Şimdi tek derdi Nuğber’i evlendirmektir. Bunun için falcılara, büyücülere gider. Sonunda, bir gün Nuğber’in kısmetlisi evin kapısını çalar. Dirmit genç kızlığa adımını atarken annesiyle sık sık tartışır. Parkta dolaşır, kitap okur, şiir yazar. Bu yüzden ailesiyle çatışır, bunalım geçirir. Halit, babası gibi, şalvar giyip sakal bırakır, yeşil kitaplara gömülür. Huvat ise, kitaplardan yüz çevirince, suya düşkünlük gösterir. Bütün gün açık havada denizi seyreder. Gençlerle top oynar. Spor toto kuponları doldurur. Atiye bir daha hastalanıp iyileşir. Nuğber uzun saçlı bir gençle evlenir. Damat ayrı bir eve taşınır. Atiye son kez hastalanır. Öksürüğe tutulur. Burnundan kan boşanır. Ölür.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir