15 Ocak Pazar 2017
Ana Sayfa / Deyimler / Okkanın Altına Gitmek Deyiminin Anlamı, Hikayesi, Öyküsü, Açıklaması Kısaca

Okkanın Altına Gitmek Deyiminin Anlamı, Hikayesi, Öyküsü, Açıklaması Kısaca

Okkanın Altına Gitmek Deyiminin Anlamı, Hikayesi, Öyküsü, Açıklaması Kısaca

Eski devirlerde, şimdiki zabıtaların yaptığı gibi çarşı pazar esnafını denetleyen ihtisab ağalan var­mış. Bu ihtisab ağalarından birine, sattığı malları tart­mak için kullandığı okkalara hile eden bir adamı şika­yet etmişler. Ağa da, koşup onun dükkanım basmış. Hem adam, hem okkalar der dest edilip, kadı efendinin huzuruna çıkarılmış.

Esnafın okkaları, sağlam okkalarla tartılmış. Bak­mışlar ki, gerçekten de, esnafın mal alırken kullandığı okkalar pek bir hafif. Hemen ceza vermek üzere harekete geçen kadı, aslında rüşvetçi bir kadı imiş. Kurnaz esnaf bunu bildiği için, el etek öpüp:

“Kadı efendi! Kadı efendi!” diye yalvarmaya başla­mış. Sonra da şöyle bir yalan uydurmuş:

“Benim karım hamile idi. Doğum sancıları başlamış­tı. Tam dükkanı bırakıp eve gidecektim ki, başıma bu hadise geldi. Müsaade buyurun eve kadar gideyim, bir ebe bulayım. Sonra da cezamı almak üzere huzurunu­za geleyim.

Kadı, adamın rüşvet alıp gelmek üzere izin istediği­ni anlamış.

“Yürü git! Sakın geç kalma ama!” diyerek adamı göndermiş.

Adam evine vardığında, içeride kimse yokmuş. Ha­nımı, komşuda imiş. Koşup yüklükten, yatağın yorganın  içinden kadıncağızın beşibiryerdelerini çıkarmış. Sonra doğruca, çarşıdaki katrancıya giderek, bir parça katran alıp, her bir altın liranın ortasına sakız gibi bir parça katran yapıştırmış, katranlı beşibiryerdeleri cebi­ne attığı gibi kadının huzuruna girmiş. Selam faslından sonra:

“Kadı efendi!” demiş. “Ben kırk yıllık esnafım. Bili­rim okkalar zamanla aşınır. Sakın, benim okkalarımı tarttığınız okkalar da, bunca zamandır kullanılmaktan aşınmış olmasın? Hele bir müsaade buyurun da baka­yım?”

Kadı işi anlamış:

“Buyur bak bakalım!” demiş.

Kadının yakınına giden adam, kendi hafif okkaları­nın altına katranlı altınları yapıştırmış.

Olan biteni gören kadı:

“Hadi bir kez daha tartalım, senin okkaları!” demiş.

Tartmışlar bir de ne görsünler! Daha önce eksik ge­len okkalar şimdi tam olmuş.

“Eh!” demiş kadı. “Madem okkalar sağlamdır, ceza­ya da luzüm yoktur. Bir yanlış anlama oldu herhalde.”

Adam, cezadan kurtulmanın sevinciyle, akşam eve gittiğinde, karısına olan biteni anlatmış. Beşibiryerdelerinin akıbetini öğrenen kadıncağız:

“Desene” demiş. “Bizim altınlar okkanın altına git­ti.”

******

Bu deyim, “Fatura ona kesildi!”, “Bedeli o ödedi!”., gibi haksız yere mağdur olanlar için kullanılır.



Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir