26 Mart Pazar 2017
Ana Sayfa / Edebiyat / Coşku ve Heyecanı Dile Getiren Metinler / Mensur Şiir Nedir, Açıklaması, Örnekleri, Özellikleri, Maddeler Halinde

Mensur Şiir Nedir, Açıklaması, Örnekleri, Özellikleri, Maddeler Halinde


MENSUR ŞİİR

Mensur Şiir Nedir, Açıklaması, Örnekleri, Özellikleri, Maddeler Halinde

  • Duygu, düşünce ve hayalleri.şiir gibi incelikli bir sanatla anlatan fakat ölçüye ve uyağa bağlanmayan, cümlelerden oluşmuş kısa nesirlere mensur şiir denir.
  • Mensur şiirlerde, seci, asonans, aliterasyon, tekrir gibi söz sanatlarına başvurulabilir.
  • Dil bakımından rahatlıkla hissedilebilen bir ritim, âhenk ve şiir atmosferine sahiptir.
  • Mensur şiirler yapı bakımından düz yazıya, dil ve anlatım bakımından şiire benzer.
  • Mensur şiirlerde şiirdeki gibi sınırlayıcı kurallar olmadığı için sanatçı duygularını daha rahat ifade edebilir.
  • Divan edebiyatının secili, süslü nesri ile mensur şiirler arasında – sanatlı, süslü olması, secilere,
  • aliterasyonlara vb. başvurulması bakımından – benzerlik vardır.
  • “Mensur şiirler”, tıpkı “şiirler” gibi ahenge, söyleyişe, sanatlı anlatıma önem verilen metinlerdir.
  • “Mensur şiirler”, “şiirler” gibi dizelerle yazılmaz, cümlelerle yazılır. Bunun dışında “mensur şiirler”, “şiirler”den farklı olarak bir ölçüyle yazılmaz.
  • Fransa’da doğmuş olan mensur şiir, Türk edebiyatında Tanzimat’ın ikinci döneminden itibaren kullanılmaya başlanmış; ancak asıl kimliğini Servet-i Fünun sanatçılarının kaleminde bulmuştur.
  • “Mensur şiir” adı, 1886’da Halit Ziya’nın Hizmet gazetesin­de yazdığı ve daha sonra “Mensur Şiirler” başlığıyla topla­dığı örneklerle karşımıza çıkmaktadır.
  • Halit Ziya Uşaklıgil’in yanında Mehmet Rauf (Siyah İnciler) ve Yakup Kadri (Erenlerin Bağından, Okun Ucundan) başarılı mensur şiirler yazmışlardır.

ÖRNEK

BENİM OLSAYDIN

Benim olsan, ah bu mümkün olsaydı… Seni uzak, uzak, bu insanlardan pek uzak bir yere götürürdüm; öyle bir yere gö­türürdüm ki orada yalnız tabiatla kalırdık. Denizle, sema ile, sahra ile kalırdık… Sade ikimiz kalırdık.

Sade ikimiz, unutmuş, unutulmuş, her türlü kayıttan âzâde iki mevcut gibi yaşardık. Benim olsaydın felâketlerine, merâret- lerine, âfetlerine tahammül için kuvvet bulur, hayatın sebebini anlardım; benim olsaydın hayatı severdim.

(Mehmet Rauf, Siyah inciler)




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir