? Mevlanacelaleddin Rumi Edebi Kişiliği | Evvel Cevap
Ana Sayfa / Biyografiler / Mevlanacelaleddin Rumi Kimdir, Eserleri ve Edebi Kişiliği
Şairlerin Hayatı

Mevlanacelaleddin Rumi Kimdir, Eserleri ve Edebi Kişiliği

Mevlanacelaleddin Rumi’nin Hayatı

XIII. yy. tasavvuf şairi, 30.9. 1207 – 17.12.1273, doğ. Belh, ölm. Konya

Mevlânâ’nm babası, sultan-ül-ulemâ (bilginler sultanı) Bahaeddin Veled, Hârizm hükümdarı ile arası açılınca, belki de Moğol istilâsı kor­kusundan, ailesini alıp Belh’ten ayrıldı (1212/13), Hicaz, Şam yoluyla Anadolu’ya geçti. Malatya, Erzincan ve Lârende’de bir süre kaldıktan sonra, Konya’ya gel­di (1228), Selçuklu sultanı Alâeddin Keykubad tarafından iyi karşılanarak oraya yerleşti, vaızlar vermeye başladı. İki yıl sonra ölünce, babasının yerini Celâleddin aldı. Celâleddin Rumî, 1244’te Konya’ya uğrayan derviş, Tebriz’li Şems ile dost oldu, Şems’i Konya’da alıkoydu. Gerçek benliğini bu dostlukta bularak, kendisini artık tamamıyla tasavvufa verdi, şairliğe de bu dostlukta uyandı. Şems-i Tebrizî, iz bırakmadan kaybolunca (1247), Mevlânâ çok sarsıldı, müridlerinden Selâhaddin Zerkûb’u kendisine halife yaptı (1254), Zerkûb ölünce (1263), Çelebi Hüsameddin halife oldu; Mevlânâ’nın ölümüne kadar on yıl sürdü halifeliği, Mevlânâ tarafından kurulmuş olan mevlevilik tarikatının esaslarını, Çelebi Hüsameddin’in ölümünden (1284/85) sonra, Mevlânâ’nın oğlu Sultan Veled bir sisteme bağladı

• Mevlânâ, dünyanın en büyük şairlerindendir. Hele doğu-îslâm kültürünün özü sayılan Mes-nevî’si ile İslâm âleminde geniş etkileri olmuş, bizim tekke ve divan şiirimizin tasavvuf çığırını yüzyıllar boyu en çok o beslemiştir. Fars diliyle yazılmış, altı ciltlik yirmi altı bin beyte yakın Mesnevi, tasavvufun açıklanması yolunda, hikâye­ler, semboller, öğütlerle örülü mistik-didaktik bir eserdir. Ara sıra İran şairi Ferided-din Attar’ın (XII. yy.) mesnevilerinden de etki ve izler görülen, Batı dillerinde de çevirileri bulunan bu koca eser, XVII. yy.’dan bu yana Türkçe’ye altı kere çevrildi, birçok defalar şerhedildi

• Mevlânâ’nın Divan-ı Kebir veya gazellerinin çoğunda mahlas olarak Şems-i Tebriz adını kullandığı için, Divan-ı Şems-i Tebrizî diye ad­landırılan divan’mda, gazeller (2000’den fazla) ve rubailer (1750’den fazla) bulu­nur. Rubailerinden bazıları Hasan Ali Yücel (1932, 107 rubai), Asaf Halet Çelebi (1944, 276 rubai) ve Abdülbaki Gölpmarlı (1945, 210 rubaî) tarafından çevrilmişti • Fihi Mâ Fih, Mevlânâ’nın sözlerini derleyen, içinde hayatına ve devrine dair önemli bilgiler bulunan, baş tarafı Arapça, gerisi Farsça bir eserdir • Mektubâfmda (Mektuplar) 147 mektubu vardır

• Mecâlis-i Seb ‘a adlı içinde yedi vaiz bulunan ki­tabı da dahil Mevlânâ’nın bütün eserleri Mevlânâ Celâleddin (1951), Mevlânâ ‘dan Sonra Mevlevîlik (1953) adında iki de monografi çıkarmış olan Abdülbaki Göl­pmarlı tarafından Türkçeye çevrildi: Mesnevi (1942-1946), Divân-ı Kebir (5 cilt, 1959, 1960), Fihi Mâ Fih (1959), Mektuplar (1953), Rubailer (1964), Mecâlis-i Seb ‘a (Yedi Meclis, 1965)

• Mevlânâ böylece hepsi de Farsça beş eser bıraktı. Fars­ça söylemesine rağmen, aslının Türk olduğunu özellikle belirten Mevlânâ’nın Mes-«evf sinde ve Divan-ı Kebîr”inde yer yer Türkçe kelimelere, Farsça-Türkçe karışım “mülemma” şiirlere de rastlanır • 700. ölüm yıldönümünde iki ciltlik bir Mevlânâ Bibliyografyası yayımlandı (1974, haz. Mehmet Önder).



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir