24 Ocak Salı 2017
Ana Sayfa / Kitap Özetleri / Müfettişler Müfettişi Kitap Özeti

Müfettişler Müfettişi Kitap Özeti

Müfettişler Müfettişi Kitap Özeti

Kendilerini teftiş kurulu diye gösterip aldıkları suspayı rüşvetlerle geçinen bir dolandırıcı şebekesinin elebaşısı, paşazade Kudret Yanardağ, orta yaşlı kerliferli “müfettiş görünüşlü” bir adamdır. Bu defa tek başına, Anadolu’da küçük bir ili “teftişe” çıkmıştır. Önce bir şaraphaneye girer, sağlık kurallarına aykırılıklar bularak dükkân sahibine çıkışır, hışımla çıkar dükkândan, çalımından, konuşmasından onun bir müfettiş olabileceği kanısına varan şarapçı, peşinden koşar, özür diler, bir miktar para verir. Kudret Yanardağ uzaklaşır, istasyon taraflarında bir faytona biner, bir lokantaya götürülmesini ister. Arabacı Kel Mıstık da halinden tavrından onun bir müfettiş olduğunu “anlamıştır”. Haberi önceden ve gizlice lokantaya duyurur. Peşinden lokantaya giren Beyefendi’nin davranışları arabacıya hak verdirmiş, şimdi herkes “Ankara’dan gelen müfettişin, her şeyiyle vilâyeti teftiş edeceği” kanısında birleşmiştir. Kudret Yanardağ yemeğini yer, hesabını öder, lokantadan çıkar. Kel Mıstık onu bu defa bir otele götürür, gene önce davranır, koşup otel kâtibine müfettiş geldiğini, oteli teftiş edeceğini söyler. Az sonra otele giren Kudret Yanardağ, sözde teftişini yapar, sağlık kurallarına uymamış ve şehir planına aykırı bulduğu otelin yıkılması gerektiği tehdidini savurur. Otel sahibi, kâtibi aracılığıyla bir miktar rüşvet verdikten sonra Beyefendi’den, kendisini evinde ağırlamak müsaadesi ister. Evde –otelcinin karısıyla metresi– misafirin bir müfettiş olduğunu öğrenince, birbirlerinden kurtulmak ümidiyle, gizlice, zinet eşyaları ve para verirler müfettişe. Arabacı da bu ara bir müfettiş geldiği haberini emniyet müdürünün evine ulaştırmıştır. Poker masasındaki müdür, vali ve şehrin ileri gelenleri telâşa düşerler. Böyle birisinin geleceğinden habersiz olan vali, emniyet müdüründen, gelen zâtın kimliğinin öğrenilmesini isterse de, otelcinin evinde olabileceği akla gelmediği için, araştırmalar boşa gider, müfettiş bulunamaz. Ertesi gün öğleye doğru Beyefendi, otelcinin evinden çıkar, şehirde çalımla dolaşır, saygıyla selâmlanır, sonra sahtekârlığı anlaşılmasın diye, pervasızca vilâyet konağına gider. Yaşlı vali, çekindiği için, perde gerisinde seyirci kalmış, müfettişle görüşme işini muavinine bırakmıştır. Kudret Yanardağ, gayet rahat müfettiş değil de gezme hürriyetine sahip herhangi bir vatandaş olduğunu söyler; aranışının sebebini, hesabını sorar, valiyi de suçlar bu arada. Vali muavini, adamın heybetinden sinmiş, sözlerini tasdikle yetinmiştir. Şehirden topladığı rüşvetlerle kesesi dolu müfettişler müfettişi, vilâyet konağından çıkar, trene binip Ankara’ya, belirmeye başlamış şüpheleri önlemek için de bakanlıklara girip çıkarak İstanbul’a gider. Karısı, üç çocuğu ve şebeke, borç içindedir. Kudret Yanardağ, bir ev sahibi olabilmek için, vurgundan ayırdığı parayı da karısına kaptırınca yeni bir teftiş lüzumu başgösterir. Çete Boğaziçinde turistik bir otele gider. O ara, dolandırılmış şehrin valisi de emekliye ayrılıp bu otelin sahibi olan bacanağının yanına, otel müdürü olarak gelmiştir. Evvelce görünmeden görmüş olduğu için, eski vali, müfettişler müfettişini tanır. Dolandırıcı hakkında sonradan soruşturma yapılmış, aldığı rüşvetler tesbit edilmiş, dosya savcılığa verilmiştir. Otelde kısa bir oyalama sonunda Kudret Yanardağ, çağrılan polislere teslim edilir. • Konusuna ve aldatılanların bu derece saflığına kolayca inanılamayacak olan romanın başarı ve rahatça okunma şansı olayların çabuk çabuk sıralanışın-da ve kahramanları kısa kısa, hareketli konuşturmasındadır. Yazarın Üç Kâğıtçı (1969) romanı, Müfettişler Müfettişi’nin devamı ve ikinci cildidir.


Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir